Joy Mangano, Miracle Mop ve Kadın Girişimciliği

Girişimci, mal ve hizmet üretimi yapmak için ortaya çıkaracağı unsurları en kazançlı koşullar doğrultusunda bir araya getiren kişidir. Risk alır ve projesini hayata geçirmek için çok çalışır. Girişimci ruh taşıyan kişi başarılı olduğu takdirde hem para kazanır hem de ekonomik bir değer üretir. Bu vesileyle birçok kişiye istihdam sağlar. Yetenek, birikim, cesaret ve özgüven bir araya geldiğinde, çoğunlukla bir girişimcinin başarı öyküsüne tanık oluruz.

Peki ya gerekli durumlarda geri adım atıp yeniden başlayabilen ve yaptığı işin tüm sorumluluğunu üstlenebilecek özgüven sahibi güçlü karakterler sergileyen girişimci kişiler toplumda dezavantajlı bir konumdan geliyorlarsa? Joy Mangano’nun hayatını izlediğimiz Joy filmi, bu anlamda ekstra önem taşıyor. Tüm dezavantajlı durumlara rağmen asla pes etmeyen kadın girişimciliği örneklerinden biri olan film, ona inanan bir tek kişi hariç ailesi tarafından onaylanmayan, başarıları yine aile tarafından sekteye uğratılmış bir kadının kendi olabilme mücadelesine yoğunlaşıyor. Dezavantajlı kelimesini biraz açacak olursak dünyada ve ülkemizde kadınların uğraşmak zorunda kaldığı sorunların erkeklere nazaran kat kat fazla olduğunu artık kimse inkar etmiyor. İş hayatında söz sahibi olmak isteyen kadınlarla ilgili Türkiye’de yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kadın girişimciliğinin karşısına çıkan pek çok sorun var.  Sosyal ve kültürel ortamda kadın rollerinin kalıplaşmış olması, aileden gelen tepkiler, iş yükünün fazla oluşu, finans bulma güçlüğü, mülk sahibi olma konusunda karşılaşılan zorluklar, güvenilirlik sağlayabilmek adına kadınların erkeklerden daha fazla çaba gösterme gerekliliği gibi konular bu sorunların başında geliyor.

Erkekleri iş kurma girişiminde destekleyen toplumsal yapı kadınlar söz konusu olduğunda caydırıcı bir görev üstlenebiliyor. Bunu Joy’un hayatında da görebiliyoruz.

Joy Mangano ile engelleri aşmak

 Yönetmen koltuğunda David Russell’ın olduğu Amerikalı girişimci Joy Mangano’nun hayat hikayesini konu alan biyografik film ‘Joy’da, Jennifer Lawrence, Bradley Cooper, Isabella Rossellini ve Robert de Niro gibi isimler yer alıyor.

Yönetmen Russell filmle ilgili “Biyografik bir şey yapmaya çalışmadım, sinema yapmak istedim. Bu açıdan, ilk fotoğrafım bir kadındı. Ailesinde otoritesini kazanmak zorunda olan bir kadın. Bundan çok esinlendim” ifadelerini kullanmış.

Jennifer Lawrence in a scene from the movie Joy. Supplied by Fox Australia. Please credit photo to Merie Weismiller Wallace.

Filmde de görüldüğü üzere Joy çocukluğundan itibaren yeni şeyler üretmeye meraklı bir profil çiziyor. Annesi duygusal meseleleriyle fazlaca meşgulken babaannesi tarafından destekleniyor. Burada aile desteğinin de ne denli önemli olduğunu görüyoruz, çünkü lisede yaptığı boğulmayı önleyici tasma annesi tarafından değer görüp patentlenmiş olsaydı daha erken dönemde başarıyı yakalayabilecekti belki de. Ancak böyle bir şey olmadığı gibi yetişkin hayatında boşanmış bir kadın olarak anne babası dahil birçok kişinin arkasını toplayan bir pozisyona düşüyor. Ve haliyle bu potansiyeldeki bir kadın için hapis hayatına denk düşen hayatı, en azından böyle bir döneminde onu mutlu etmiyor. Sıkışmış hissettiği bir gece gördüğü rüya onu derinden sarsıyor. Tüm ailesi bir kilisede toplanmış, çocukluğunun cenaze merasimine gidiyorlar. Bir ses, eski Joy’u hatırlayıp hatırlamadığını soruyor? İnsan tüm eğilimlerinin şekillendiği bu denli berrak ve canlı çocukluk günlerini tam anlamıyla unutabilir mi? Asıl unutmak istediği günler kendisini tümüyle ailesine vakfettiği günler olacak. Sorun çözmekten ve bin parçaya bölünmekten başını kaşıyacak vakti kalmamış olan Joy bir yol ayrımında. Sürekli aynı rüyayı görüyor. 17 yıl boyunca saklandık diyor çocukluğu. “Hatırlıyor musun? Seninle yeni şeyler icat ederdik. Sonra hepsi durdu, neden? Saklanırken emniyette olursun çünkü kimse seni göremez. Ama işin garip yanı şu ki, sen kendinden bile saklanıyorsun” Joy bu rüyaların ardından dürüstlüğünü ve girişimci ruhunu yeniden kazanıyor. Gördüğü rüyalardan birinin sabahında iki yıl önce boşandığı ve hala beraber yaşadığı eski kocasına yol veriyor. Aynı şekilde babasıyla da dolaysız bir iletişim kurarak yıllarca yaptığı fedakarlıkları hatırlatıyor ve ondan sadece bir tek şey istiyor: Arkadaşının ticari desteği.

‘Miracle mop’ başta olmak üzere 100 patentli ürünün icadı

Filmin esas konusu bir tekne kazasının ardından gelir, Joy’un bir teknede içi şarap dolu kadehi yere düşürmesi ile başlar. Teknede yerleri silerken elinin kesilmesi Joy’u daha sağlıklı bir ıslak temizleme yöntemi üretmeye zorlar. İnsanların suyu elleriyle sıkmak zorunda kalmayacağı yeni bir paspas tasarımı çizer ve babasının arkadaşından bu paspası imal edebilmek için kendisine yatırım yapmasını talep eder. Fikri paylaştığında yatırım değerini ölçen sorularla karşılaşır. “Liseyi nerede okusun? Lisede kimdin? 6 ay sonra kayda değer bir kar elde edebileceğini düşünüyor musun?” Cevapları neticesinde yatırımı hak eder, imalat başlar ve sıra ürünün tüketiciye tanıtılmasına gelir. Joy, 16 yaşında tasarladığı tasmanın patentinin bir firma tarafından alındığını öğrenince, patentin önemini anlar ve bu yönde çalışır.

Joy Mangano’nun hayatından çarpıcı kesitler taşıyan film aynı zamanda 90’ların reklam anlayışını, satış hilelerini, o dönemde iş hayatında kadının rolünü de gözler önüne seriyor.

Sonuç

Hayatı bir filme konu olan Joy Mangano ona ün ve zenginlik getiren ‘Miracle Mop’u 1992’de üretti. Ev kadınlarına yönelik alışveriş tv kanalı QVC’de bizzat kendisi tanıtımını yaptı. Sıcak ve samimi tavrıyla ilk 30 dakikada 18 bin mop satışı yaptı. Joy’un buluşu esasen yeni bir icat değil bir inovasyon örneği olarak değerlendirilebilir. Çünkü yeri ıslak bezle silmek zaten alışılmış bir şeydi. Ancak sildikten sonra kirlenen bezi veya paspası elle yıkamak gerekiyordu. Joy, bunu kolaylaştırmak için bir ucu bağlı öbür ucu serbest pamuk halkaları, toplam uzunluğu 90 metreyi bulan, ama paspasın mekanik kısmı içerisinde topluca durabilen bir tasarıma dönüştürdü. Kirli suyu sıkma işini, ellerden alıp plastik bir boruya devretti. Böylece dünyaca kabul görecek ve çok satacak bir ürüne imza atmış oldu. Bu ürünün yanında 100 patentli ürünü daha bulunan Joy Mangano’nun kendisine ait Ingenious Designs (Gayet Zeki Tasarımlar) şirketi yılda 150 milyon Dolar kazanca sahip. Aile içerisinde kendisine biçilen rol ve kadın olması dolayısıyla karşılaştığı ekstra zorluklar onu pes ettirememiş görünüyor. Global bir kafaya sahip olmak, yaratıcılık, kararlılık, esneklik, risk almak, azim ve biraz da özgüven Joy Mangano’nun hayatı ile ilgili kalıplaşmış olumsuz düşünceyi yerle bir ediyor. Mangano güçlü bir aile reisi, kadın girişimciliğinin parlak bir örneği ve cesur bir anne olarak hayatına devam ediyor.

Yazar Profili

Gülsüm Güller
Gülsüm Güller
1988 Çorum doğumlu, Avrupa İslâm Üniversitesi ilahiyat fakültesi mezunu. Kısa süreli öğretmenlik ve iki yıla yakın içerik editörlüğü yaptı. Akıl fikir müessesesi gibi sitelerde yazıları yayımlanıyor. Halen bayan yanı dergisinde yazmaya devam ediyor.
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x