Korona Önlemleri çok mu çabuk gevşetiliyor?

HomeWelt

Korona Önlemleri çok mu çabuk gevşetiliyor?

Birçok Avrupa ülkesinde ve Türkiye`de  Covid-19 önlemleri şu günlerde peyderpey gevşetiliyor.

Birçok yerde mağazalar açıldı, çocuklar tekrar okula gidiyor, dışarı çıkma kısıtlamaları esnetildi. Birçok kişi bu adımın erken atıldığı görüşünde. Avrupa basını, yurttaşların yetkililere boyun eğmesini ve siyasetin içinde olduğu açmazı değerlendiriyor.

Avrupa merkezlerinde önlemlerin erken gevşetildiği yönünde tartışmalar devam etmekte.

Sizler için tepkileri derledik.

 

Fransızlar devletin kucağında

Le Figaro için yazan deneme yazarı, Jean-Philippe Vincent, Fransa halkının, devletin kendi adlarına karar vermesinden hoşnut olduğunu düşünüyor:

“Fransızlar sorumluluk duygusu olmayan yetişkinler olarak görülüyor -üstelik kendileri de aynı görüşte.

Sokağa çıkma kısıtlamasının uzatıldığı her geçen gün hükümetin kendilerine vereceği talimatları bekliyor. … Elbette bazılarının, Korona kriz yönetiminin şu ya da bu kısmını eleştirdiği de oluyor. … Ama bu eleştiri nihayetinde yüzeysel kalıyor. Çoğu kişinin hükümeti eleştirme sebebi, mevcut krizin yol açtığı tüm sıkıntılara karşı kesin ve verimli bir hamle yapmamış olması.

Aslında hükümetin sihirli bir değneği olmasını ve asla hata yapmamasını istiyorlar. Birçok Fransız ‘bağımlı’ hale geldi, otorite artık günlük doz sınırı olmayan bir uyuşturucu gibi. Devletin kucağına sığınma çağına hoş geldiniz!”

Macaristan

İnsan onuru gözden kaçırılmamalı

Yayıncı Péter Techet, hvg’deki yazısında, Korona krizinde insan hayatının korunmasıyla insan onurunun korunmasının çatışabileceğini yazıyor:

“İnsan onuru, bu katı kısıtlamalar karşısında sunulacak yeterli bir argüman değil. Ancak kısıtlamanın fazla uzaması ya da orantısız olmasıyla insan onuru üzerinde bir tehdit olabilirler. Burada elbette ev ortamında hapis kalan çocukların, hastanelerde Korona vakalarına yer açmak için alelacele taburcu edilen hastaların ya da ekonomik daralmanın hayatlarını mahvettiği insanların sıkıntılarından söz edilebilir. Alınan her önlemde, insan onurunun en yüksek değer olduğu unutulmamalıdır. İnsan hayatı, sadece ve sadece bu onurun zarar görmemesi durumunda korunmalıdır.”

Sanki ikinci dalganın gelmesi isteniyor

Budapeşte’de insanlar birinci enfeksiyon dalgasının yarattığı dehşeti çoktan unutmuşa benziyor, diyor hükümete yakın Magyar Hírlap:

“Yurttaşların kendilerini evlere kapamaktan ve hapis hayatı yaşamaktan bıkmış olmaları anlaşılır bir durum. Budapeşte sokaklarında trafik neredeyse eski düzeyine gelmiş durumda ve Paskalya yortusu öncesi yaşanan alışveriş çılgınlığı, biyolojik silaha eşdeğer bir deneyim oldu. İnsanlar öğleden sonra Margaret Adası’nda koşuya çıkıyor, sayfiye bölgesi Normafa ise her gün insanlarla dolup taşıyor. Anlaşılan o ki, insanlar ilk korkuyu atlatır atlatmaz daha ağır ikinci bir tokadın, yani pandeminin ikinci dalgasının suratlarında patlamasını arzuluyor.”

Ingiltere

Açılım çok yavaş

Boris Johnson, Britanya hükümetinin sokağa çıkma kısıtlamasını yavaşça gevşetmek niyetinde olduğunu açıkladı. The Daily Telegraph bunu korkakça buluyor:

“Ülkede insanların biraraya gelmelerini yıllarca yasaklayarak bu seneki ölüm vakalarını -tüm ölümler dahil olmak üzere- 650 binden ancak 600 bine indirebiliyorsanız bu önlemler çok yüksek bir bedel demektir. Birileri, hükümetin bunun makul bir bedel olarak kabul ettiğine gerçekten inansa, tamam. O zaman hükümetin aklını yitirdiğini, ülke yönetmeye uygun olmadığını düşünürsünüz belki, ama en azından neden böyle tavır sergilediğini anlarsınız. Fakat işin aslı, yaptığının yanlış olduğunu hükümet de biliyor. Bakanların ve danışmanlarının her gün televizyona çıkıp önerdiği kadar uzun süre bunu sürdürmek ahlaki olarak kabul edilebilir değil.”

Belçika

Yurttaş, doğru davran!

Belçika Korona kısıtlamalarını gevşetiyor ve sınırlı oranda sosyal temaslara izin veriyor. Ancak bunun için yurttaşların disiplinli davranması gerekiyor, diyor De Morgen:

“Halkın büyük çoğunluğu doğru bir tutum içinde olsa da kurallara aykırı davranan bir grup her zaman olacaktır.

Koronavirüs böylesi bir bencilliğin gözünün yaşına bakmadığını gösterdi. Normal bir topluma geri dönüş, üç aktörü olan ölümüne ciddi bir oyunu andırıyor. Aktörlerden biri bu sinsi virüs, ikincisi hükümetlerin tüm becerileri ve eksikleriyle yaptıkları. Diğeriyse biz yurttaşlar. Özel düzenlemeler her zaman soru işaretlerine neden olur. … Hükümetin bizden talep ettiklerini mümkün olduğunca yalın şekilde yorumlamalıyız: Aklınızı başınıza alın ve doğru davranın! Ya böyle davranırsınız ya da polis devleti gelir.”

 

Türkiye

Erdoğan imajı korumaya çalışıyor

 Türkiye’de 11 Mayıs’ta AVM’ler ve kuaförler açılacak, THY ise Mayıs sonu itibariyle uçuşlarına başlayacak. T24, bunların Erdoğan’ın olumlu manşet ihtiyacından kaynakladığını düşünüyor:

“Bir yanda CHP’li belediyelerin başarısı, diğer yanda istisnasız hepimizi bekleyen ekonomik darboğaz, işsizliğin daha da artışı, zaten kriz var, Erdoğan’ı virüsle mücadelede bir an önce “başarı kazanıldığı” imajının yerleşmesine, halkı buna inandırmaya çalışıyor. AVM’lerden maçlara, uçak seferlerinden berberlere kadar alınan kararlar bunun sonucu. Bilim Kurulu üyeleri ise, sürekli uyarmaya devam ediyor. … ‘Normalleşme’ ölçülerine bu kadar hızlı dönüş, beraberinde olağanüstü tehlikeleri getiriyor.”

Fransa

Kültür ikincil bir alan değil

Fransa’da festivallar en erken temmuz ayı ortasında başlayacak, ama tiyatrolar, sinemalar ve konser salonları şimdilik kapalı kalacak.

Star keman virtüözü Renaud Çapuçon, Le Journal du Dimanche‘de yayınlanan yazısında, önlemleri gevşetme stratejilerinde kültür ve sanatı bu kadar arka sıralara koymanın büyük bir saçmalık olduğunu öne sürüyor:

“Kültür dünyasını gevşeme önlemleri sıralamasında en son vagona koymak, misyonumuza, kimliğimize, bizim de katkılarımızla oluşan kültürel çekiciliğimize aykırı. … Biz sanatçılar uyum göstermeye hazırız; tutkulu ve dayanışmacı izleyicilerimizin özel koşullara ayak uydurmaya hazır olduğundan eminiz.

 

Bach’a, La Fontaine’e, Ravel’e ve Molière’e o kadar ihtiyacımız var ki! … Organizasyon, yöntem ve yaratıcılığımızla bu durumun üstesinden gelebiliriz. Beceriklilikle kendimizi yeniden keşfetmeliyiz.”

Rusya

İkinci dalga riski

Novaya Gazeta, önlemlerin çok erken gevşetilmesinden endişeli:

“Yeni bir enfeksiyon dalgasının gelmekte olduğunu atlamamalıyız. Ama birçok ülkede hükümetler bir insanın hastaneye gidecek kadar hastalandığını 7-10 gün sonra öğreniyor. Ayrıca enfekte kişilerin kiminle temas ettiğini izlemek için eksiksiz bir sisteme ihtiyaç var. … Metropollerin tıka basa dolu toplu ulaşım araçlarında güvenli fiziksel mesafe kuralına uymak pek mümkün olmayacak.”

Hırvatistan

Turizm, epidemiyolojik saatli bomba gibi

 Hırvatistan’ın bugünden itibaren turizm sektörü de dahil olmak üzere Korona önlemlerini yavaş yavaş gevşetmeye başlaması, Jutarni list’e göre riskli bir adım:

“Bir saatli bombaya benzeyen salgının ne zaman ve nasıl nasıl gelişeceğini bilemememiz, Hırvatistan’a turistik giriş koşullarında liberalleşmeye gidileceğine dair iyi haberleri gölgeliyor. Turizm GSYİH’nin yüzde 15 ila 18’ine tekabül ediyor. Yani bu sektörün faaliyete başlaması önemli. … Bugün toplanacak Avrupa ülkeleri bakanlarının yanıtlaması gereken bir soru: Paraya kıyıp çıktıkları tatilleri sırasında turistler kriz yönetiminin aldığı önlemlere uyacak mı, fiziksel mesafeyi korumak ve ev sahiplerine virüs bulaştırmamaya dikkat etmek isteyecek mi acaba? Olabilir. Peki ama sıcacık güneşin altında, deniz kenarında yatarken bunun önemli olmadığına karar verirlerse?”

Danimarka

Bölgesel farklar gözetilmeli

 Danimarka’nın başkentindeki Covid vakalarının sayısı kırsaldakinden çok daha yüksek. Güney Danimarka’ya yayınlanan Jydske-Vestkysten, kısıtlamaların bölgesel olarak gevşetilmesinden yana:

“Şu aşamada, ülkemizdeki farkları gözeten türden akıllı çözümlere ihtiyacımız var. Ekonomik hayatın yeniden işlemeye başlaması Danimarka’nın dört bir yanında önemli. Ancak bunu yapmak kimi yerlerde daha kolay olacaktır.

Örneğin virüsün yayılımı, Danimarka’nın güneyinde ve Nordschleswig bölgesinde, Seeland ya da Herning’e kıyasla çok daha düşük. Bu nedenle bulaşma riskinin en düşük olduğu o bölgelerdeki kısıtlamaları gevşetmek mantıklı olacaktır. Bizim bölgemiz de bunlardan biri.”

Finlandiya

Öğretmenlerin aldığı risk unutulmamalı

Finlandiya’da okulların açılması kararı alınırken öğretmenlerin sağlığı göz ardı edilmemeli, diyor Kainuun Sanomat:

“Başbakan Sanna Marin şu sıralar her biri diğerinden farklı koşullarda evde oturan çocuklar için kaygılanıyor. … Oysa okullarda çocukların dışında yetişkinlerin de bulunduğu gerçeği pek dikkat çekmiyor. … Okullarda, risk grubu içinde yer alan çok sayıda öğretmen çalışıyor.

Bu insanların herhangi bir koruyucu donanımı olmadan yüzlerce insanla yakın temas halinde çalışmaları mı bekleniyor?

Hükümetin şimdi düşünmesi gereken şey, ders yılının bitimine iki hafta kala okulların açılmasının, sosyal açıdan okula gitmeye ihtiyaç duyan çocukların durumunda iyileştirme yapıp yapmayacağı ve bunun binlerce öğretmenin hastalanması riskine değip değmeyeceği.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments