Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Etik yozlaşma, ahlâkî çürüme, kapitalizm…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
02/06/2024
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Etik yozlaşma, ahlâkî çürüme, kapitalizm…
16
SHARES
907
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

“Yoksulların cehennemi zenginlerin cennetini yaratır”.
Victor Hugo

“Aç insan doyar ama açgözlü insan asla doymaz”
Halk deyişi

Etik sınır demektir. Potansiyel olarak yapılabilir olandan sakınmaktır… Kapitalizm öncesi dönemin uygarlıkları, sosyal formasyonları, toplumsal dokuyu aşındırdığı, ‘birlikte yaşama’ zarar verdiği için, aşırılığa, ölçüsüzlüğü, açgözlülüğe, şımarıklığa olabildiğince izin vermiyorlardı… Sınırsız istek, arzu ve şımarıklık asla bir erdem sayılmıyordu… Kapitalizmin hakim üretim tarzı haline geldiği dönem sonrasında ve her ileri aşamada etik değerler aşındı ve ahlâkî çürüme istisna değil, kural haline geldi… Zira, kapitalizm sınırsız büyüme, genişleme, yayılma eğilimine ve dinamiğine sahip bir sistemdir… Burada söylemek istediğim kapitalist dünyanın genelini kapsıyor. Türkiye’de yaşanan kepazelik bir istisna değil… Sadece Türkiye’nin ‘yarışı’ açık ara önde götürdüğü söylenebilir…

Türkiye bakımından kaydedilmesi gereken bir şey de etik yozlaşmanın, ahlâkî çürümenin Politik İslamcı AKP iktidarı döneminde zirve yapmasıdır… İslam dini de diğer dinler gibi, ölçüsüzlüğü, aşırılığı (taaddiyi) mahkûm etmişken, bunca kepazelik niye? Sebebi bir sır değil, dinler de son tahlilde bir ideolojidir ve yoruma tabidir… Bu ülkenin varı yoğu bir avuç soyguncu çetesi tarafından utanmazca yağmalanır, talan edilirken neden bu kepazeliğe etkili bir itiraz yükselmiyor? Bu durum, “yurttaş bilinci” zaafının doğrudan sonucu… Osmanlı’nın tebâsının (kulunun) cumhuriyetin yurttaşı olamamasıyla ilgili… Zira yurttaşın asgarî tanımı, “verdiği verginin hesabını sorabilir” olmasıdır… Eğer insanlar ödedikleri verginin hesabını sorabilseydi, bütçe, hazine, müşterekler (herkesin olan, herkesin kullanımına sunulması gereken ortak yaşam alanları ve kaynakları) utanmazca yağmalanır, talan edilebilir miydi?

Eğer bugün bu dünyada açlık, yoksulluk, sefalet insanı utandıracak boyutlardaysa, doğa yağma ve talanı gezegenin dengelerini alt-üst etmekteyse, bir sürdürülemezlik durumu veya aynı anlama gelmek üzere bir uygarlık krizi ortaya çıkmışsa, bunun nedeni kapitalizmde mündemiç aşırılık, açgözlülük, şımarıklık, etik değerlere yabancılaşmaktır… Ünlü efsanedeki gibi kapitalizm hiçbir sınır tanımıyor…

Yunan mitolojisindeki Kral Erysichton gibi her şeyi yutuyor… Açlığını bir türlü gideremeyen Erysichton, çevresinde ne var ne yoksa yiyip- yutuyor, ortalıkta yenecek bir şey kalmayınca da kendi kendini yiyor… Bu efsane geride kalan dönemde ölçüsüzlüğün, aşırılığın açgözlülüğün, doymak bilmezliğin çok bilinen sembollerinden biri olmuştur… Kapitalizm de Kral Erysichton gibi açgözlülükte hiçbir sınır tanımıyor. İnsan ve toplum yaşamının tüm veçhelerini istila ediyor, kapsıyor, şeyleştiriyor, metalaştırıyor, paralılaştırıyor, soysuzlaştırıyor, kolonize ediyor… Esasen büyüme veya yok olma ikilemi söz konusuyken başka türlü olması da zaten mümkün değildir… Sadece her gün yüzleştiğimiz açlık, yoksulluk, sefalet değil, iklim krizinin ve ekolojik yıkımın da asıl nedeni kapitalizmin bu iflah olmaz eğilimi ve dinamiğidir…

Türkiye’de ‘ortalama bilinç’ yurttaş bilinci değil, misafir, mülteci, sığıntı bilincidir… Sayın seyirci bilinci de diyebilir siniz… Veya “bağışlanmış bir vatanda yaşayan bilinci…” Eğer gerçekten insanlar yurttaş bilincine sahip olsalardı, emek sömürüsü, gelir uçurumu, açlık, yoksulluk sefalet, doğal çevre yağma ve talanı insan havsalasını zorlayacak, skandal boyutlara çıkar mıydı?.. Beş yılda bir önüne konan sandığa oy atmakla yurttaş da demokrasi de olmuyor…

Türkiye’ doğal zenginliği itibariyle istisnaî bir ülke… Dünyanın birçok yerini az-çok bilen biri olarak, dünyada Türkiye kadar güzel, yaşanabilir bir yer olduğunu sanmıyorum… Üç tarafı deniz, üstelik Marmara gibi bir de iç denizi olan, birkaç iklimin birlikte yaşandığı, dağları, ovaları, gölleri, nehirleri istisnaî, hububattan, sebzeye, meyveye her şeyin yetiştiği, büyük-küçük baş hayvancılık için sınırsız imkânlara sahip, tarihi zenginliği de muhteşem olan bir ülke burası… Nasıl oluyor da ‘buğdayın anavatanı’ olan bu ülkede buğday ithal ediliyor… Neden nerdeyse tüketilen her şey ithal ediliyor? Bu işte bir yanlışlık yok mu? Varlık içinde yoksulluğun sebebi ne?

Neden bu güzelim ülke giderek yaşanamaz bir yer haline geliyor? Kapitalist, sömürü, yağma ve talan sayesinde. Ülkenin varı-yoğu- dağı-taşı bir avuç soyguncu çetesi tarafından sömürüldüğü, yağmalandığı, talan edildiği için…

Hep yoksulluktan, yoksullukla mücadeleden söz ediliyor, lâkin yoksulluk ve sefalet her seferinde derinleşmeye devam ediyor… İyi de ‘zenginlikle mücadele’ neden hiç akla gelmiyor?  Zenginlik bir tabu olduğu için… Kapitalizm dahilinde birilerinin zengin olması çoğunluğun yoksul olmasıyla mümkündür… Ve bu dünyada kimse, ne kadar yetenekli, çalışkan, akıllı, becerikli olursa olsun, sadece kendi emeği ve çabasıyla zengin olamaz. Başkasının emeğine, emeğinin ürününe ve müştereklere (herkesin olana, olması gerekene) el koymadan zengin olmak asla mümkün değildir…

Dünyanın en zenginlerinden biri olan kapitalist baron Elon Musk’ın serveti birçok ülkenin milli gelirinden (GSYH) fazla… Mesela 60 milyon nüfusu olan Güney Afrika’nın milli gelirinden fazla…Bu bir skandal değil mi? Daha da ötede utanılacak bir şey değil mi? Yılda 69.392 dolar kazanan bir Amerikalı işçinin şımarık mülti- milyarder Elon Musk’ın skandal servetini yakalayabilmesi için 3,1 milyon yıl çalışması gerekiyor… Bu Elon Musk’ın işçiden 3, 1 milyon kat akıllı, çalışkan, becerikli olduğu için mi yoksa, ortak zenginliğe, herkesin olması gerekene el koyduğu, işbitirici olduğu için mi?

Kapitalizm insana ve doğaya zarar vermeden yol alamaz… Üretimle ihtiyaçların tatmini arasındaki bağ kopmuş durumdadır… Onca zararlı, değilse ‘gereksiz şeyin’ üretilmesinin ve tüketilmesinin nedeni budur.  Kapitalizm demek üretim için üretim demektir…  Gereksiz ve zararlı şeyler yanlış yöntemlerle üretildiği için sosyal kiriz, iklim krizi, ekolojik yıkım ortaya çıktı…

XIX ve XX’inci yüzyıllarda işçi sınıfının ve ezilen hakların mücadelesi sosyal eşitlik ve haysiyet mücadelesiydi. XXI’inci yüzyılda denkleme iklim krizi ve ekolojik yıkımla mücadele de eklenmiş bulunuyor… Dolayısıyla ne ile cebelleştiğini bilmek önemlidir denecektir…

 

 

 

Tags: EtikFikret Başkayakapitalizmtoplumsal ahlak
Previous Post

Haziranda Ölmek Zor

Next Post

Daha Neyimi Alacaksınız?

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…
Manşet Haberler

“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…

19/02/2026
Kriz değil çöküş…
Manşet Haberler

Kriz değil çöküş…

04/02/2026
Next Post

Daha Neyimi Alacaksınız?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik