SİYASAL İSLAM’IN BİLETİNİ KESMEK

HomeManşet Yazarlar

SİYASAL İSLAM’IN BİLETİNİ KESMEK

Cengiz Türüdü&Naim Kandemir

ORC Araştırma’nın 33 ilde 6.190 katılımcı ile yaptığı ankete göre Emek ve Özgürlük İttifakı %7.4 oy alıyor. Ayrıca ankete katılanlara soruluyor ve HDP de %7.1 alıyor. İttifaktaki HDP dışındaki partilerin  oy oranı toplamı ise % 0.3 . Şimdi gelelim özellikle sosyal medyada çokça yazılan; bu ittifakın desteği olmadan muhalefetin kazanma şansı yok, görüşüne. Doğrudur. İyi Parti için bu daha çok doğru.

Aynı zamanda tehlikenin tam farkında olunamamış izlenimi doğuyor bu manzaraya baktığımızda. Bunca yıllık sol hareket böyle bir tehlikenin farkında olmayınca sorası geliyor insanın; farkında olunması için daha ne yapılmalı iktidar tarafından?

Bunca yıl sosyalist mücadele içinde olup da iktidar tarafından gözüne gözüne sokulan tehlikenin farkında olmamak mümkün mü? Yoksa mesele; aman bu oynak oy dengesinde pazarlık momentini kaçırmayalım talihsizliği mi?  Bazı yandaş yayınlar ve müptezeller kendi taraflarına silahlanın diyerek iç savaş çağrıları yapıyorlar. Böyle bir ortamda muhalefetin adayına destek vermemek TKP’nin İstanbul yerel seçiminde utangaç boykotundan çok mu farklı olacak? Muhalefet adayına verilmeyen destek tersinden kime yarayacak?

Türkiye’de bugün solcuların, devrimcilerin, laiklerin, aydınların, Atatürkçülerin, Kürtlerin, Alevilerin, namuslu muhafazakârların birinci gündem maddesi nedir?  Siyasal İslam’ın biletini kesmek! Sen sol olarak buna yoğunlaş, taktiğini stratejini buna göre belirle. Birinci madde bu ülkede. Kültürde, eğitimde, sosyal hayatta bir çağdaşlaşma, aydınlanma yaşanacaksa, bunun ilk koşulu siyasal İslamın gönderilmesidir.

Bunların sistemi lime lime olmuş, çökmüş, dağılmış her tarafı; bir tekme de sen vur. Ölmüş bir siyasal İslam. Sen niye gömmüyorsun bunu? Armudun sapı, kirazın çöpü zamanı  değil; bugün gömmeyeceğin, yarın seni gömecek. Bunu görmek bu kadar mı zor? Siyasal İslam’a enerji vermek, can- kan vermek sizi nereye eriştirecek?

Bu şekilde yazıp-çizenlerin, konuşanların muradı muhalefet cephesine ve aday belirlemeye solun damgasını vurmakmış, çok güzel. Peki, 42 yıldır neredeydiniz? 22 yıldır siyasal İslam ülkeyi ve toplumu çukurun dibine batırırken, iktidar siyasal İslamı dörtnala finişe götürürken nerelerdeydiniz? Asıl mesele bazıları için HDP’nin oy ve barajı geçme potansiyeli şemsiyesi altında partilerine birkaç vekillik mi temin etmek? Bu pragmatiklikle belki Mecliste birkaç vekiliniz olabilir de Anayasayı değiştirme çoğunluğuna sahip olamayacak bir Mecliste iktidarın başının bileti kesilemezse ne yapacaksınız?

***

1920’lerde Gramsci’nin partisinde tezlerine itibar etmeyenler nasıl Mussolini’yi taçlandırdıysa, bugün de aynı hata İtalya’da tekerrür edip koalisyonla yeni faşist partinin yolu açılmadı mı? Ders çıkarmak için ille de başımıza gelmesi gerekmez bir musibetin. İki zamandaki İtalya’da İtalyan halkı solcuların günahlarının ceremesini çekti, çekecek. Belki de bahtsızlığımız Lenin ve Mao gibi taktisyenlerin olmamasıdır artık solda. Çoğu çenesine kuvvet solcu.

Ülkenin içine düştüğü durumu okuyup ona göre taktik ve tercih belirlemek için ille de derin, çok bilmiş solcu olmaya gerek yok. Mesela bir örnek verelim: bir Nazi toplama kampında bir vardiyadaki SS subayı kamptaki esirlere 24 saatte bir, diğer SS subayı da 12 saatte bir tuvalete gitme izni verse; bu durumda esirler iki faşist arasında hangisini seçer? Maalesef hayat insanları böyle bir tercihle karşı karşıya bırakabilir. Faşizm karşısında hiçbir devrimcinin tuzu kuru değildir ama ülkenin getirildiği kritik eşikte bazıları ya ülkede olup bitenleri anlayamıyor ya da tuzunun kuru bırakılacağını vehmediyor. Faşizm hiçbir devrimcinin gözünü yaşına bakmaz. Bunu 78 Kuşağı çok iyi bilir.

***

Son günlerde kadınların hayatları pahasına mücadele ettikleri İran’a bakalım. Kendi aynamıza bakıp göremeyenler, İranlı kadınların tuttuğu aynaya baksınlar. O ayna yalan söylemiyor. 1979 İran karşı devriminde oradaki solcuların, TUDEH’lilerin yaptıkları hatalar molla rejimine tuğla olmadı mı? Molla rejiminin vahşetini yaşayan demokrat İranlılar 1979’da molla rejimine kan veren solcuları lanetlemedi mi? Aynı şekilde seçimlerde iktidarın gitmesini desteklemeyenler cehennemi, karanlığı, Ortaçağ’ı desteklemiş olacaklardır. Farkında olunsun olunmasın, onu yapanın konumlanacağı yer budur. Yirmi yılın sonunda ortada bir leş var, bunu göremeyip de teori tüccarlığıyla ne kulaklarımızı zorlayın, ne çenenizi yorun! İran’a bakın gereğini yapın! Teorik maruzatları hayat dinlemiyor şu an.

Siyasal İslam’ın en büyük nefreti; demokrasiye, aydınlanmaya, çağdaşlığadır. Solun savunduğu tüm değerlerden nefret eden bir iktidar var ve bunu anlamayıp hâlâ onun ekmeğine yağ sürecek bir yola gireceklerin savunduklarının da böylece berhava olacaklarını bilmeleri gerekir.

Ülkenin bu koşullarında belirlenecek adayın en birinci özelliği: kazasız bir şekilde başkanlık seçimini kazanabilecek, olabildiğince çok kesimden oy alabilecek biri olmasıdır. Çünkü anketler bu seçimin-yapılırsa- çok kritik olacağını gösteriyor. Belirlenecek adaydan kimse demokratik devrim, sosyalist devrim beklemiyor. Önümüzde bir leş var; bunu gömelim, ilk önce beklenen bu.

Sartre, Veda Töreni’nde: seçmek, var olan olasılıklardan birini tercih etmek, diyor. En uygun seçenekten birini seçmek gerçeğiyle karşı karşıya kalacağımız bir durum var. Böyle bir kritik durumda aklın yolunu değil de kibirin yolunu seçenler topluma yapacakları kötülüğün yanında kendi bindikleri dalı da kesmiş olacaklardır.

Bu ülkede siyasal İslam’a iktidarı altın tepside sunduk, diyenleri maalesef duyduk. Ülkenin geldiği bu kritik eşikte muhalefetin ortak adayını desteklemenin vebali daha mı büyük olacak bundan? Türkiye’nin en önemli meselesi bugün: gelir bölüşümündeki adaletsizlik, işsizlik, açlık oldu. Peşi sıra sorunları derece derece yaz yaz bitmez. İlginçtir ki siyasal İslamın kendi açısından sorunlar-hedefler yelpazesi daha geniş; onlar sola, eğitime, demokrasiye, Kürtlere, Alevilere, aydınlanmaya, kadınların özgürlüğüne, uygarlığa… düşman. Yani bazı solcular gibi tek bir şeyi dert etmiyorlar.

Velhasılı kelâm: siyasal İslam’ın biletini kesmekte hata yapan solun siyasal İslam iflahını keser.

  1. 09. 2022

 

guest
1 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
Erkan

Faşizmin karşısında birleşmeyenler, faşizmin zindanlarında birleşir.