Noble Air   

HomeYaşam

 Noble Air   

 

THY ve havacılık camiası benim gibi oradan çıkışlılar için bir ayrı hazine, bir okul… Ama bizler yani kaptanlar ve benim gibi THY’den tecrübeli hostesler, yeni charter şirketleri kurulunca tecrübeli havacılar olarak diğer şirketlere girdik, oralarda uçtuk… Ne zamana kadar? Ta ki bu özel hava yolu şirketleri çok da iyi bildiğimiz sebeplerle iflas edene kadar… Ya çalışırken maaşlarımızı alamadık ya da içeride alacak paramız kaldı… Ama uçuşu sevdiğimiz için, birbirimizi sevdiğimiz için dayandık da dayandık. Ben bu özel şirketler işini THY’den sonra İstanbul Hava Yolları, sonrası Transwede / Sultan Hava Yolları, Noble Air (Asil Nadir), Tur Avrupa Hava Yolları (Osman Kavala) olmak üzere dört ayrı şirkette deneyimledim. Hepsi ayrı bir eğitim; kiminde Almanya ve Almanlar, kimi şirkette İngiltere ve İngilizler, kimi şirkette hepsi, kimi şirkette İskandinav (İsveç / Norveç / Norveç) bana çok büyük deneyimler kazandırdı… Havacılık ve uçuş eğitimleri dışında da dünya ülkeleri ve insanlarını birçok kez daha deneyimledim. Ve tabi ki tüm ekip arkadaşlarım da… Benim aklımda kalan çok uçuş anısı var… Gerçekten kuvvetli bir hafızam vardır, anılarıma bağlıyımdır ama öyle mutluluklar yaşadık ki, ben şahsen sizlerle de paylaşmayı arzu ederim.

1989 -1990 yılları… Biz Asil Nadir’in sahip olduğu Nobel Air isimli şirkette uçuyoruz… Kıbrıs – Londra hattı inanılmaz rağbette… Ülkede, Vestel’in, Günaydın gazetesinin, İngiltere’deki Polly Peck firmasının sahibi dünyaca ünlü Kıbrıslı  iş adamı Asil Nadir patronumuz… Biz THY kadrosunun kokpit ve kabin ekipleri olarak şirketteyiz. Şirkete girmek isteyenler çok. Benim gibi ‘aman arkadaşlarıma ayıp olmasın’ diyenler de var. Girmek isteyenler giremiyor…

Girdik bir şekilde… Kabin hizmetleri müdürümüz var, Ali Zarakol -ömrüne sağlığına bereket derim. Ali artık hiç bırakmadığım bir arkadaşım benim; “Bizi beğenmiyor musun da gelmiyorsun” dedi. Dedim ki ‘geldim say’. Turgut Özal o zamanlar demişti ki ‘Türkiye Cumhuriyeti batar ama Asil Nadir batmaz.’ O yıllarda Turgut Bey’in bu sözleri inanılmaz güç veriyordu. Asil bey gerek basın gerek havacılık sektöründe büyük bir güçtü.

Neyse, girdik şirkete uçuyoruz. İstanbul’dan yavru vatan Kıbrıs’a… Bilge Nevzat hanımefendi Asil Bey’in kızkardeşi… Bizim üniformaları Londra’dan ayarlamış. Nefis lacivert model ve kumaş. Düğmeler Avrupa birliği simgeli… Fularlar inanılmaz. ‘Çantalar eskiyince bana ver’ diyenler kuyrukta. Hayatında uçağı zor görmüş herkes ‘ben Asil’in çocukluğunu bilirim’ diyor. Bütün Kıbrıs ‘Asil’ diyor, ‘Bey’ yok ‘Nadir’ yok. O derece yakınlık!..

Doğal olarak, Kıbrıs – Londra – İzmir  hattı muhteşem uçuşlar; kızlar beni sevilen kabin amiri seçmişler. Bir milli havayolu, iki charter şirketi kuruluşunda bulunmuşum, teorik ve pratik bol. Çok çalışıyorum, keyifle çalışıyorum, kızlar benimle uçmaktan keyif alıp az çalışıyorlar…

‘Asil bey Shraton oteli aldı, açılacak’ dediler. Neredeyse kaptanlarımızla çimento atımlarına kadar ilgileniyoruz. Derken geldi çattı açılış.

Asil Bey’in rahmetli annesi Safiye hanım beni çok seviyor. Önde ben iş yapıyorum, alır yemekleri- lunch box- ları bana getirir -yapmayın efendim kızlar getiriyor- ‘sen kaptanları doyuruyorsun, zor’ diyor. Tabi ki ayağımı kaydırıp alamamışlar uçuşu ya da vermemiş Ali Zarakol, Cenan Sarper, Safiye hanım benim amiri olduğum uçakta, rahmetli ve her zaman devlet adamlığına hayran olduğum benim için eşsiz politikacı nurlarda uyusun Rauf Denktaş, o da bizimle gider, VIP kadro gelmiş bana, başkalarını hatırlamıyorum, çünkü herkes VIP malum!..

Bir gün ben can yeleği giymiş bir şeyler gösterirken rahmetli Rauf Denktaş Bey ile gülmüştük. Derken ‘İster misin Meltem şişsin’ dedi Rauf Bey, ki, şişti can yelek demo için olsa da… Kabin amiri ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı çocuklar gibi şeniz, unutulmaz anıdır, isimler yazar sol göğüs üstünde, onlarda zaten üç beş kişinin adını bilirler. Purser zaten bilinmeyecek durum da değil, gün aşırı Kıbrıs, üssümüz gibi. Dolduk uçağımıza -Boeing 727- ile ilişkim hiç bitmedi ya da geç bitti. Önce THY’de, sonra Noble Air aldı, sonra da değerli patronumuz Osman Kavala ve Tur Avrupa’da aynı Boeing 727’ler…

Vardık Antalya’ya açılış olacağı gece, Julio Iglesias yakışıklı ve çok şöhretli bir sanatçı açılışa geliyor. Büyük hazırlık, derken açılış gecesi geldi. Biz ekipler Asil Bey ile görüşmedik, onun Amerikalı karı koca ekibi var, özel uçağı ile uçtuğundan yan yana durduğumuzda, alanlarda biz kabin ile görüşüyoruz.

Açılış gecesi, hatırladığım, Asil Nadir ve Julio Iglesias merdivenlerden iniyorlar. Ben patrona baktım, bronz ten, beyaz kıyafet, bir daha baktım. Hiç bakmadım Julio’ya. Kaptanım da çok komik, sıkı bir arkadaşım. Bunlara bakınca ‘yarın seninle nasıl uçar insan’ dedim. “Serseri almam seni uçağa” dedi güldük. Ben yine baktım patrona, Asil Nadir yan yana daha yakışıklıydı. Vay be dedirtecek patronlardan, o akşam konser de güzeldi ama Iglesias’dan yakışıklı olan bizim patronumuzdu. İnsanların başarısını çekemediklerini duyardık. Başımıza gelecekleri tam da kestiremedik. Sonra Turgut Özal’ın ‘devlet batar, Asil Nadir batmaz’ dediği şirket de kibarca yan yattı. Ben kendimi üzüntümden Amerika’ya attım ‘artık bir gideyim’ dedim. Sonrası tufan, patron için de bizler için de…

Safiye Nadir hanımefendi çok kibar, son derece zarif bir hanımefendi ve değerli bir patron annesi idi, nurlarda uyusun.

Rauf Denktaş, yıllar sonra Petrol Ofisi hava ikmalde müdürüm olan hava ikmal üstadı Raif Ağabey’in, müdürümün de dayısıydı, hepsinin ruhu şad olsun. Onunla çok yol kat etmek isterdim, çalışmak isterdim. Bir bayram gecesi -Salamis Bay otel de mi bilemiyorum- Serdar Bey ile aynı masaya denk düştüm. İmkanım varken destek olacaktı Kıbrıs vatandaşı olmak için. Nedense meşgul zamanlardan bir türlü ilgilenemedim gibi söylerim ama Türkiye Cumhuriyeti pasaportundan başka pasaport istemedim gibi oldu ve kaldı. Kıbrıs benim için hep nefis Girne, güneş batımında kahve içmek ve hayale dalmak olarak kaldı.

Hala Kıbrıs’ı çok severim. Babam 1974’te hemen harekat sonrası gittiğinden ve annem de çok meraklı olduğundan Kıbrıs hayatımızın her zaman  önemli bir istasyonu olarak  kaldı ama  özellikle o günler, anılar aklımda ve kalbimde… Sonunda özgürlüğüne kavuşan patronum Asil Bey de ailesi ile mutlu. Bizlere de anılarımız ve birçok güzel şirket gibi sonunu getirememenin acısıyla kaldık.

Meltem Uzuner

 

guest
1 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
Yüksel Balın

Ne güzel anılar.