Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibine yönelik operasyonların üzerinden 214 gün geçti. Devam eden soruşturmada iş dünyasına uzanan yeni bir dalga başlatıldı.
AKFEN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ve Astaş Holding ile Mandarin Otel’in sahibi Vedat Aşçı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İBB soruşturması kapsamında ifadeye çağrıldı.
Savcılıktan yapılan açıklamada, bazı medya organlarında yer alan “gözaltı” iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, “İlgili şahıs, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş ve eylemlerine yönelik yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmıştır” denildi.
Boğaz’daki Kaçak Yapılaşma Dosyası
Halk TV’nin haberine göre, iş insanlarının ifadeye çağrılmasının nedeni, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Temmuz ayında başlattığı Boğaz’daki kaçak yapılaşma soruşturması.
Bakanlık raporlarında, 106 taşınmazda izinsiz yapılaşma tespit edilmiş, 49 taşınmaz için suç duyurusunda bulunulmuştu. Bu taşınmazlar arasında Mandarin Otel, Oligark, Big Chefs Tarabya, Kuruçeşme Divan, Reina, Mürdüm Kebap, Uskumru Restoran ve Torunlar İnşaat gibi işletmeler de bulunuyor.
Aşçı ve Akın: “İddialar Gerçeği Yansıtmıyor”
İfadesinin ardından konuşan Vedat Aşçı, daha önce de aynı dosya kapsamında ifade verdiğini belirterek, “İtirafçıların şirketimle ilgili iddialarının doğru olmadığını söyledim. Bu ilk değil, geçen ay da aynı konularda ifade verdim” dedi.
Hamdi Akın da Odatv’ye yaptığı açıklamada, “İtirafçıların iddialarına ilişkin duyumlar soruldu, ben de yanıtladım” ifadelerini kullandı.
Piyasalarda Tepki: Akfen Hisseleri Geriledi
Hamdi Akın’ın ifadeye çağrıldığı haberinin ardından Akfen Holding hisseleri yüzde 6’ya yakın değer kaybı yaşadı. Şirketin hisseleri 23,60 TL’den 22,32 TL seviyesine geriledi.
İBB soruşturması kapsamında daha önce Divan Otelleri Genel Müdürü Murat Tomruk da “şüpheli” sıfatıyla ifade vermişti.
İş insanlarının ifadeye çağrılması, siyasi çevrelerce “iş dünyasına yönelik bir gözdağı” olarak değerlendirildi.
CHP çevreleri ve hukukçular, sürecin İBB’ye yönelik “siyasi nitelikli bir operasyon” haline geldiğini savunurken, soruşturmanın kapsamının giderek genişlediğine dikkat çekti.












