Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), SÖZCÜ TV’ye verdiği 10 günlük ekran karartma cezası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yayın yasağının başladığı 9 Temmuz tarihinden itibaren Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden SÖZCÜ TV’ye destek mesajları gelirken, medya organları ve gazetecilerden de dikkat çekici dayanışma adımları geldi.
İlk tepki TELE1 kanalından geldi. Sunucu Mahir Baş, gece bülteni sırasında RTÜK kararını duyurduktan sonra, “SÖZCÜ TV’ye destek için ekranlarımızı birkaç saniyeliğine karartıyoruz” diyerek yayını 10 saniye boyunca kesintiye uğrattı. TELE1’in bu adımı sosyal medyada büyük destek gördü.
Yeniçağ: 10 Günlük Manşet Karartması
Köklü yayın organlarından Yeniçağ, ekran yasağını “basın özgürlüğünü hedef alan bir karar” olarak değerlendirdi. Gazete, 10 günlük yayın yasağı süresince her gün manşetini karartacağını duyurdu. Yapılan açıklamada, “YENİÇAĞ, doğrudan basın özgürlüğünü hedef alan bu girişime seyirci kalamaz. Bu cezayı, halkın haber alma hakkının engellenmesi olarak görüyoruz” ifadeleri yer aldı.
Köşe Yazarı Aslan: Halkın Haber Hakkı Karartıldı
İskenderun’da yayımlanan Söz gazetesinin köşe yazarı Şehmus Aslan da karartma kararını eleştiren bir yazı kaleme aldı. “SÖZCÜ TV ekranlarının karartılması, halkın haber alma özgürlüğünün karartılmasıdır” diyen Aslan, “Bir yayın beğenilmiyorsa izlenmez. Ama tüm kanalı karartmak sansürdür” ifadelerine yer verdi.
Simgesel Tarihte Karartma
SÖZCÜ TV’nin karartıldığı 9 Temmuz tarihi, Türkiye televizyonculuğu açısından da dikkat çekici bir anlam taşıyor. Ülkede ilk televizyon yayını, 9 Temmuz 1952’de İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından “İTÜ TV” adıyla başlatılmıştı. Kararın bu tarihe denk gelmesi, “İktidar ülkeyi 73 yıl geriye götürdü” yorumlarına neden oldu.
Basın Özgürlüğü Tartışması Yeniden Gündemde
RTÜK’ün verdiği karar, ifade özgürlüğü ve kamuoyunun doğru haber alma hakkı bağlamında yoğun eleştiri aldı. Gazeteciler ve yayıncılar, cezayı “demokratik toplum düzeniyle bağdaşmayan sansür” olarak niteledi.












