Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir araya gelen çalışanlar, “Emekçiler göreve, genel greve” sloganı atarak basın açıklaması yaptı. KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “Maaş artışları Erdoğan-Şimşek programına göre değil, gerçek enflasyona göre yapılmalıdır. Bu sefalet zamı aldatmacasına karşı, en düşük memur maaşının acilen yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Ankara’daki eyleme, TMMOB, TTB, DİSK, Tüm Emeklilerin Sendikası ve CHP genel başkan yardımcıları Gamze Taşçıer ile Suat Özçağdaş ve milletvekili Ali Ersever gibi isimler de destek verdi.
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’nun çağrısıyla İstanbul Kadıköy’de toplanan kamu çalışanları ve emekliler, “Saraylar yıkılır, direnenler kazanır” ve “Hükümet elini cebimizden çek” sloganları attı.
“Bir sonraki adımımız genel grev olacak”
Kadıköy’de ortak basın açıklamasını okuyan Birleşik Kamu İş İstanbul İl Başkanı Alkoç Turan Başgönül, “Bu zam, alın terimize ve emeğimize yapılmış büyük bir hakarettir. Koşullarımızı iyileştirmek için sorumluluk almayanları kendilerine gelmeye davet ediyoruz. Halka kulak tıkayan iktidarı, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve çiftçilerin sorunlarıyla ilgilenmeye davet ediyoruz. Aksi halde bu halk, evinde kaynatamadığı tencerenin hesabını sandıkta soracaktır,” dedi.
Ülke genelinde yapılan açıklamalarda kamu işçileri, “Bir sonraki adımımız genel grev olacak” mesajını tekrarladı.
Kamu işçileri ve emeklilerin meydanlardan dile getirdiği talepler şu şekilde sıralandı:
– En düşük memur maaşının 79 bin TL’ye çıkarılması,
– Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir seviyeye yükseltilmesi,
– Kira yardımı,
– İşyerlerinde ücretsiz kreş hizmeti sunulması,
– Mülakatla değil liyakatla kadrolu ve güvenceli istihdam,
– Seyyanen zam ve ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,
– Vergide adalet ilkesinin sağlanması: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması ve vergi diliminin yüzde 10’a sabitlenmesi,
– Sahte sendika yasasına karşı, gerçek grevli bir toplu sözleşme düzenlemesi,
– Savaş, rant ve faiz ödemeleri yerine, halk için toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçe uygulanması.









