Naim Kandemir
Bildiğime göre dünya siyaset sahnesinde iki kurucu parti kaldı. Biri bizdeki CHP, diğeri Hindistan’daki Kongre Partisi. İkisi de geldikleri noktada faşizme teslim olmuş durumdalar.
Her küçük taşra şehrinin takma ismi Mecburiyet olan bir caddesi vardır. Sol, demokrat çevrede de CHP genellikle Mecburiyet Partisi kategorisinde görülür.
Sorsak solculara rastgele, CHP için onlarca olumsuz özellik ve yaptığı yanlışlardan demet demet sayarlar. Bu bahis yıllardır uzun hava makamında sürer gider memlekette.
Soldaki CHP eleştirilerine baktığımızda en usturuplusundan pasifist, iş birlikçi vb. sıfatların kullanıldığını görürürüz. Bu sıfatları kullananlara sormak gerekmez mi, madem bu parti böyle, niye enerjinizi boşa harcıyorsunuz? Kösenin sakalı çıkar mı? Hakiki sol olarak niye biz kendi aramızda daha iyi, daha doğru bir parti kurup da çenelerimizi tatile çıkar mıyoruz? Onlar kötü de biz iyi miyiz?
CHP’yi kafamızda doğru yere koysak bu kadar çenemiz yorulmaz. İşin garibi, CHP’nin ise kendisini solcuların gördüğü yerde görmediğidir. CHP kendini Cumhuriyet’in bekçisi olarak görüyor. Bu gördüğünün çoğu da serap zaten.
Bu nafile eleştirilerin, çene yormaların ana nedeni; sosyalist solun, geçtim öncü müfreze partisini yaratmasını, legal bir kitle partisi kuramamasının suçunu bastırma gayretidir!
CHP’ye yapılan eleştirilerden onlarca manifesto çıkar. O zaman bir araya gelinip, CHP’nin yanlışlarını yapmayacak ve onu aşacak kitlesellikte bir parti kurun, denilmez mi insana?
Anlaşılıyor ki sol kendi partisini yaratana dek bu serzenişler ve eleştiriler sürüp gidecek.
Şimdi gelelim bir diğer önemli meseleye. Sol kendi kitle partisini büyük bir ortak kabulle kursa bile çok geçmeden mızırdanmalar başlar. Bu niye böyle olmaktadır ve olacaktır memlekette? Solun temel eksikliğinden biri; bunca yıla, bunca çileye rağmen genel olarak bir bilgeliğe erişememiş olmasıdır. Aynı ağaçta her meyvenin aynı derecede olgunlaşmasını beklemek elbette hayaldir. Bu ülkede solun çektiği çileyi inanan bir vatandaş çekseydi derviş-i azam olurdu!
CHP’nin kurucusu olduğu Cumhuriyet paketlenip, ideolojisi Kemalizm’le birlikte Siyasi Hatıralar Müzesi’ne kaldırılmışken, hâlâ kalkıp CHP’ye kendi kafasından biçtiği misyona uymadığı için yüklen Alllah yüklen! Camiyi yıkanlar mihrabı yerinde bırakırlar mı?
Cumhuriyet’in siyasal İslam eliyle paketlenip müzeye kaldırılmasına 17. Türk Devleti diye böbürlenenler bile bir kısım solcu kadar üzülmemiştir. Çünkü onlar için önemli olan devletlerinin yaşamasıdır, nefes alsın yeter!
O yüzden tırnağın varsa başını kaşı sözünden hareketle; gücün varsa örgütlen, istediğin cumhuriyeti kur! Hayatın kuralı: ya güç olursun, ya da gücün peşine takılırsın.
8 Aralık 2023











