Rakka’daki yönetim binası önünde yapılan basın açıklamasında, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi eş başkanları Evîn Siwêd ve Hisên Osman, Kürtçe ve Arapça olarak hazırlanan metni okudu. Açıklamada, Suriye’de Baas rejiminin düşmesiyle birlikte yeni bir döneme girildiği belirtilerek, bu sürecin başarıyla yürütülmesi için birlik olmanın önemine vurgu yapıldı.
Açıklamada, “Ortak bir yol haritası çizerek birlik ve ortak çalışma yürütmek gereklidir. Suriye’yi yıkıma sürükleyen dışlama ve inkar politikaları son bulmalıdır. Tüm siyasi güçler yeni Suriye inşasında yerini almalıdır. Bu temelde bütün Suriyeli tarafları, birbirlerine karşı yaklaşımlarını gözden geçirmeye ve ortak ulusal çıkarları ön planda tutmaya çağırıyoruz” denildi.
“Askeri Eylemler Durdurulmalı”
Özerk yönetim, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması ile Türkiye destekli grupların saldırılarına karşı korunma çağrısı yaptı. Beyannamenin ilk maddesinde, “Suriye’nin işgalci Türk devleti ve çetelerinin saldırılarına karşı korunması” ifadesi öne çıktı.
Ayrıca, Suriye halkının kendi kaderini tayin etmesi gerektiği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi vurgulandı. Suriyeli taraflar, “birbirleriyle olan ilişkilerini gözden geçirme” ve “ortak ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutma” konusunda uyarıldı. Beyannamede, Suriye toprakları genelinde askerî eylemlerin durdurulması ve inşa süreci için genel ulusal diyaloga geçilmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye’nin Operasyonları
Türkiye, Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonlarına 2016 yılında Fırat Kalkanı Harekâtı ile başlamış, bunu 2018’de Zeytin Dalı Operasyonu ve Ekim 2019’da Barış Pınarı Harekâtı ile sürdürmüştür. Barış Pınarı Harekâtı sırasında dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 32 kilometre derinlikte bir güvenli bölge oluşturma amacını açıklamıştı.
Ankara, Suriye’deki hedefleri konusunda zamanla değişen mesajlar vermiş olsa da, güney sınırı boyunca uzanan M4 karayolu üzerinde bir “güvenli koridor” oluşturmayı temel hedef olarak belirlemiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son yaptığı konuşmada, “İnşallah DEAŞ (IŞİD) ve PKK/PYD gibi terör örgütlerinin en kısa sürede başı ezilecektir. Böylece Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği, ülkenin her yerinde güçlendirilecektir,” ifadelerini kullanarak, PYD/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki bölgelerden çıkarma hedeflerini yinelemiştir.












