Salı, Nisan 21, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Ekonomi

İhracatla büyüme: Ne kadar kalıcı?

Mustafa Sönmez by Mustafa Sönmez
12/09/2021
in Ekonomi, Manşet Haberler, Manşet Yazarlar
A A
0
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Mustafa Sönmez
İthalata aşırı bağımlılık nedeniyle ihracatın yüzde 37 artması ve rekor kırması dahi ödemeler dengesi açığı sorununu ortadan kaldırmaya yetmiyor.

Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 22’ye yaklaşan sansasyonel büyümesinde COVID-19 pandemisinin 2020’deki ağır küçülme bazı etkili oldu. Ama bunun dışında bir büyüme ivmesinin sonuçta rol oynadığı söylenmelidir. Bunda da ihracatın artışı önemli bir yer tutuyor. 22 puanlık büyüme artışının 14 puana yakını iç talepteki artıştan rüzgâr alırken, ihracatın da 11 puana yakın katkı yaptığı saptandı.

Kuşkusuz yatırımlar da büyümeye katkıda bulunurken, stoklardaki erime ve ithalat da büyümeye ters rüzgâr etkisi yaptılar. Net ihracatın büyümeye katkısı 7 puana yaklaştı.

İhracatın büyümeye ve ödemeler dengesine katkısının yılın üçüncü çeyreğinde de aynı tempo ile sürdüğünü öncü göstergelerden izleyebiliyoruz.

Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine göre bu yılın ocak-ağustos aylarını kapsayan sekiz aylık döneminde ihracat artışı yüzde 37’ye ulaşırken tutarı da 140 milyar doları geçti. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 26 arttı ve 170 milyar doları buldu. Böylece dış ticarette açık da 30 milyar dolara yaklaştı.

Ağustos itibarıyla son bir yılda ihracat 208.4 milyar dolara, ithalat 255.2 milyar dolara vardı; yıllık açık 47 milyar dolar dolayında.

İhracat rekor düzeyde, ithalat da 2013 sonrasının en yükseğinde.

İhracatın tırmanışında, COVID-19 pandemisi nedeniyle Avrupa’nın, hatta ABD’nin Asya’dan ithalat yerine, yükselen navlun fiyatlarından kaçarak yakınlık avantajı nedeniyle kısmen Türkiye’yi tercih etmesi, önemli bir etken olarak kabul ediliyor. Türk ihracatçıların bu yönelimi canlı tutmak için fiyatlarda damping yoluna da gittikleri, yurt dışı üretici fiyatlarından izlenebiliyor.

İhracatçılar içerideki yüksek işsizlikten, emeğin fiyatını ucuzlatmaktan yararlandıkları gibi, döviz fiyatlarındaki yükselişi de ihracatı teşvik edici bir kaldıraç olarak kullanıyorlar.

Ne var ki sanayi ürünlerinin üretiminde ithal girdiye, teçhizata bağımlılık, ihracat arttıkça ithalatı da artırıyor.

Hem ihracat hem de yurtiçi talep artışı, üretim artışını, üretim ise hammadde ithalatını gerektiriyor. Büyüdükçe ve büyüme ivmelendikçe cari açığa yansıyor. Bu nedenledir ki ihracatın yüzde 37 artması ve rekor kırması dahi ödemeler dengesi açığı sorununu ortadan kaldırmaya yetmiyor.

Birçok gözlemciye göre yılın ikinci yarısında cari açık küçülecek, hükümete göre de 21 milyar dolarda kalacak.

Uzun yıllar inşaat odaklı bir büyümeyi benimseyen AKP iktidarı, son tahlilde iç pazara dönük, döviz kazandırmak yerine tükettiren inşaatta deniz bitince döviz kazandırıcı sanayi ürünleri ihracatına sarıldı. Özellikle 2021 yılının büyümesinde ihracat öne çıktı. Yakın zamanda açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) 2022-2024 başlıklı “yol haritasında” 2021’in tamamında yüzde 9 artış göstermesi hedeflenen GSYİH’ye katkıda net ihracatın payının 3,4 puan olacağı belirtildi. Sansasyonel büyüme gerçekleştirilen 2021 yılı ikinci çeyreğinde, net ihracatın yüzde 22’lik büyümeye katkısının 7 puana yakın gerçekleştiği de aynı raporda belirtildi.

2021’de gerçekleşen yüksek ihracat katkısının sonraki yıllarda sürmesi mümkün mü? Buna, iktidarın pembe OVP’si bile evet diyemiyor. Raporda 2022’de ve takip eden yıllarda büyüme oranı yüzde 5-5,5 arası öngörülürken net ihracatın katkısının 1 puanı ancak bulacağı öngörülüyor. Yine de ihracatın kalıcı olarak teşviki için bazı önlemlere yer verileceğinden söz edilmiyor değil. Örnek olarak OVP’den birkaç madde:

“Yüksek katma değerli üretimin canlandırılması ve ihracatı destekleme amacıyla yeni pazarlara erişimi kolaylaştıracak ana ulaştırma ve lojistik koridorları geliştirilecek ve iyileştirilecektir.

Düşük teknolojili ürünlerin yoğun olduğu sektörlerde kalite, tasarım ve markalaşmayı sağlayacak politikalar izlenerek ihracatın katma değeri artırılacaktır.”

OVP’ye göre 2021 sonunda 211 milyar doları bulması beklenen ihracattaki artışta COVID-19 ikliminin özgül koşulları da rol oynadı. Bunun başında, Kuzey Amerika ve Avrupa merkez ülkelerinin Asya’dan yaptıkları ithalatı itici kılan navlun fiyatlarındaki sert artışlar geldi. Bu durumu, Türkiye’nin en önemli ihracat maddesi olan konfeksiyonun ihracatçılarının raporundan okumak iyi olacaktır. Şöyle deniyor: “Navlun maliyetlerindeki artışın Türkiye çıkışlı ve Türkiye varışlı seferlerde de geçerli olmasına karşın, Uzakdoğu ve Çin hatlarındaki navlun maliyetlerindeki artışın çok daha fazla olması nedeniyle Türkiye’nin başlıca pazarı olan Avrupa’ya ve ayrıca ABD’ye olan ihracatında bir miktar avantaj elde ettiği belirtilmektedir.”

Ancak jeopolitiği nedeniyle Türkiye ihracatçısına yarayan bu yüksek navlun fiyatları, madalyonun öteki yüzündeki ithalatı da etkiledi. Aynı kuruluşun bir diğer raporunda da buna vurgu yapılarak şöyle deniyor: “Asya’dan Avrupa’ya navlun maliyetlerindeki artış hazır giyim sektörümüzün Avrupa’ya ihracatı için rekabet avantajı olsa da, sektörün Uzakdoğu Asya’dan hammadde tedarikinin de maliyetini artırıp tedarik zincirini sıkıntıya sokmaktadır.”

Net ihracatçı olan konfeksiyon, gıda, tekstil, deri gibi sektörlerde bile ithalat ihtiyacı yüzde 50’leri bulabilen Türkiye’nin Asya’dan girdi tedariki, bu kez yüksek navlun fiyatlarından darbe alabilmektedir.

İhracat madalyonunun öteki yüzünün ithalat olduğu ve ihracat arttıkça ithalatın da arttığını hatırlamak gerekiyor. OVP, 2021 yılında 211 milyar dolarlık ihracata ulaşılacağını müjdelemektedir ama aynı yıl 258 milyar dolarlık bir ithalat faturası olacağını da belirtmektedir. Sonuçta, ihracat fırlasa da ortada yıllık 47 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı olacağı gerçeği vardır.

İthalata aşırı bağımlılığı, özellikle döviz kurunun düşük seyrettiği 2003-2013 arasında dert etmeyen AKP iktidarı, yerli sanayinin birçok alt dalını yıkıcı ithalata ezdirince, bugün ihracat yapmak için daha çok ithalata ihtiyaç duyuyor. Örneğin ihraç ettiği konfeksiyonun kumaşını, fermuarını, düğmesini ithalatla karşılamak durumunda kalmaktadır. Oysa 2003 öncesi bunlar Türkiye’de üretilebiliyordu ve döviz kuru düşük seyrederken yıkıcı ithalat önlenmedi, yerli sanayiler kepenk kapadı. Bugün, ihracata uzun soluk aldırmayan ve güç vermeyen de bu kendi bindiği dalı kesen, uzağı göremeyen miyop politikalar.

Geriye ihracata rüzgâr olsun diye ne kalmaktadır? Birincisi yüksek işsizliğin getirdiği ucuzlatılmış işgücü. Bu, özellikle düşük teknolojili ihraç ürünlerinde tepe tepe kullanılıyor. Ekonomi büyürken işgücünün payı azalıyor. İkinci önemli kaldıraç, döviz fiyatlarının hızlı tırmanışı. 2021 ağustosu itibarıyla yıllık dolar fiyatı artışı yüzde 17’yi buldu. Bu tırmanış, ithalat ayağında sorun yaratırken ihracata gülümsüyor ve bunun hatırına fiyatlarda dampinge bile gidiliyor. Nitekim sanayicinin yurt dışına sattığı malların fiyatları, yurt içi fiyatlarının altında seyrediyor. Bu da ucuza ihracat demek ve “yoksullaştırıcı” terimini kullanan iktisatçılar da var.

Ne olursa olsun, Türkiye’nin gelecekte ağır cari açık krizleri yaşamaması, ihracatı teşvik etmesine, ihracata dönük, yüksek ücretlerden kaçmayan yüksek katma değerli sanayi ürünler üretip satmasına bağlı. Ama bunun sistemli, istikrarlı ve güven verici biçimde teşviki gerekiyor. Geç kalınmış olsa da çıkış burada.

 

Al-Monitor

Tags: Ekonoik büyümeEkonomiihracatmustafa sönmez
Previous Post

Tuncel ve Akdeniz’e ‘slogan atma’ cezası

Next Post

Antik miras Latmos maden ocakları için yok ediliyor

Mustafa Sönmez

Mustafa Sönmez

ODTÜ İdari İlimler Fakültesi 1978 mezunudur. Politik, düşünsel eylemliliği 1980 öncesi ODTÜ’de ve kısa adı TİB olan Tüm İktisatçılar Birliği’ndeki faaliyetleriyle başladı, DİSK Petkim-İş, Yeraltı Maden İş, Demokrat gazetelerinde sürdü.1980 sonrasında araştırmacı –uzman olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra 1983 yılında Nokta dergisinde ekonomi editörü olarak medya sektöründe yer aldı. Uzun bir süre bağımsız çalıştı, kitaplar üretti.2009-Mart 2013 döneminde Cumhuriyet, Nisan 2013-Şubat 2014’te Yurt , 12 mayıs-1 Eylül 2014 arasında Sözcü gazetesinde; Nisan 2015-Eylül 2015 döneminde BirGün gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Mayıs 2013-2016 arası Hürriyet Daily News‘de de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazdı. Merkezi Washington’da olan Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Ekim 2017-Nisan 2019 arası Artı TV’de her hafta Salı günleri Ekonomi Politik isimli programı yaptı.Eylül 2019’dan itibaren de Halk TV’de söz konusu programı sürdürdü.Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır.Gazeteci-yazarlık uğraşına paralel olarak ilki 1977 yılında yayınlanmak üzere Türkiye ekonomisi üstüne 30 dolayında kitap yayımladı.

Yazarın Diğer Yazıları

Rusya, sebze-meyve tedarikinde yeniden Türkiye’ye yöneldi
Manşet Haberler

Rusya, sebze-meyve tedarikinde yeniden Türkiye’ye yöneldi

16/03/2026
Cevdet Yılmaz’dan Ortadoğu gerilimi açıklaması: “Ekonomimiz dirençli, tedbirler alındı”
Ekonomi

Cevdet Yılmaz’dan Ortadoğu gerilimi açıklaması: “Ekonomimiz dirençli, tedbirler alındı”

02/03/2026
Hazır giyim sektörü 5 milyar dolarlık ihracat kaybını ancak 2030’da telafi edebilecek
Ekonomi

Hazır giyim sektörü 5 milyar dolarlık ihracat kaybını ancak 2030’da telafi edebilecek

14/10/2025
Afrika’daki Türkiye yeni emperyalist mi?
Ekonomi

Afrika’daki Türkiye yeni emperyalist mi?

08/08/2024
Alaturka ‘Çitleme’…
Ekoloji

Alaturka ‘Çitleme’…

20/03/2024
Halk Perişan, Türkiye “Ultra Zengin” Sayısının En Çok Arttığı Ülke
Ekonomi

Halk Perişan, Türkiye “Ultra Zengin” Sayısının En Çok Arttığı Ülke

08/03/2024
Next Post
Antik miras Latmos maden ocakları için yok ediliyor

Antik miras Latmos maden ocakları için yok ediliyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

by Mendine Dinçer
21/04/2026
0

1968 kuşağı, yalnızca siyasal hareketlerin yükseldiği bir dönem değil, aynı zamanda gündelik yaşamın ideolojik bir çerçevede yeniden kurulduğu tarihsel bir...

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

by Ahmet Hulusi Kırım
21/04/2026
0

1890’dan başlayarak, yirmi yıllık bir süreçte dünyanın en ileri endüstrilerini, en iyi üniversitelerini, en zengin bankalarını ve refahın sağladığı en...

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

by Ümit Özdemir
21/04/2026
0

Adını Mümtaz Soysal’ın bir makalesinden alan Bulutsuzluk Özlemi’nin müzikal serüveni, yönetmen Caner Kaya imzalı Yaşamaya Mecbursun: Bir Bulutsuzluk Özlemi Belgeseli adlı...

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

by Sonhaber
21/04/2026
0

Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Erzurum Cumhuriyet...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik