Naim Kandemir
Garip rüyalar bir türlü yakamı bırakmıyor, tebelleş oldular gecelerime. Rüyalarım garip de olsa, bazen diyor ki insan: rüyalar gerçek olsa!
Rüyamda Ramazan ayındayız. Şehirde ahali oruç tutuyor. Gelen seslerle bir gece ansızın devrim mi oldu diye uykumda irkiliyorum. Ramazan davulcusu aynı da müzik değişik; hem tokmağı vuruyor, hem de yanık sesiyle Enternasyonal Marşını söylüyor: uyan uykudan uyan/ uyan esirler dünyası! Halkı sahura kaldırıyormuş.
Rüyam devam ediyor. Cemaatle birlikte camideyiz, hoca Cuma vaazında, hep adil olmak, çalmamak, liyakat, muhtaçlara yardım, hoşgörü gibi konularda çok güzel şeyler söylüyor ve duaya geçiyor. Duanın sonunda demez mi; Marks’ın, Engels’in, Lenin’in, Mao’nun, Atatürk’ün ruhları şad olsun!
Rüyamda karar veriyorum; ben artık her gece Enternasyonal dinlemek için oruç tutarım, önderlerin ruhlarının şad olması için de camiye giderim, diyorum. Rüyamdaki kararım bu.
Rüyamın sonunda yuvarlak masa etrafında isimlerini bildiğim ve fotoğraflarından tanıdığım birileri var ve toplantı halindeler. Bir süre sonra anlıyorum ki kendi aralarında görev paylaşımı yapıyorlar. Masanın çevresinde oturanlardan hatırladıklarım: İbn Rüşd, Ali Şeriati, Turan Dursun, Bahriye Üçok… Kaddafi ise masayı dolaşarak herkesin önüne Yeşil Kitap koyuyor.
Aklım karışıyor ve rüyanın sonunda Enternasyonal Marşını söylemeye başlamışım ki eşimin hızlı hızlı dürtmesiyle uykumdan sıçrıyorum. Soruyor eşim: n’oldu diye. Nasıl anlatayım ki ben şimdi gördüklerimi?
31.03.2023
Çanakkale











