Cumartesi, Nisan 25, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kitap Önerileri

Labirent

Sosyal, siyasal, ekolojik dünya

Korkut Akın by Korkut Akın
07/05/2024
in Kitap Önerileri, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
2
Labirent
0
SHARES
816
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Korkut Akın

 

Değişmek, hepimiz tarafından “değişmeyen tek yasa” olarak kabul edilse de çok kolay bir şey değil. Kişisel değişim açısından kendinizden örnek biçin, birçok şeyi isteseniz de yapamıyorsunuz. Kaldı ki dünya, toplumlar, ekonomik sistemler, devletler, devletlerarası ilişkiler… Kolay olmuyor. Birini yaparken ister istemez diğerini bozmak zorunda kalıyorsunuz; onların taraftarları (orduları, devletleri, ekonomik ve kültürel güçleri) itiraz ediyor hemen. Korumacı olmak hem kolaydır hem de tepki duyulmaz fazlaca… Belki de o nedenlerle devletlerin ceberutluğu, savaşların kanlılığı sürüp gidiyor tüm muhalefete rağmen.

Amin Maalouf, pandemi sorunsalından kurtulamadan yıkıcı bir savaş ile karşı karşıya kalınınca dünyayı ele almış. Bir “labirent” olarak nitelediği dünyamıza, bu çerçeveden bakıyor. 286 sayfalık kitap aslına bakarsanız dünya tarihi, ama çok farklı perspektifle, çok farklı bir bakışla, biz okurlara da yeni pencereler öneriyor.

“Ulusları birbirini boğazlamaktan vazgeçmeyen yaşlı kıta”nın kendisince de pek doğru denemeyecek bir yakıştırmayla, ataları aforoz edilmiş Amerikalıların, Büyük Savaş sonrası yardıma çağrılmasını; oraya kurtarıcı, koruyucu ve hükümran olarak döndüğünü söylüyor. Evet, öyle değil mi? Biliyoruz hepimiz öyle olduğunu, ama insani bütün değerleri kendilerinin çıkarları doğrultusunda eğip büken, çekip çeviren egemen güçler bunu böyle anlatmadığı gibi farklı sonuçlara da inandırıyor bizi.

Yedi ana bölümde işlemiş Maalouf, kitabını; ya da tarihi…

Japon Kıvılcımları, Emekçiler “Cennet”i, Çok Uzun Bir Yürüyüş, Batı’nın Kalesi ve son söz olarak Yeniden İnşa Edilecek Bir Dünya.

Japonlar donanması, 1405’te, altı yüzyıl önce, yenilince Doğu’nun birtakım güçleri Batı’nın eline geçti, egemenin sömürüsü böyle başladı. Çin’de kurulan ilk matbaa, Gutenberg tarafından “icat” ediliyor; denize açılmasa da adı denizciye çıkmış Portekiz’in emperyal bir devlet olmasına, ticaretin gelişmesine, keşiflere, istilalara, sömürülere kadar varıyordu. Bu, belki de Batı’daki Rönesans’ın başlangıcı olarak ele alınabilir.

Amin Maalouf, doğru mu yazıyor, yanılıyor mu bilemem, ama bildiğim bir şey var: gerçekten önemli şeylerin -bilinçli olarak- gözden kaçırıldığını görebiliyorum. …aradan yıllar geçip de 1905’te, Japon donanması Baltık Denizinden gelen Rus donanmasını yenince her şey tersine dönüyor. Maalouf, kitabının alt başlığını “Batı ve Hasımları” koymuş. Hindistan’ın gelecekteki başbakanı Cevahirlal Nehru, bunun üzerine büyük bir Avrupa gücü yenildiğine göre Asya, Avrupa’yı geçmişte yaptığı gibi yine mağlup edebilir” diyor. Benzeri bir sözü Çin Cumhuriyeti’nin ilk başkanı olacak Dr. Sun Yat-sen’den de duyuyoruz.

 

Yeni bir “Cennet”

Arkasından, Rusya’da Bolşevik İhtilali ile sosyalist bir sistem kuruluyor… Maalouf, yaşananların bir bakış açısı çerçevesinde, Batının yüzlerce yıllık üstünlüğüne karşı Rusya tarafından başlatılan “bu müthiş meydan okumayı” anlamaya çalışmak istediğini belirtiyor. Siyasal ve toplumsal karmaşa ve kuşkusuz Dünya Savaşı sonrasında tüm dünya için coşku ve vaat dolu bir başlangıçla yüz yüzedir artık. Bunu da “Cennet” olarak nitelemek hiç de aykırı gelmez…

Birçok şey yaşanır, birçok sıkıntıdan geçilir -kiminde olumlu kimindeyse olumsuzluk dolu- “demokrasi” veya “halk demokrasisi” tek parti düzenidir ve madem Sovyetlerde başarılmıştır, Üçüncü Dünya ülkelerinde de başarılabilir. Sovyetler Birliği çökünce hemen bütün bu ülkelerde çok partili düzene geçilir, tabii demokrasi yerini ya oligarşiye bırakmıştır ya da liberal bir sisteme…

Sovyetler iyi bir ekonomik sistem oturtamayınca (Amuderya ve Siriderya nehirlerinin Aral gölünün kuruması ilginç, küresel ısıtmaya katkısı nedeniyle), Çin, “bilimsel sosyalizm”i savunarak yeni bir yol açar kendisine… Farklı olarak kırlardan kentlere yönelir; feodal yapıyla köylülüğün gücünü bildikleri için…

Fransız İhtilali ile başlayan, sanayi devrimiyle güçlenen Batı, Rönesans’tan gelen deneyimiyle daha temkinli yürür… Hem işçiler için hem de “sosyal adalet” için titizlenir. Amerika Birleşik Devletlerinin düştüğü ırkçılık batağına saplanmaması ilk aşamada kalıcılığının göstergesidir. Renk, inanç ve/veya etnik köken artık bir kusur değil büyük bir kozdur. Teknolojinin gelişimiyle yaşam tarzı da, eğitim ve kültür de, bağlı olarak ekonomik yapı da değişir hızla. Herkes olası bir savaştan korktuğundan, “benimle birlikte onlar da yansın” diye nükleer güce sahip olmaya çalışır. Nükleer güç bir yandan gelişmenin temelidir, hızlandırır ve kazandırır, ama öte yandan yok edecek denli kötü bir silahtır.

Bu kadar geniş bir tarihi bilgiyi bu kadar iyi özetlemek, Amin Maalouf’un başarısı kuşkusuz. O kadar iyi anlatmış, o kadar önemli olay ve konulara değinmiş ki, kısım kısım, sayfa sayfa, düşünüyor, birbiriyle bağlantısını kuruyor ve kendinizle tartışıyorsunuz ki, bir bir açılıyor sorun yumakları önünüzde.

Amin Maalouf, önsözde, en son söylenmesi gerekeni söylüyor: “İnsanlığın başında mutlaka hegemonik bir gücün bulunması gerektiğini sanmak ve bu gücün kötünün iyi olmasını, bizi en az küçük düşürüp boyunduruğu en hafif gelecek güç olmasını ummakla yetinmek doğru bir yol değildir.”

Son sözü de ona bırakalım: Çok geç değil. Bu “labirent”ten çıkma olanaklarına sahibiz. Yeter ki önce yolumuzu yitirdiğimizi kabul edelim.

 

 

Labirent, Batı ve Hasımları
Amin Maalouf
Deneme
Yapı Kredi Yayınları, Mart 2024, 286

Tags: Amin MaaloufKitap önerisiKorkut Akınlabirent
Previous Post

Cengiz Türüdü ve Naim Kandemir’in Diyaloglar serisinin son kitabı raflarda yerini aldı

Next Post

İsrail Refah’a girdi

Korkut Akın

Korkut Akın

Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever. Ödülleri: İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli. REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik. İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt! O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı. 42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt! Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları. Her yıla bir kart hazırlıyor (40 yılı aştı), postayla göndermek yerine elden dağıtıyor, büyük keyifle… İletişim: korkutakin@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Tesadüfün böylesi…
Manşet Haberler

Tesadüfün böylesi…

23/04/2026
Demo-k-rasi!
Manşet Haberler

Demo-k-rasi!

20/04/2026
Renklerin birleşiminde, hareketliliğin uçuculuğunda…
Kültür Sanat

Renklerin birleşiminde, hareketliliğin uçuculuğunda…

13/04/2026
Çağdaş Yaşantıyı Olanca Güçle Yaşamak
Kitap Önerileri

Çağdaş Yaşantıyı Olanca Güçle Yaşamak

08/04/2026
Gerçekliğe Çarpık Bakış
Manşet Haberler

Gerçekliğe Çarpık Bakış

09/04/2026
Gökyüzüyle Yüz Yüze
Kitap Önerileri

Gökyüzüyle Yüz Yüze

31/03/2026
Next Post
İsrail Refah’a girdi

İsrail Refah'a girdi

Comments 2

  1. Mustafa Eray says:
    2 yıl ago

    YOLUMUZU YİTİRDİĞİMİZ AŞİKAR. İNSANLIĞIN KURTULUŞU, EZİLENLERİN BİRLİĞİ, SINIF TEMELLİ MÜCADELESİNİN SINIFSIZ TOPLUMA ULAŞMASIYLA BAŞAR ILACAKTIR.
    BU BAŞARILDIĞINDA, İNSANLARLA BİRLİKTE DİĞER CANLILAR VE DÜNYA’DA KURTULACAKTIR.

    Yanıtla
  2. Mustafa öztürk says:
    2 yıl ago

    Portekizin “denize açılmasa da adı denizciye çıkmış olması” nasıl bir şey. Bildiğim kadarıyla (eve gittiğimde kaynak araştırması yapacağım) Portekiz çok ciddi bir deniz gücüne sahipti. Ve denize açılmadan denizaşırı sömürgeleri nasıl oluyor?

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

“Sabahın Sahibi Var” sergisi 28 Nisan’da İstanbul’da açılıyor

“Sabahın Sahibi Var” sergisi 28 Nisan’da İstanbul’da açılıyor

by Sonhaber
24/04/2026
0

Emek, dayanışma ve toplumsal mücadele temalarını merkeze alan “Sabahın Sahibi Var” isimli karma sergi, 28 Nisan’da kapılarını açıyor. İngilizce alt...

Halfeti Belediyesi’ne şafak operasyonu: Eski AKP’li kayyım dahil 47 gözaltı

Halfeti Belediyesi’ne şafak operasyonu: Eski AKP’li kayyım dahil 47 gözaltı

by Sonhaber
24/04/2026
0

Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde belediyeye yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Geçmiş yönetim dönemine ilişkin mali suç ve ihale usulsüzlüğü iddiaları kapsamında...

Açlık grevindeki madenciler bakanlığa yürüdü: Polis ablukasında iki işçi fenalaştı

Açlık grevindeki madenciler bakanlığa yürüdü: Polis ablukasında iki işçi fenalaştı

by Sonhaber
24/04/2026
0

Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den başlattığı Ankara yürüyüşünün ardından sürdürdükleri direniş devam ediyor. Aylarca maaş alamadıklarını belirten işçiler, Kurtuluş Parkı’nda açlık...

Sanat, Anlam ve Siyaset

Sanat, Anlam ve Siyaset

by Mehmet Yeşiltepe
24/04/2026
0

Hiç bu denli önemli olmamıştı Ruhtan ruha insan yoldaşlaşması. Kimlikte bir istila ve soykırmaya dönüşmüş Yabancılaştırma operasyonları. Geceleri uykuda ruhlarımızın...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik