Yıkıcı bir unsurdan kurtulmak isteniyor
La Repubblica’ya göre, mesafe koyma girişimleri EPP’nin sağında yeni bir parlamento grubu oluşturma planının bir parçası:
“Avrupa sağını birleştirmek, Marine Le Pen ve Avrupa’yı yöneten büyük partilere sırtını dönerek seçimlerde risk alan Giorgia Meloni’nin müşterek projesi. AfD’yi daha 21 Mart’ta Kimlik ve Demokrasi grubunun Roma’da düzenlenen kongresinin dışında bırakan Matteo Salvini de onlara katıldı. Üstelik Orbán’la yeni bir ortak parlamento grubu kurma niyetiyle ve Brüksel’de yeni bir çoğunluk oluşturma sürecini birlikte belirleme gibi hayli iddialı bir hedefle. AfD’yi izole etmeye yönelik dünkü hamlelerin arkasında yatan tam da bu.”
Rusya’yla ilişkiler AB sağını bölüyor
Polityka, Ukrayna’daki savaşa yönelik farklı tutumlara işaret ediyor:
“Meloni için Ukrayna yanlısı denebilir ve hatta kendisi, Kiev ve Avrupa ile Atlantik ülkeleri arasındaki ilişkiler konusunda Beyaz Saray’da lobi yapıyor. Le Pen de Rusya yanlısı tutumuna hızla son verdi, Salvini ya da İspanyol Vox partisinden Santiago Abascal, barış müzakerelerinin gerekliliği meselesine giderek daha temkinli yaklaşıyor. Yelpazenin diğer ucunda ise AB’nin Kiev’e yardım girişimlerine takoz koyan Viktor Orbán ve dış politikasına büyük ölçüde Maximilian Krah’ın yön verdiği AfD bulunuyor.”
Mağdur edebiyatı artık işe yaramıyor
Neue Zürcher Zeitung’a göre AfD için işler artık kritik bir hal aldı:
“Krah’ın açıklamaları sonrası AfD ile bağlarını koparanların bu sefer Avrupalı sağ partiler olması, partinin alışılagelmiş savunma reflekslerini bastırdı. AfD artık kendisini Nazi geçmişini önemsizleştirmekle suçlayanların yalnızca kendisine düşman sol çevreler olduğunu iddia edemez. Zira Marine Le Pen ya da Matteo Salvini aşırı sol ile ilişkilendirilemez. Avrupa sağında patlak veren bölünme, AfD’yi temel bir tercih yapmaya zorluyor. … Krah ve destekçilerinin çizmek istediği yolda ilerlemeyi sürdürürse, muhtemelen Almanya’nın doğusunda niş bir parti olmakla yetinmesi gerekecek.”
Tehlike geçmiş değil
Bu çatlağın Avrupa sağını zayıflatacağını zannedenler yanılıyor, diye uyarıyor Taz:
“Çatlağın müsebbibi aslen iç politikadaki gelişmeler. Le Pen, Avrupa konusunda ılımlı bir görüntü vermek istiyor, bunun başlıca nedeni de Fransa’da 2027’de gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri. Krah usulü ırkçı ve revizyonist sözler bu stratejiye uygun düşmüyor. Le Pen safra attı, hepsi bu. … Artık ton [Berlin’den] başka yerlerde belirleniyor – Paris’te, Roma’da ve Madrid’de. Sağcılar, geçtiğimiz hafta sonu İspanya’nın başkentinde Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin de katılımıyla büyük bir buluşma tertipledi. … Yeni parola ‘AB’den çıkalım’ değil, ‘Birliği içeriden değiştirelim.’ Fakat bu, Avrupa sağını daha az tehlikeli kılmıyor – tam tersine.”












