SOPA VE DİL

HomeManşet Haberler

SOPA VE DİL

Hüseyin Habip Taşkın
23.01.2022

Her devletin bir sopası halklarına karşı vardır. Bizde de devlet babanın bir sopası masasının altında vardır. Devrimcilere, Alevilere, halkalarına karşı kullanır. Hiç esirgemez. Halı silkercesine insanları silkeler.

Osmanlıda bile sopa vardı. Miras olarak TC’ devletine kaldı. Gereği düşünülerek her iktidarda, koalisyon hükümetlerinde, askeri darbede sopa unvanını korudu.

İnsan hakları hiçe sayılarak bir kalktı ve indi. Sopalar çok yönlü kalkıp inmeye başladı. Yasa masa sopaları görmemezlikten geldi. İktidarı ellerinde bulunduranlar Türk İslam Sünni anlayışıyla yoluna devam ettiler.

Sopa halkına ve halklarına karşı bir tehdit aracı olarak kullanıldı. Demokrasi, uygarlık denilse de, sopanın yüzü gayet açık ve net olarak piyasada bedavadan sırıtıyordu. ‘Ben buradayım. Sakın yamuk yapmayın… Sizleri oyarım demeye işi getiriyordu. Bu bir gözdağı verme operasyonuydu.
Muhalefette olanlar insan haklarına, sosyal adaletten, haktan ve hukuktan söz ettiklerinde ağızlarından bal akıyor sanırsınız. İktidara geldiğinde u dönüşü yapıp sopaya sarılıyor. Alın size hak, hukuk adalet demeye başlıyorlar. Gelenekçi devlet babanın işleyiş tarzı budur.

AKP iktidara geldiğinde insan haklarından söz etti. Öteye giderek barıştan söz etti. Sonrasında çark etti. MHP+AKP zaman içinde yerini sağlamlaştırarak sopasını ve tehdit dilini kullanmaya başladı. Tehdit dilini genişletti. CHP, İYİ Parti, AKP’den ayrılanlar iki parti kurdu. Partilerini kuranlarda tehdit dili kapsamındadırlar.

Edebiyat ve sanatla uğraşanlar, gazeteciler derken Sezen Aksu hedef alındı. Tehdidin dili camilerden duyulmaya başlandı.

İşin şaka kaldıracak yanı kalmadı. Muhalif olan herkesim sopayla, tehdit diliyle baş başadır.

Bu dönemde zamlar zırt pırt yapılıyor. Tehdit dili kullanılıyor, ayarı kaçmış durumda. Sopa açıktan gösteriliyor. Karşısında devrimci bir muhalefet yok. Nedense efendiler bir türlü birleşmiyorlar.

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments