COP26 için final günü: Dünyayı kurtarabilecek miyiz?

İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nın (COP26) bugün son günü.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres dahil birçok isim, iklim aktivistleri ve çevre kuruluşları ise konferans sırasında varılan anlaşmaların da verilen taahhütlerin de hala yetersiz olduğu görüşünde.

30 ve 31 Ekim’de G20 Zirvesi için Roma’da buluşan liderler yaygın olarak en aşırı hava olaylarını önlemek için ön koşul olarak görülen karbon emisyonlarını 2050’ye kadar durdurma taahhüdünde bulunmakta başarısız olmuştu. COP26 hem bu nedenle hem de uzmanların araştırmalarının ışığında “dünya için son şansımız” olarak nitelendiriliyordu.

Zirvenin bitmesine artık saatler kaldı. Henüz bütün ülkelerin üzerinde anlaşmaya vardığı bir metin yayımlanmadı. Ancak, hükümetlerin COP26’dan önce ve zirve sırasında verdiği sözleri inceleyen İklim Faaliyet Takibi’nin (CAT) analizine göre, taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşılamadı. Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gitti hesaplandı.

Zirveden önce, dünya 1,5 derece sınırında kalacaksa, tüm yeni fosil yakıt geliştirmelerinin bu yıldan itibaren durdurulması gerektiğini söyleyen Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise zirve sırasındaki taahhütler sonrası incelemesinde dünyanın küresel sıcaklıklarda 1.8 derecelik bir artışa devam edeceğini hesapladı.

Bütün bunlar demek oluyor ki, Paris Anlaşması’nda öngörülen 1,5 derece hedefine ulaşabilmek için ülkelerin anlaşma kapsamında verdikleri Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) güncellemesi zaruri.

  • NOT: 2015’te imzalanan Paris Anlaşması’nda aşağıdan yukarı bir yaklaşım kullanılıyor ve buna göre belirli ilkelere uyulması şartıyla devletler emisyon azaltım seviyelerini ve bunları nasıl azaltacaklarını kendileri belirliyor.

Zirvede bugüne kadar alınan kararları ve atılması beklenen adımları derledik…

Zirveden öne çıkanlar

  • Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 120’den fazla ülke sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı bir kırsal dönüşümün teşviki çerçevesinde, ormansızlaşmayı durdurmak için birlikte çalışmayı taahhüt etti. Aynı zamanda ormanların korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimin sağlanması amacıyla 2021-2025 yılları arasında iklim finansmanı için toplu olarak 12 milyar dolar destek sağlanacağı duyuruldu.
  • Yerli halkların ve yerel toplulukların mülkiyet haklarının, toprak ve kaynak haklarının güvence altına alınmasına, güçlendirilmesine ve korunmasına yönelik faaliyetler kapsamında Almanya ve ABD gibi bazı gelişmiş ülkelerin bakanları ve birtakım kuruluşların temsilcileri, 2021’den 2025’e kadar 1,7 milyar dolarlık toplu finansman taahhüdünde bulundu.
  • Bazı özel kurum ve kuruluşlar gerçekleşen çevresel bozulmaların durdurulması ve bozulmanın tersine çevrilerek iyileştirilmesi bağlamında hareket edeceklerini bildirdi.
  • Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 40’ın üzerinde ülke Paris Anlaşması kapsamında belirlenen hedeflere ulaşabilmek adına temiz teknolojilerin ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının hızlandırılması ve aynı zamanda tüm bunların herkes için makul fiyatlı ve erişilebilir olması amacıyla uluslararası alanda birlikte çalışma taahhüdü olarak “Atılım Gündemi”ni başlattı.
  • Ukrayna, Güney Kore ve Endonezya’nın da aralarında bulunduğu 40’tan fazla devlet, 2030’lu yıllardan itibaren aşamalı olarak kömürden vazgeçme ve temiz enerjiye geçişi taahhüt eden bildiriyi imzaladı.
  • Fransa, Almanya ve Kanada gibi ülkeler tarafından “sürdürülebilir ve yeşil bir ekonomik büyümenin” gerçekleştirilmesi ve bu kapsamda adaletli geçiş koşullarının sağlanabilmesinin destekleneceği bildirildi.
  • Otomotiv endüstrisinin ve karayolu taşımacılığı kapsamında sıfır emisyonlu araçlara geçişin hızlandırılması konusunda ilgili devletler ve sektörler tarafından taahhütler verildi.
  • Sürdürülebilir tarıma geçişin hızlandırılması, şehirler için net sıfır karbon hedefi kapsamında geliştirilecek kentsel sistemler için araştırma, geliştirme ve yenilikçi çözümlerin benimsenmesinin sağlanması gibi konular da COP26 gündeminde kendine yer buldu.
  • ABD ve Çin, önümüzdeki 10 yılda iklim konusundaki iş birliğini artırmak için bir anlaşmaya vardı. İki taraf da Paris Anlaşması’nda belirlenen, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefine ulaşmak için birlikte çalışma konusunda kararlı olduklarını duyurdu.
  • 42 ülke iklime dayanıklı ve düşük karbonlu sağlık sistemleri geliştirmeyi taahhüt etti.
  • 40’tan fazla ülke kömürden uzaklaşma taahhüdünde bulundu. Ancak dünyanın en büyük kullanıcılarından Çin, ABD, Hindistan, Rusya ve Avustralya bu taahhüde katılmadı. Zirvede bulunan fosil yakıt lobisi en büyük ülke delegasyonlarından daha fazla sayıda kişi içerdi.
  • AB ve ABD, sera gazı metan salımını 2030 itibariyle azaltmak için küresel bir ortaklık duyurusu yaptı. Atmosferdeki metan gazını azaltmak, küresel ısınmayı çabuk bir şekilde azaltmak için en iyi yöntemlerden biri olarak görülüyor.
  • Gelişmekte olan ülkeler ve özellikle Pasifik ülkeleri, yüksek gelirli ülkelerden vaatler yerine daha fazla somut adım ve finans kaynağı beklediğini açıkladı. Bu ülkeler krizden hem tarihi olarak hem de günümüz sera gazı emisyon oranlarında hiçbir sorumluluğu bulunmadıkları halde, yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalacak kadar kritik seviyede etkileniyorlar. Bununla birlikte Pasifik ülkelerinin temsilcilerinin çoğu Covid-19 kısıtlamaları ve konaklama masrafları nedeniyle COP26’ya dahi katılamadılar.

Sonuç taslağı ne gösterdi?

Görüşmeler sürerken sonuçları ve alınan kararları içeren COP26 İklim Zirvesi taslağı yayımlandı.

Bazıları net, bazıları ise belirsiz olmak üzere zirve boyunca yapılan görüşmeler doğrultusunda ifadeler içeren taslak, kabul edildiği ve imzalandığı takdirde Paris Anlaşmasını tamamlayıcı ve netleştirici bir role sahip olacak. Bununla birlikte taslak üzerinde uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağı belirsizliğini koruyor.

Taslaktan öne çıkanlar ise şöyle:

  • Isınmayı 1,5 derece ile sınırlı tutma ve sera gazı emisyonlarında azaltım hedeflerinin yinelendiği metinde olumlu bir ilerleyiş olarak ilk kez, kömür ve fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılması gerektiğinin kabul edilmesinden açıkça bahsediliyor.
  • Bir diğer önemli gelişme; değişen hava koşullarının etkilerinin giderek daha büyük tehditler oluşturacağının kabulü ile bu tehditlere karşı savunmasız olan gelişmekte olan ülkelere kayıp ve hasarın önlenmesi/en aza indirilmesi için finansman ve teknoloji transferi gibi desteklerin artırılmasının aciliyetinin, “kayıp ve hasarlar” kavramıyla doğrudan ele alınarak belirtilmesi oldu.
  • Aynı şekilde devletlerin sera gazı azaltım hedeflerini içeren Ulusal Katkı Beyanlarının güncellenmesi gerekliliğinin vurgulanması ve bu kapsamda her yıl görüşülmesinin talep edilmesi de olumlu gelişmelerden bir diğeri.
  • Taslak, kesintilerin hızı konusunda Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) küresel ısınmayı 2100 yılına kadar 1,5 derece ile sınırlandırmanın, bu “kritik on yılda” tüm ülkeler tarafından yüzde 45’lik bir kesinti elde etmek için “anlamlı ve etkili eylem” gerektireceği tavsiyesini kabul ediyor. Öte yandan mevcut taahhütlere dayanan emisyonların bunun yerine 2030 yılına kadar yüzde 13,7 artış yolunda olduğunu “ciddi endişeyle” belirtiyor.
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x