HomeAvrupa

AB den Belarus’ta olanlara ilgisizlik

AB devlet ve hükümet başkanları Belarus’taki cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçlarını tanımıyor. Üye ülkeler çarşamba günkü zirvenin ardından yaptıkları açıklamada göstericilere uygulanan şiddeti kınadılar. Kimi köşe yazarları AB’nin tek başına yapacaklarının kısıtlı olduğunu ve Belarus’a etki etmenin tek yolunun Moskova’dan geçtiğinden söz ediyor.
Pravda / Slovakya
Belarus halkı yalnız bırakılıyor

Görünen o ki, AB zirvesinden beklentiler çok abartılıydı, diyor Pravda:
Lukaşenko AB’nin gözünde meşru bir devlet başkanı değil gerçi, ama AB’nin en güçlü temsilcileri ona pılı pırtısını toplayıp gitmesi için çağrı yapmadı. … Belarus halkının – maddi olarak da- desteklenmesi düşüncesi hakim görünüyor. Ama sorunu öncelikle Belarusluların çözmesi gerektiği düşünülüyor. AB’nin Belarus’u kendisi ile Rusya arasında bir soruna dönüştürmemek için çabaladığı çok açık. Peki ama ya Lukaşenko iktidarda kalmanın bir yolunu bulursa? Şiddete başvurarak ya da siyasi dolaplarla protestoları kısmen de olsa bastırabilirse? AB o zaman Lukaşenko’ya miadının dolduğunu daha açık bir şekilde söylemeye hazır mı?

Rzeczpospolita / Polonya
Merkel-Macron-Putin paktı

Batı’nın güçlü devletleri Rusya’ya yakın bir ülke söz konusu olduğunda her zaman Rusya’nın da esenliğini dikkate alır, aynı zamanda da batılı ülkelerdeki insanlar mutlu olsun diye Rusya’ya birazcık parmak sallar. … Anlaşılan şu anda Belarus konusunda da her zaman olduğu gibi bu planı uyguluyoruz: Bir istila, bir işgal olmasın ya da sokak ortasında veya hapishanelerde Belaruslular sokak ortasında öldürülmesin diye komşumuzu Moskova’nın korumasına bırakıyoruz. İşte Merkel-Macron-Putin paktı bundan ibaret.

The Daily Telegraph / Büyük Britanya
Batı Avrupa Doğu Avrupa’ya karşı saygısız

The Daily Telegraph, AB’nin, Belarus’taki demokrasi hareketine neden daha çok destek vermediğini açıklıyor:
Batı Avrupa, AB’ye üye olarak kabul ettiği ülkeler dahil olmak üzere, Orta ve Doğu Avrupa’daki partnerlerini kendisiyle eşit görmüyor. … Bunun yerine hakim olan görüş şu: Oradaki insanlar otokratlar tarafından demir yumrukla yönetilmeli; [Batı’daki] çağdaş ve aydın insanlar onlara yardım edemez. Mağdurların suçu olmasa da bu durumun aşılması imkansız… Belarus bu siyasi kara kıştan ancak yurtdışındaki bu zihniyet değişirse gerçekten kurtulabilir. Bu olana kadar, işleyen bir devlet değil de Batı ile Doğu arasında bir tampon olarak canilerin elinde kalmaya devam edecektir.

L’Echo / Belçika
Yumuşak güce güven olmaz

Avrupa Parlamentosu şiddet, şantaj ve seçim hilesi yapanlara yaptırım uygulayacağını açıklamasına rağmen Lukaşenko’ya karşı net bir tavır takınmadı, diyor L’Echo:
AB, cumhurbaşkanının kendisinin de kara listeye alınıp alınmayacağını söyleyemedi. Avrupa, Moskova’ya karşı sorumluluk hissedenlere karşı şimdiye değin bir şekilde hep muğlak davrandı. Otokrat lider siyasi bir değişim söz konusu olduğunda inandırıcılığını koruyabilir mi? Her halükarda AB üyesi 27 ülke ‘Belarus hükümetini’ şiddete son vererek ve kapsayıcı ulusal bir diyalog başlatarak ‘krizden çıkış bulmaya’ çağırıyor. Zafiyet göstermemeye çalışan cumhurbaşkanına Minsk’te ‘Defol!’ diye bağıran işçilerin yanında durmak demek değil bu. AB, etki gücü çok farklı olabilen yumuşak gücünü devreye sokuyor her zamanki gibi

Tagesschau.de / Almanya
Göstericilere açık bir mesaj

tagesschau.de, olağanüstü zirvenin sonuçlarına işaret ederek AB’nin Putin’e kendisini haklı gösterecek tek bir açık vermediğini söylüyor :
Belarus’a doğrudan müdahale anlamına gelecek her şeyden imtina edildi. Diplomatlar son dakikaya kadar zirvenin bildirisi üzerinde çalıştı, ifadeler titizlikle seçildi, Kremlin’e komşu ülkedeki krizi askeri yöntemlerle çözme gerekçesi oluşturabilecek her şey metinden çıkarıldı. … Avrupalılar Moskova ve Minsk karşısında gövde gösterisi yapmanın çekiciliğine direndi, onun yerine Belarus’taki insanlara net bir mesaj gönderdi: Avrupalı devlet ve hükümet başkanlarının tamamı barışçıl göstericilerin yanındadır ve güvenlik güçlerinin vahşi şiddetini kınamaktadır. … Tabii bunlar şimdilik sözden ibaret. Ama bu sözlerin gönülsüzce söylendiğini iddia eden herkes, alternatifinin ne olduğunu da söylemek zorunda

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments