Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kayyımistan…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
31/10/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kayyımistan…
0
SHARES
612
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Özgürlük her zaman başkasının özgürlüğüdür”.

Rosa Luxembourg

 

Anayasanın ikinci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir”, deniyor. Aslında geride kalan dönemde bunların hiçbirinin reel bir varlığı olmadı… O anayasayı kim, kimlerin hesabına yaptı? Resmî binaların ön cephesine, sınır kapılarına, resmi kağıtlara cumhuriyet yazmakla bir ülkedeki rejim cumhuriyet olmuyor. Zira, cumhuriyet, halk iradesinin tecelli etmesini varsayar… Laik bir ülkede devletin göbeğinde ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’ diye devasa bir kurum olmaz… Laiklik, dinin siyaset alanının dışına çıkarılmasını varsayar… Siyasi partiler var, dört-beş yılda bir seçim yapılıyor diye de demokratik olmaz…Türkiye’de siyasi partiler egemen sınıfların (mülk sahibi sınıfların), hizmetinde ‘devlet partileridir’… Gerçek bir temsil söz konusu değildir… Elbette halkı temsil etme iddiasında olan partiler de var ama onların önü kesiliyor, etkisizleştiriliyorlar… Seçimler kitleleri aldatma, oyalama araçları olmanın ötesine geçemiyor… Tabii hukuk devleti söyleminin de reel bir karşılığı yok… Hukuk devletinde ‘kayyım’ diye bir şey olmaz… Seçimler yok sayıldığında halk iradesi de yok sayıldığı için…

Türkiye’de ana okulundan üniversiteye dayatılan eğitim, yalan, tahrifat, yok saymaya dayalı bağnaz resmî tarih ve resmî ideoloji çocukların, gençlerin bilincini köreltiyor… Oysa, bizi kurtaracak olan radikal eleştiridir… Aksi halde önümüzü görmemiz, yolumuzu bulmamız mümkün değildir…

15 Temmuz ‘darbe girişiminin’ ardından çıkarılan 674 sayılı KHK ile 159’u Kürt illerindeki belediyeler olmak üzere, 164 belediyeye kayyım atandı… Sıra İstanbul’a gelinceye kadar hiçbir kayda değer tepki olmadı… Eğer ilk kayyım atamasına etkili bir tepki gösterilseydi, onca zamanda onca belediyeye kayyım atanır mıydı? Bir tepki olmadı zira bizde asıl kayyım bilinçlere atanmış olandır… Türkiye ‘bilinci kayyımlanmış’ insanların yaşadığı bir ülke… Daha önce de yazdığım gibi, rejim kazanılmış haklar temelinde değil, verilmiş, bahşedilmiş haklar üzerinde varlığını sürdürüyor. Aslında yerlerde sürünüyor demek daha doğru…

Boğaziçi Üniversitesine kayyım ‘rektör’ atandığında 78’i özel, 209 Üniversite’nin hiçbirinden tek bir tepki oraya koyan olmadı… Eğer üniversiteler, tevatür edildiği gibi, ‘özgür düşüncecin yeşerdiği, sınırsız tartışmanın mümkün olduğu adına layık kurumlar ‘bilim yuvaları’ olsalardı, Boğaziçi Üniversitesine kayım atanması karşısında sessiz ve tepkisiz kalırlar mıydı?

Bizde ortalama üniversite üyesi bilinci ‘memur bilincidir’… Üniversiteler herhangi bir devlet kurumundan farklı değillerdir… Eğer tevatür edildiği gibi olsalar Türkiye bugün yerlerde sürünür müydü? Elbette bu başka ülkelerdeki üniversitelerin matah bir şey oldukları anlamına gelmez… Son tahlilde üniversiteler sömürü düzenini yeniden üreten kurumlardır. Bizdeki üniversiteler Batı’dakilerin ‘kötü kopyaları sadece…’

Kişisel bir anekdot şöyle: ‘Paradigmanın İflası’ kitabıma açılan davada ceza kesinleşip, hapishane yolu göründüğünde ve Üniversite’den kovulduğumda, asistanlarımızdan ikisi hemen kısa bir protesto bildirisi yazıp, imzaya açıyorlar… Hocalardan biri “ben bu bildiriye imza atmam, devlet ceza verdiğine göre bir bildiği vardır” mealinde şeyler söylüyor… Aslında o üye bir istisna değil, üniversite ortalamasını temsil ediyor… Elbette gerçek bir üniversiteye yakışan üniversite üyeleri var ama sayıları çok değildir… Bir üniversite üyesi ne yapar? Ders verir, makale-kitap yazar, konferans verir, tartışmalara katılır… Fikret Başkaya asıl işi olanı yapıyor ama cezalandırılıyor… Bunun fırıncıyı ekmek pişirdi diye cezalandırmaktan ne farkı var? Oysa, herhangi bir kuruma bir saldırı olduğunda önce o kurumdan, sonra da başkalarından ve toplumdan da bir tepkinin yükselmesi gerekir…

İşte, Özgür Üniversite’yi boşuna kurmadık… Bizi kurtaracak olan özgür düşüncedir, radikal eleştiridir…. Önümüzü görmemizin, yolumuzu bulmanın başkaca bir yolu yoktur…

Merdan Yanardağ neden tutuklandı, TELE 1 televizyonuna neden kayyım atandı… Asıl işini, mesleğinin gereğini yaptığı, meslek haysiyetine sahip çıktığı için değil mi? Asıl işini yapanın apar-topar hapse atılması, televizyona da kayyım atanması utanç verici değil mi?

Ya ‘kayyım gazeteciye’ ne demeli? Oraya kayyım atanan da bir gazeteci… Oysa, gazeteci asıl misyonuna, varlık nedenine ihanet ettiğinde, artık gazeteci değildir… Gazeteci namussuz olamaz, namussuzsa gazeteci değildir… Zira, gazeteci gerçeğin haberini verendir…

Maalesef Türkiye tam bir etik yozlaşma, ahlâkî çürüme manzarası arz ediyor… Artık değer ölçüsü diye bir şey yok…

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Özgür Özel: “Ahmet Özer’den terörist, İmamoğlu’ndan casus çıkmaz!”

Next Post

Demirtaş’tan “çözüm süreci” yazısı: “Silah değil, kardeşlik yasası lazım”

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…
Manşet Haberler

Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…

28/07/2026
Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…
Manşet Haberler

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…

03/07/2026
Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”
Manşet Haberler

Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”

21/06/2026
Politik İslamcı son hamle…
Manşet Haberler

Politik İslamcı son hamle…

02/06/2026
“Terazi Bozuk”
Manşet Haberler

“Terazi Bozuk”

09/05/2026
Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor
Manşet Haberler

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

30/04/2026
Next Post
Demirtaş’tan “çözüm süreci” yazısı: “Silah değil, kardeşlik yasası lazım”

Demirtaş’tan “çözüm süreci” yazısı: “Silah değil, kardeşlik yasası lazım”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

by Rabia Baldemir
18/08/2026
0

Paula Maier’in anlattığı cinsel saldırıyı yalnızca gözaltında gerçekleşmiş bireysel bir saldırı olarak ele almak, yaşananın politik niteliğini eksiltir. Burada bir...

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

by Sonhaber
18/08/2026
0

ABD ile İran arasında haziran ayında varılan geçici mutabakatın 60 günlük müzakere süresi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadan sona erdi. Washington...

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

by Sonhaber
18/08/2026
0

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı modüler tuvalet ve bebek bakım alanlarında çalışan taşeron işçiler, çalışma düzenlerinin değiştirilmesi talebiyle Kültürpark’taki belediye holleri...

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

by Sonhaber
18/08/2026
0

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ağustos ayına ilişkin çalışması, ücretlerle temel yaşam giderleri arasındaki makasın büyüdüğünü ortaya koydu. BES-AR’ın gıda...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik