Hedeflerine ulaşamadılar
Corriere del Ticino’ya göre hâlâ yanıt bulmayı bekleyen pek çok soru var:
Başbakan Netanyahu’nun niyeti, acımasız düşmana öncelikle büyük bir askeri operasyonla yanıt vererek, gizli servis ve ordunun sınırların korunmasında yaptıkları hataların soruşturulmasını savaş sonrasına bırakmaktı. Fakat aradan altı ay geçmişken, İsrailli liderler henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil.”
İsrail hükümeti yavaştan geri adım atıyor
La Repubblica’da yazan gazeteci Sami al-Ajrami umutlu:
“İsrail’in güneyden çekildiğine yönelik sürpriz açıklaması tam da hiçbir anlam ifade etmediği için umut verici. Çünkü artık salt güneyde yaşayanlar değil, İsrail’in saklandıkları tünellerde arayıp bulmak uğruna şehirlerimizi yerle bir edip bizi katlettiği Hamaslı lanet savaşçılar da özgürce hareket edebilecek. İsrail’in aylardır sürdürdüğü bombalamaların ve kuşatmanın ardından Refah ve Han Yunus’un kontrolünü bırakmaya karar vermesi nasıl mı açıklanabilir? Yalnızca Amerikalıların baskısıyla. … İsrail hükümeti istemeden de olsa nihayet pes ediyor.”
Avrupa ve NATO’nun İsrail’e ihtiyacı var
El Mundo da bir dönüm noktası yaşanmasını umuyor:
“[İsraillilerin] çoğu savaşa desteklerini sürdürse de son günlerde büyük protestolar gerçekleştirildi. Buna bir de ABD’nin mesafe koymasını eklemek gerek. … Netanyahu’nun saldırganlığı, İsrail’in sağlam demokrasiye, kalkınan ekonomiye ve modern topluma sahip bir ülke imajına zarar veriyor. İslamcı terörizmin değerlerimiz için teşkil ettiği büyük tehdit ortadayken, Avrupa ve Atlantik İttifakı’nın İsrail’e ihtiyacı var. Barış müzakerelerinin Kahire’de yeniden başlaması, arzu edilen yegâne çözüme giden yola kapı aralayabilir: Rehinelerin evlerine dönmesi ve artık kimsenin tahammülünün kalmadığı çatışmadaki husumetlerin sona ermesi.”
Silah tedarikine son vermek önemli bir mesaj olur
The Evening Standard, Büyük Britanya hükümetinin İsrail’e silah tedarikini durdurması gerek, diyor:
“Birleşik Krallık’ın İsrail’e sattığı silahlar ABD’nin milyarlarca doları bulan satışına kıyasla önemsiz gözükse de, bunun durdurulması İsrail dostu bir ülkenin ahlaki öfke mesajı anlamına gelir. Bu önemli bir noktaya, yani Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği vahşetin İsrail açısından açık çek teşkil etmeyeceğine işaret eder. … Eylemleri dolayısıyla bu denli dehşete düşmemiz, İsrail’i esasen Batılı bir ülke olarak görmemizden kaynaklanıyor. … Büyük Britanya İsrail’in yalnızca dostu değil, onu eleştiren bir dostu ve bu çok daha kıymetli.”












