Pazar, Nisan 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Siyasetin Sefaleti…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
17/01/2024
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yazarlar
A A
0
Siyasetin Sefaleti…
0
SHARES
568
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

 

Türkiye’de siyasetin yapılış tarzı bir İngiliz halk deyişini hatırlatıyor: “Kör adam karanlık odada bulunmayan kara kediyi arıyor” (a biland man in a dark room looking far a black cat that is not there)… Türkiye’nin egemenleri yüz yıldır ‘Batı’ya ulaşıp, üstüne çıkmayı vadediyor… Lâkin hedef ufukta bir çizgi gibi hep uzaklara kayıyor… Yüz yıldır ekonomi büyüyor, GSYH artıyor ve fakat sorunlar da büyüyor… Neden kapitalist-kolonyalist-emperyalisit Batı’nın zenginliğine, refahına bir türlü ortak olunamıyor? Arada sömürü-bağımlılık-hakimiyet- tabiyet ilişkisi var iken öyle bir şey mümkün müdür? Birinci soru bu ve ikincisi gerçekten ‘Uygar Batı’yı yakalamak gerekiyor mu? Yoksa başka bir şey mi yapmak lâzım! Burjuva uygarlığı insanlığı tehlikeli bir eşiğe taşımışken, iklim krizi, ekolojik yıkım ve sosyal kötülükler karşılıklı olarak birbirini üretmeye devam ederken…

 

Batı neden öyle, siz neden böylesiniz? Batı öyle zira beş yüz yıldır dünyanın geri kalanının emeğini sömürüyor, emeğinin ürününe el koyuyor, doğal kaynaklarını yağmalıyor, talan ediyor… Dünyanın geri kalanının- (şimdilerde ‘Küresel Güney’ (Global South) diyorlar) zenginliğine el koyuyor. Bu sayede orada bir ‘demokrasi oyunu’ oynanabiliyor… Aslında gerçek demokrasiyle ilgisi görüntüden ibaret… Tam bir seçim ve temsil yanılsaması…

 

Arada sömürü, bağımlılık, hakimiyet ilişkisi var iken, pramidin aşağısındakilerin yukarıya tırmanması mümkün değildir… Öyle bir şey eşyanın tabiatına aykırıdır… Demek ki, hem Batı gibi olmak mümkün değil ve hem de gerekli ve arzulanır bir şey de olmaması gerekiyor… Ya başka bir şey yapmaya cüret edilecek, ya da insanlığın ve uygarlığın bir geleceği olmayacak… Bunu söylemek asla felaket tellallığı yapmak değil… Görünen köy kılavuz istemediğine göre…

 

Eski kafayla, eski yöntem ve araçlarla, siyaset yapma tarzımızı, üretim, tüketim tarzımızı, yaşam tarzımızı, düşünce tarzımızı değiştirmeden bir şeyleri başarmak mümkün değil… Velhasıl, radikal olarak paradigmayı değiştirmemiz gereken bir zamandayız…

 

Fakat siyasetçi erbabı hala bu aracın bu rotada yol alınacağından şüphe etmiyor… Aslında sahte söylemler bir yana bırakılırsa, bizde siyaset seyirciyi oyalamak için yapılan bir şey… Profesyonel politikacıların işi… Siyasetin profesyonellerin işi olduğu durumda hala ‘demokrasiden’ söz edilebilir mi? İnsanların politikayla ilgisi beş yılda bir önlerine konan sandığa oy atmaktan ibaret… Aslında seçimlerde ‘müesses nizamın’ parti başkanları tarafından tayın edilenler onaylatılıyor… Kullanılan oyun bir karşılığı yok… Kimin milletvekili olacağına oy kullananlar karar vermiyor…

 

Milletvekilleri parti başkanları tarafından belirleniyor ve üç gruba ayrılabilir: Bir kısmı zaten zengin, o işi daha çok zenginleşmek için yapıyor; bir kısmı kendini ve yakın çevresini zengin etmek için; bir de sayıları çok olmasa da kamuya/halka hizmet için siyaset yapanlar var…

 

Milletvekili yemini şöyle: “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim”.

Büyük Türk Milleti önünde verilen ‘namus ve şeref’ sözünün bir karşılığı var mı? Hiç oldu mu? Eğer olsaydı Türkiye bugün bu halde olur muydu, yerlerde sürünür müydü? Aslında bu yeminin bugüne kadar gerçek dünyada hiçbir karşılığı olmadı… Sürekli olarak vaad edilenin tam tersi yapıldı, yapılıyor…Çok sınırlı ‘temel hürriyetler’ birer birer budanıyor… ‘Herkesin insan haklarına saygı’ olsaydı seçilmiş milletvekilleri yaka-paça meclisten kovulur hapse atılır mıydı? Halkın oyuyla seçilen milletvekili meclise sokmamak ne demeye geliyor? Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları görevden alınır, yerlerine kayyum atanır mıydı? Hatay halkının seçtiği Can Atalay hakkında ‘sayın milletvekilleri ‘ne düşünüyor ne yapmak istiyorlar… Bir milletvekilinin uğradığı haksızlığa bile kayıtsız kalan birinin ettiği yeminin bir karşılığı olur mu?

Esasen alaturka ‘başkanlık sistemine’ geçildiği 2017’den beri TBMM’nin varlık nedeni ortadan kalkmış bulunuyor… Meclis artık Sarayın sekretaryası durumuna indirgenmiş durumda ki, o amaç için 600 kişiye ihtiyaç yok!

Kaşarlanmış siyaset erbabının ezici çoğunluğunun insan haklarıyla, adaletle, özgürlükle, demokrasiyle, toplumun refahıyla uzaktan-yakından bir ilgisi yok… Onlar en iyi bildikleri işi yapıyorlar: Bütçeyi, hazineyi ve müşterekleri (herkesin olanı, olması gerekeni) yağmalamak ve yağmalatmak, talan etmek… Şimdilerde dinci iktidar döneminde emek sömürüsü, doğa yağma ve talanı görülmemiş boyutlara ulaştı… Bir süre daha iktidarda kalırsa, geriye kurtarılacak pek bir şey kalmayabilir…

İyi de bunca kepazeliğin, rezaletin, saçmalığın, akılsızlığın gerisinde ne var? Neden böyle oldu, oluyor? İmparatorluğun tebası/ padişahın kulu, cumhuriyetin ‘yurttaşı’ olamadığı için…Yurttaş, toplumun sorunlarıyla ilgili olan, siyasetin nesnesi değil, öznesi olandır… Eğer yurttaş bilinci olsaydı, siyaset kaşarlanmış burjuva politikacılarının oyuncağı olur muydu? Yurttaş, beş yılda bir sandığa oy atan değildir, bizzat siyasetin ‘öznesi’ olana denir…

İnsanlar ‘büyüme’, ‘kalkınma’ yalanıyla oyalanıyor… Oysa, kapitalizm dahilinde ‘ekonomik büyüme’ toplumsal refah yaratacak diye bir kural, öyle bir kesinlik yoktur… Söz konusu olan ‘sermayenin’ büyümesidir… Sermaye de daima emekçi sınıflar, yoksul çoğunluk aleyhine büyür… Siz burjuva iktisatçılarının ve kaşarlanmış burjuva politikacılarının büyüme-kalkınma nutuklarına itibar etmeyin… Rakamlara ve istatistiklere de… Eğer tevatür edildiği gibi, büyüme refah ve kalkınma demeye gelseydi, onca büyümeden sonra insanlar yoksulluk, sefalet, denizinde debelenir miydi?

Fakat kapitalizm sadece yoksulluk ve sefalet peydahlamıyor, doğa tahribatını (ekositi), ekolojik yıkımı ve iklim krizini de tetikliyor…

Bizde siyaset toplumu ‘kutuplaştırmaya’ dayanıyor… Böylece asıl sorunları gündemden düşürmek mümkün oluyor… Doğrusu bu işi de iyi beceriyorlar… Fakat şimdilerde Politik İslamcı AKP toplumu sadece kutuplaştırmakla yetinmiyor, düşmanlaştırıyor da… Muhalif tarafı, kendinden yana olmayanları katli vacip düşman ilan ediyor…

Bu kör gidişi durdurmak, başka şey yapmak, bunun için de ayağa kalkmak, araziye inmek, ‘sayın seyirciliğe’ son vermek, haysiyetli insanlar olarak yaşama iradesini ortaya koymak yeterli… Ellerimiz ila nihai armut toplamak zorunda olmadığına göre…

Bir hatırlatmayla bitirelim… Aslında aracın sürücüsüyle birlikte aracı da değiştirmek gerekiyor… Zira, kötü sistem dahilinde iyi bir şeyler yapmak mümkün değildir…

 

 

Tags: DemokrasiFikret BaşkayaHukukkapitalizmParlamentosefaletsiyasetsömürü
Previous Post

Fındıkkıran Balesi İstanbul’da

Next Post

Rusya ve Katar tankerleri de Süveyş Kanalı’ndan geçmiyor

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
‘Barış Kurulu’ ve İran saldırısı: böyle başa böyle tarak!
Manşet Haberler

‘Barış Kurulu’ ve İran saldırısı: böyle başa böyle tarak!

02/03/2026
“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…
Manşet Haberler

“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…

19/02/2026
Next Post
Rusya ve Katar tankerleri de  Süveyş Kanalı’ndan geçmiyor

Rusya ve Katar tankerleri de Süveyş Kanalı'ndan geçmiyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ve 11 kişi hakkında yeni bir soruşturma izni verildiği iddia edildi. Sabah Gazetesi’nin haberine...

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

by Sonhaber
19/04/2026
0

Donald Trump, hükümetin elindeki tanımlanamayan hava olaylarına (UFO/UAP) ilişkin belgelerin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Açıklama, uzun süredir tartışılan gizli...

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eğitimciler tarafından başlatılan “Yaşam Nöbeti” dört günün ardından sona erdi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul...

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının ardından İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevinden istifa etti....

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik