Türkiye, Karabağ’daki Rus barış güçlerinin kontrolünü eline alıyor

HomeAsya

Türkiye, Karabağ’daki Rus barış güçlerinin kontrolünü eline alıyor

Azerbaycan’ın Ağdam bölgesinde Cumartesi günü Rus-Türk izleme merkezi (Karabağ sorunlu tarafların temas hattına 8 km uzaklıkta), açıldı. Rus-Türk izleme merkezinde görevli Türk askerlerinin sahip olduğu imkan ve ayrıcalıklar, Rus basınında tartışmaları da beraberinde getirdi.

Rus-Türk izleme merkezinde hem Rusya ham de Türkiye’nin izleme ve gözlem için İHA’ları kullanacak olması, bazı Rus askeri uzmanlar tarafından Rusya için bir tehdit unsuru haline gelebileceği, benzer bir planın Suriye’de iki yıl önce yaşandığı, Türkiye’ye verilen hakların, bölgede konuşlanan tüm Rus askeri birliklerinin hareketlerinin izlenmesi anlamına geldiği endişesi dile getiriliyor.

Rus barış güçlerinin bölgedeki 27 gözlem noktasında gerçekleştirdiği işlevlerin neredeyse tamamen aynısın Rus-Türk izleme merkezinde de gerçekleştirilebileceği, fiziki olarak Türk askeri Karabağ bölgesinde olmasa da zaten tüm bölgeye hakim olacağı yorumları yapılıyor.

Rusya’nın saygın gazetelerinden Nezavisimaya, Vladimir Mukhin imzalı haberinde, Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı’nın, ‘bölgedeki barışı koruma birimlerinde insansız hava araçları’nın (İHA) kullanılacağı’ açıklamasına atıfta bulunuyor ve Rus-Türk kontrol merkezinde gerekirse, Dağlık Karabağ’daki hareketlilik uzaydan ve diğer hava ve yer keşif birimleri kullanılarak gerçekleştirilebileceğini bu anlaşmanın Türkiye’ye bölgede İHA kullanma ve elde edilen verilere ulaşma imkanı verdiğini belirtiyor.

Türkiye, Rus-Türk kontrol merkezinden bölgedeki tüm Rus askeri gücünün hareketlerini izleyecek

Rus Nezavisimaya Gazeta’nın Rus askeri uzman albay Şamil Gareev’e dayandırdığı haberinde Rus-Türk merkezi, Moskova’nın Bakü ve Ankara ile ortaklık ilişkilerini sürdürebilmesi için siyasi hedeflere ulaşmak için kurulduğunu, ancak askeri uzmanların yaptığı yorumlara göre, Türkiye’nin bu tür yollarla Rus birimleriyle birlikte İHA’ların kaydettiği tüm hesaplamalar yardımıyla, Dağlık Karabağ’da sadece Ermeni askerlerin ve nüfusunun hareketliliğini değil, aynı zamanda tüm Rus askeri operasyonlarını da kontrol edeceğinin altını çiziyor.

Merkezde görevli askeri personele ek olarak (yaklaşık 60 asker ve subay), başka Türk askeri birliklerinin Azerbaycan’a konuşlandırıldığı dikkate alındığında, bu durumun Rusya açısından endişe verici bir faktör olduğu vurgulanıyor.

Dahası, Türkiye’de hükümet liderinin; ‘Karabağ çatışması bölgesindeki ve Ermenistan sınırındaki her türlü askerleri hareketlilikte Türkiye’nin müttefiklerinin askeri desteğine hazır.’ Açıklamaları hatırlatılıyor.

Rus gazetesi haberinde, Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Azerbaycanlı mevkidaşı Zakir Hasanov ile Karabağ ihtilaf bölgesindeki izleme merkezi açılmasını görüştüğü ve Ankara’nın Azerbaycan’ın haklarını korumaya devam edeceğini belirttiği “Biz (Türkiye )“ bir millet ve iki devlet ”prensibinden hareketle Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında yer aldık ve almaya devam edeceğiz” sözlerine vurgu yaparak, Karabağ’daki izleme merkezinin bölgede ateşkesin, barışın ve istikrarın sürekliliğinin sağlanmasına yardımcı olacağını umduğunu söylediği sözlerini hatırlatıyor ve bu söylemin aynısının yakın zamanda iki yıl önce Rusya Savunma Bakanlığı temsilcileriyle Suriye’deki Rus-Türk eylemlerini ortak izleme işlevlerini tartışırken de dile getirildiğini ancak bu, Rus ve Türk birlikleri arasında birden fazla kez yaşanan çatışma durumlarından kurtulamadığını hatırlatıyor.

Türkiye’de bölgede İHA kullanacak

Merkezin izleme çalışmalarına dahil olan Türk askeri birimleri de İHA kullanacak. Ve son Karabağ savaşında kendini ispatlamış olan Bayraktar TB2 insansız hava araçlarını keşif ve saldırı için ölümcül bir silah olarak kullanma ihtimalini de dışlayamayız. Karabağ’daki Türk-Rus merkezinin açılış törenine katılan Türkiye Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, görevlerinin “ateşkes rejimini izlemek, ateşkes ihlallerini kayıt altına almak, tarafların şikayet ve sorunlarını dikkate almak olduğunu söyledi.

ihlallerin önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması ”. “Önleyici tedbirlerin alınmasıyla ilgili son cümle, aynı zamanda Türk barış güçlerinin İHA’larını, kendi bakış açılarına göre, Dağlık Karabağ’daki sorunlu tesislere karşı kullanma eğilimi olarak da görülebilir.

Bu durumda en büyük sorunun Suriye’deki davranışlarını dikkate alındığında Türk silahlı kuvvetlerine bağlı askerlerin bu tür karalarda oradaki Rus tarafına danışıp danışmayacakları olacaktır.

Türkiye, Transkafkasya’da ekonomik ve jeopolitik açıdan daha karlı projeleri uygulamakta kararlı

Bazı uzmanlar, Türkiye’nin Transkafkasya’da ekonomik ve jeopolitik açıdan daha karlı projeleri uygulamaya kararlı olduğuna inanıyor.

Rus askeri uzman, korgeneral Yuri Netkachev “Ankara Karabağ topraklarındaki etkisini güçlendirmek için” yumuşak güç “ve sosyo-ekonomik projeleri kullanmaya devam ediyor,” diyor.

Ağdam bölgesinde izleme merkezinin açılışını görüşen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları İlham Aliyev’in Bakü’nün kontrolüne giren topraklarda restorasyon çalışmalarına Türk firmalarının katılımından bahsettiğine dikkat çekiyor.

Rus askeri uzman sözlerine ‘Erdoğan için önemli olan, Ermenistan’ın daha önce Rus şirketleri tarafından işletilen Sotsk altın madeninin bulunduğu toprakların Azerbaycan’a devri. Şimdi şartlar değişiyor ve Türkiye’nin Azerbaycan’a Sotk altın madeni bölgesine girmesi için yardım etmesi olası ”şeklinde devam ediyor.

Netkachev’e göre Türkiye için bir diğer önemli proje, geçtiğimiz Cumartesi günü Moskova’da Azerbaycan ve Ermenistan temsilcileri tarafından tartışılan Transkafkasya’dan Hazar Denizi’ne yeni ulaşım yollarının oluşturulmasıyla ilgili.

Uzman, “Moskova yeşil bir koridor açıyor, böylece Ankara bölgede ve Orta Asya’da daha da fazla etkiye sahip olacak” diyor.

‘Ermenistan Rusya’ya sırtını dönecek ve AB ve NATO’ya entegre olmaya başlayacak’

Ermenistan’da, yeni ABD yönetimindeki ortaklarının desteğiyle, görünüşe göre yeni bir dış politika eğiliminin oluştuğuna dikkat çeken askeri uzman sözlerine şöyle devam ediyor:

“Yeni ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Azerbaycan ile askeri işbirliğini yasaklamakla tehdit etti. Bildiğiniz gibi, geçen hafta Washington’un Dağlık Karabağ çevresindeki durumun çözülmesine aktif katılımından bahsetti, güvenlik alanında yardım ve AGİT Minsk Grubu formatında aktif eylemler sözü verdi ” diyor ve ekliyor.

Blinken, “Kafkasya’da kalıcı bir barışın sağlanmasının sadece Rusya, Azerbaycan ve Türkiye’nin değil, ilgili tüm tarafların çıkarları dikkate alınarak mümkün.” sözlerine vurgu yapıyor.

Tüm bunlar Trump yönetiminin aksine Biden yönetiminin bölgede hem direk hem de Türkiye gibi müttefeikleri aracılığıyla Rusya’ya daha çok baskı yapacağı yorumlarını akıllara getiriyor.

Gazete haberinde, Ermenistan’da iki yıl önce ülkede bulunan 102. Rus askeri üssünün boşaltılması çağrısında bulunan Ermeni lider Nikol Paşinyan’ın pozisyonuyla birlikte Rus karşıtı söylemlerin büyümesine dikkat çekilerek, Ermenistan Avrupa Partisi Genel Başkanı Tigran Khzmalyan’ın “Karabağ’da meydana gelen savaşın sonucunda Ermenistan Rusya’ya sırtını dönecek ve AB ve NATO’ya entegre olmaya başlayacak ” ifadelerine vurgu yapıyor.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments