Oturmanın Riski- Emma Betuel

HomeManşet Haberler

Oturmanın Riski- Emma Betuel

Yazar Emma Betuel

Ceviri – Özlem Öci

Günün Önemli Bir Bölümünde Dinlenecek Biçimde Evrimleştik; ancak Yanlış Oturuyoruz!

Geçmişte insanlar seyahat etmek ve ağır yükleri kaldırmak için ayaklarını kullanırdı. Şimdi ise hızlı trenler ve uçaklarla seyahat edip rahat koltuklarımıza gömülüyoruz. Arkamıza yaslanıp oturmak için ayırdığımız fazladan süre, bize kalp hastalıkları gibi bedellerle dönüyor.

Yeni bir hipoteze göre, aslında rahatlamak çok da kötü bir şey değil. Hatta bir bakıma, rahatlamak için evrimleştik bile diyebiliriz. Tek sorun şu: Günümüzde, rahatlamak için yanlış yolları seçiyoruz.

Tahminlere göre Amerikalılar günlerinin 6.4 saatini oturarak geçirirken, gençlerde bu süre günlük 8.2 saati buluyor. Bu sayı, size oturmaya programlanmış bir toplumun kaderi gibi gözüküyorsa, şu gerçeğe kulak verin: Avcı-toplayıcı toplumlarda yaşayan diğer insanlar da, buna yakın denilebilecek ölçüde bir zamanını dinlenerek geçiriyordu!

Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayımlanan bir çalışmada Tanzanya’da yaşayan Hadza kabilesinin (günümüzde var olan bir avcı-toplayıcı topluluğu) dinlenme alışkanlıklarını inceledi.[1] Çalışma grubu, kabilenin ortalama bir günde 9.9 saati aktif olmayan bir şekilde geçirdiğini buldu.

Çalışmayı yürüten David Raichlen, Hadza topluluğunun günümüzdeki endüstrileşmiş şehirlerdeki insanlarla kalp hastalığı riskini aynı düzeyde taşımadığını söylüyor. Bunun sebebi, aslında rahatlamak için oturmamaları, yerde diz çökmeleri, çömelmeleri ya da uzanmaları…

Raichlen’in Inverse’e söylediğine göre, “aktif dinlenme” olarak adlandırdığımız duruşlarda, kaslarımız daha çok çalışıyor ve oturmanın yarattığı olumsuz sonuçları engelliyor. Raichlen şöyle diyor:

dinlenmede hem aktif halde iken yaşadıkları sürekli kas etkinliğinin, bu kesimde uzun süreli hareketsizliğin kalp ve damar hastalıkları ile ilişkilendirilmemesini açıklayabileceğini düşünüyoruz.

Tüm bunlar, hiçbir şey yapmayarak harcadığımız zamanın risk faktörü olmadığını gösteriyor. Risk faktörü olan, hiçbir şey yapmama biçimimiz…

Rahat Mobilyaların Sağlıksız Yönleri

Raichlen’in de açıkladığı şekilde, araştırmacılar ilk başta hareketsizliğin insanların evrimsel tarihinde çok yer kaplamadığını düşündüler.

Bu durum da bir varsayıma yol açtı: Oturmanın ölüm ve kalp rahatsızlığı gibi koşullara bağlı olmasının sebebi çok fazla hareketsiz zaman geçiriyor olmamız. Güncel alışkanlıklarımız, yapmak için evrimleştiğimiz şeylerle uyuşmuyor.

Avcı-toplayıcıların bizden çok daha aktif olduklarını tahmin edildiğini not olarak ekliyor. Bazı toplumlar, örnek verecek olursak Tsimané (Bolivia’daki avcı-toplayıcı topluluk) toplumunun kalpleri çok sağlıklı. The Lancet dergisinde 2019’da yayımlanan bir çalışmaya göre 80 yaşındaki bir Tsimané’linin kalbi 50 yaşındaki bir Amerikalının kalbi gibi gözüküyor.[2]

Bu Durum, Evrimsel Geçmişimizle Uyumsuz Gözüküyor!

Raichlen’in çalışması, avcı-toplayıcıların hareketsiz vaktinin olmadığı fikrini çürütüyor. Çalışması, Hadza insanlarının da uzun süreli hareketsiz dönemlerinin olduğunu gösterdi. Aslında, hareketsizliklerinin günümüzde Amerika’da gördüğümüz durumla “kıyaslanabilir” olduğunu ekliyor. Özellikle, bu hareketsizlik onları etkiliyormuş gibi durmuyor.

Bizim gördüğümüz üzere, kolesterol veya trigliserit gibi biyolojik olarak belirgin bir riskleri yok diye ekliyor.

Bu makale, hareketsizliğin bize zararlı olmasının nedeni olarak, insanların hareketsiz yaratıklar haline gelmek için evrimleşmiş olmadığını öne sürüyor. Çünkü asla bu kadar rahat olmamamız gerekiyordu. David Raichlen, şöyle diyor:

Evrimsel geçmişimizde dinlenmenin muhtemelen sandalyeye oturmaktan daha fazla kas aktivitesi içeren duruşlarda gerçekleştiğini düşünüyoruz. Geçmişimizde bir yerde çok rahat mobilyaları keşfettik ve bu, hiç kas aktivitesi gerektirmeyen hareketsizliğimize sebep oldu. Bu evrimsel geçmişimize çok uygun değil.

Tüm Problem Oturmakta mı?

Endüstrileşmiş kentlerde günlük 10 saat oturma ölüm riskini yaklaşık %48 arttırıyor. Fakat konu endüstrileşmiş şehirlere geldiğinde, ölüm sebebini oturma saatine bağlamak ya da sağlıksız beslenmeden kaynaklandığını söylemek zorlaşıyor.

Örnek olarak Circulation dergisinde 2019’da yayımlanan çalışmaya göre eğer Amerikalılar şeker kullanımını günlük 200 kaloriye düşürürse, öngörülen 354.400 kalp ve damar hastalıkları ve 599.300 diyabet hastalığı ilk 20 yıl içerisinde önlenmiş olur.

Belli ki beslenme şekli kalp ve damar hastalıklarının sayısında önemli bir role sahip.

Ekranlar hayatımıza girdiğinden beri oturma ve kötü beslenme hayatımızla iç içe geçmiş durumda. International Journal of Behavioral Nutrition and Physical Activity’de 2019 yılında yayımlanmış olan bir çalışmada 33 bin Brezilyalı gencin telefon kullanımları ve sağlıkları araştırıldı.[3] Bilim insanları günde 6 saatten fazla ekran başında vakit geçiren gençlerin metabolik sendrom (prediyabet gibi) belirtileri gösterdiğini gözlemledi. Ayrıca bu belirtilerin otururken atıştırmalık yiyen çocuklarda kalıcı olduğu gözlemlendi.

Hadza topluluğunun bizden birçok yönden farklı olmasıyla birlikte çömelme konusundaki kabiliyetleri oturmaktan daha fazla. Ayrıca beslenme şekilleri de bizimkilerden çok daha farklı.

Raichlen, çalışmalarında beslenmeye bakmadıklarını çünkü Hadza toplumunun tam olarak ne yediklerine dair yeterli bilgimizin olmadığını söylüyor. Bunlara ek olarak önceki çalışmasında yağsız et, bitki ve işlenmemiş yiyecekler yiyor olabileceklerini söylüyor. David Raichlen, şöyle diyor:

Belli ki beslenme şekli kalp ve damar hastalıklarının sayısında önemli bir role sahip ama günümüzde avcı-toplayıcı yaşam tarzına bütün olarak bakarsanız, bizim endüstrileşmiş şehirlerde sağlıklı bir kalbe sahip olmak için önerdiğimiz yaşam tarzıyla uyumlu olduğunu göreceksiniz.

Başka bir deyişle, eğer hareketliyseniz, iyi beslenmeye de yatkınsınız demektir. Doğrusu şu ki onlar sırtlarını koltuğa yaslayarak saatlerini geçirmiyorlar bu da kalplerini cezalandırmadıklarını gösteriyor.

Yine de sonuçlar, en azından ayakta çalışmaya uygun bir masa düşünmenizi sağlamak için yeterlidir. Veya masanızı çömelmeye uygun hale getirerek de sonuçlara sadık kalabilirsiniz.

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments