Latin Amerikan’ın en hayranlık duyulan şairi

HomeSanat

Latin Amerikan’ın en hayranlık duyulan şairi

Sandinistlerin ilk kültür bakanı Cardenal hayatını kaybetti

Nikaragualı devrimci şair ve Katolik rahip. Şiirleri İngilizce, italyanca, Rumence ve Almanca gibi birçok dile çevrilmiştir.Nikaragua’da Cizvit okullarında okuduk­tan sonra Meksika’da felsefe ve edebiyat, Columbia Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı öğrenimi gördü. 1957’de, Katolik Cistercium tarikatının katı kurallara dayalı bir kolu olan Trappistlerin, Gethsemane’deki (Kentucky) manastırına girdi; burada yazar Thomas Merton ile felsefi, edebi ve manevi bir yakınlık kurdu. Sağlık nedeniyle Meksi­ka’nın Cuernavaca kentindeki Benedikten manastırına geçti. Kolombiya’daki La Ceja’da ilahiyat öğrenimi gördükten sonra, 1965’te Nikaragua’da rahip olarak görev yapmaya başladı.Epigramas (1961) adlı yapıtı, 1952-57 ara­sında yazdığı şiirleri içerir. Martialis ve Catullus gibi klasik şairlerin kullandığı bi­çimlerden esinlenmekle birlikte, günümü­zün toplumsal ve siyasal diliyle yazılmış olan bu şiirlerden bazıları, Somoza yöneti­minin çığırından çıkmış şiddet uygulamala­rına çatan yapıtlardır.

Bazılarıysa ince bir ironiyle yazılmış aşk şiirleridir. Emperyaliz­mi kınayan uzun belgesel şiiri La hora 0 (1960; “Saat Sıfır”, Çağdaş Latin Amerika Şiiri Antolojisi, 1982) başkaldırı şiirinin başyapıtları arasındadır.Cardenal, Gethsemani, Ky.’de (1960) yer alan ve manastır yaşamının ruhsal havasını taşıyan şiirlerin­de, geçmiş deneyimlerini yalın bir üslupla anar; bu kitabında insanı yabancılaştıran bir dünyanın simgesi olarak terimleri, kalıplaş­mış boş sözleri ve reklam sloganlarını kullanmaya başlar. Köklü dinsel yaşantısını açıklıkla aktarabilmek için özellikle sıradan nesnelere yönelir.Salmos (1964; İlahiler) adlı kitabı, La Ceja’da yazdığı şiirleri kapsar.

 

İncil’in ha­vasını taşıyan bu şiirler, çağdaş dünyanın kötülüklerine karşı çıkar. Salmos, geleceğe ilişkin öngörülerle biter; bu, Cardenal’in sonraki yapıtlarında da sürekli işlediği bir temadır.Oraciön por Marilyn Monroe y otros poemas’ta (1965; Marilyn Monroe’ya Dua ve Başka Şiirler) kehanet havası çağdaş olaylarla iç içe geçer. Sinema oyuncusu Marilyn Monroe’nun ölümü, kapitalist dü­zenin insanlık dışı işleyişini gözler önüne sermek için bir çıkış noktası olur. Basmaka­lıp sözler, sloganlar, gazete kupürleri ve reklamlar, iletişimsizlik simgesi olarak kul­lanılır. “Apocalipsis” (Kıyamet) Cardenal’ in şiirine ışık tutan önemli bir şiirdir. Bu şiirinde eski dünyanın yıkıntılarından top­lumsal dayanışma ve Hıristiyanlık idealleri­ne dayanan yeni bir dünyanın kurulacağını ileri sürer.

1960’lann sonunda küçük bir grupla Nikaragua Gölündeki Solentiname Adalarına çekilerek bu değerleri yaşama geçirmeye çalışan Cardenal’in El Evangelio en Solentiname (1976; Solentiname’deki İncil) adlı yapıtı, topluluğun öteki üyeleriy­le İncil üzerine yaptığı konuşmalardan oluşur.El estrecho dudoso (1966; Karanlık Geçit) vakayinameler, gezi yazıları, tarihsel anış­tırmalar ve efsaneler aracılığıyla İspanyol Amerikası’nın geçmiş tarihini yeniden ku­rar. Yitik cennet kavramı, fetihlerle sistemli olarak yok edilen Yerli halkın öyküsüyle çarpıcı bir karşıtlık içinde sunulur.Homenaje a los indios americanos (1969; Amerika Yerlilerine Saygı) adlı anıtsal yapıtı, insanların ekonomik ve toplumsal sorunlardan uzak, doğayla uyum içinde yaşadıkları ve askerler yerine şairler tarafın­dan yönetildikleri kırsal bir geçmişi canlan­dırır.

Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi’ ne (FSLN) adadığı Canto nacional (Ûlusal Şarla), Somoza diktatörlüğüne yöneltilmiş militanca bir salamdır. Nikaragua’nın baş­kentini yerle bir eden depremden sonra yayımlanan Orâculo sobre Managua (1973; Managua Kehaneti), günün değer yargılarını yeniden değerlendirir ve Somoza’yı des­tekleyerek Katolik ilkeleri çiğneyen Kato­likleri suçlar. Önemli düzyazı yapıtları ara­sında, felsefi denemelerini topladığı Vida en el amor (1970; Yaşamak Sevmektir) ile 1970’te Küba’ya yaptığı gezinin notlarından oluşan En Cuba (1973; Küba’da) sayılabilir. Cardenal, Haziran 1979’da Somoza dikta­törlüğüne son veren Sandinista devriminde etkin bir rol oynadı ve yeni hükümetin kültür bakanı oldu. Nikaragua Katolik Kilisesi’ni devrimci politikaların hizmetinde bir “halk kilisesi”ne dönüştürmeye çalışan San­dinista hükümetinde yer aldığı için, 1983’te Papa II. John Paul’ün eleştirilerine hedef oldu.Cardenal’in Türkçede Gecede Sözcükler işiyor (1986) adlı bir şiir kitabı yayımlan­mıştır.

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments