75.yildönümünde Avrupa ikinci Dünya savaşını tartışıyor …

HomeWelt

75.yildönümünde Avrupa ikinci Dünya savaşını tartışıyor …

Almanya 8 Mayıs 1945’te müttefik kuvvetlere teslim oldu. İkinci Dünya Savaşı ve Avrupa’daki Nazi işgali bu tarihte sona erdi.

Moskova’daki askeri resmi geçit gibi planlanan büyük törenlerin Korona pandemisi yüzünden iptal edilmesi, anma gününün tartışılması engelleyemedi.

Almanya

Berlin bu yıl 8 Mayıs’ı bir kereye mahsus olmak üzere resmi bayram ilan etti. Bu günün kalıcı bir bayram olmasını isteyen sesler giderek artıyor. Ancak Tagesspiegel‘e göre 8 Mayıs’ı sadece İkinci Dünya Savaşı’nı kazananlar her yıl kutlayabilmeli:

“Nazi rejimini devirmek için büyük bir bedel ödeyen uluslar için, temerküz kamplarından, çalışma kamplarından kurtarılanlar için ve savaştan sonra özgür bir ülkede yaşayabilen Almanlar için. … En doğrusu, savaşın galiplerinin bu günü kutlamaya devam etmesi ve Almanların da tevazu içinde savaşta kendilerinin fail olduğunu hatırlaması. Nasyonal Sosyalizm’de çoğu Alman’ın sorumluluğu olduğunu ve son ana kadar Nazilere destek olduğunu hatırlaması. … İşte bu yüzden 8 Mayıs Almanya’da bayram değil resmi bir anma günü olmalı.”

İtalya

Milliyetçilik ve popülizmi yenemedik

Tarihçi Agostino Giovagnoli Avvenire‘deki yazısında demokrasi ve uluslararası işbirliğinin 1945’ten sonra da kendiliğinden gelişen bir şey olmadığını vurguluyor:

“Savaş sonrasının koşulları kendiliğinden bir uluslararası dayanışma ortamının doğmasına elverişli değildi. Örneğin İtalyanlar faşist zihniyetle aralarına mesafe koymuyordu, [İtalya’nın yeni sınırlarının nereden geçeceği konusundaki] sınırlar sorusu duygusallık yüklü, kritik konulardı. Ama halk, bizim halkımız da, demokratik olarak seçilmiş ve ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenen egemen bir sınıf buldu kendine. Savaştan sonra barış ve işbirliği içinde bir dünyayı planlayan, hatta kendi seçmeninin iradesine aykırı olsa da bu planları uygulayanlar egemen sınıflardı. Kıssadan hisse: Popülistler ve demagoglar kendi halklarının en tehlikeli düşmanlarıdır.”

Çek Cumhuriyeti

En büyük bedeli Sovyetler Birliği ödedi

 Almanların hakkından gelemediği ülke SSCB’ydi, diyor Právo:

“Zaferin bedeli, ülkenin ve başka Avrupa halklarının kurtarılmasının bedeli çok ağır oldu: Sovyet vatandaşı, Rus, Ukraynalı, Beyaz Rus, Gürcü ve başka milletlerden 27 milyon insan öldü. Stalingrad önlerinde göğüs göğüse verilen savaş, Çeklerin günün birinde Uralların ötesindeki Alman köleleri olup olmayacağını belirledi.

Amerikalılar ve İngilizler de çok iyi biliyorlardı ki Sovyetler zafer kazanmadan Hitler’in hesabı görülemeyecekti. Sonunda Avrupa entegrasyonunun yolunu açan, Sovyetlerin verdiği kurbanlar oldu. Çünkü Avrupa entegrasyonun en temel şartı, Alman Nazizminin ve militarizminin yok edilmesiydi.”

Rusya

 Kremlin savaşı propaganda malzemesi yaptı

 Vedomosti günümüzdeki Rus yönetiminin savaş konusunu güncel siyaset ve propaganda amaçlı suistimal etmesini eleştiriyor:

“Günümüz halkına, bilgece kararlar veren, dış baskılara boyun eğmeyen, ulusal çıkarları koruyan, zaferden zafere koşan, sütten çıkmış ak kaşık gibi bir devlet resmi çizen tek ülke Rusya. Ama vatan için verilen o ulu savaşı böyle anlayan bir devlet, tarihin ayrıntılı ve nesnel bir şekilde analiz edilmesini umursamıyor. Toplumsal bilinci manipüle etmek için eski savaş mitlerinin yeniden canlandırılmasına, yeni mitler yaratılmasına ihtiyacı var bu devletin. Böylece Batı dünyasının ve komşuların – ‘Rusya’yla artık ayırt edilemeyen’- Sovyetlere ihaneti iyice abartılabiliyor.”

Bulgaristan

 Saygımız sonsuz, ama Kızıl Ordu özgürlük getirmedi

Siyaset bilimci İvan Krastev, Deutsche Welle‘nin Romanya Servisi’nde, 8 Mayıs tarihinin Doğu Avrupa’da tezat duygular yarattığını söylüyor:

“Nazileri Doğu Avrupa’dan atmak için milyonlarca Sovyet insanı öldü gerçi, ama bu yine de Moskova yönetimine Doğu Avrupa ülkelerinin kurtuluşlarını ne zaman kutlayacaklarını belirleme hakkını vermez. Sovyet askerlerinin kendilerini feda etmesi saygıyı hak ediyor. Sovyetler Birliği’nin Hitler’in mağlubiyetindeki rolünü küçümsemek de tarihi revizyonizmden başka bir şey değildir. Ama Sovyet mareşallerinin ve Doğu Avrupa’daki tankların heykelleri özgürlük anıtı olamaz yine de. Sebebi çok basit: Çünkü bu mareşaller ve tanklar Doğu Avrupa için kurtuluş değildi.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments