8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü “Kutlama mı? Anma mı?”

Derya Özmen

Öncelikle 8 Mart, bir kutlama değil, anma günüdür!

Göz ardı edilemeyecek önemdeki sebebine gelince: 1857’de, ABD’de greve giden dokuma işçisi kadınlar ve 8 Mart 1917’de Şubat Devrimi’nin kıvılcımını çakan Petrogradlı dokuma işçisi kadınlar için bir anma günüdür 8 Mart.

Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan, 164 yıl önce greve giden New Yorklu kadın dokuma işçileri ile 1917’de Şubat Devrimi’nin fitilini ateşleyen Petrogradlı kadın emekçilerin mücadelesini anar.

8 Mart, Yanarak Ölen 129 Kadını Anma Günüdür

8 Mart 1857’de, New York’ta bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, 16 saatlik iş gününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle greve başladı. 40 bin kadın işçinin örgütlediği bu grev o zamana kadar ki en kitlesel kadın eylemlerinden biriydi.

Eylemi durdurmak isteyen polis kadın işçilere saldırmış, fabrika yönetiminin de desteğiyle binlerce işçiyi fabrikaya kilitlenmişti. Bu sırada çıkan yangında içeride kilitli kalan işçilerden 129’u yanarak can verdi.

Olay, dönemin ABD basınında neredeyse hiç yer almadı. Fabrika yönetimi ve polisin tavrı halktan gizlenmeye çalışıldı. Buna rağmen, işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

 

 

Clara Zetkin ve Kadın Mücadelesi

 

Kadınlar günü ilk olarak, 1909 yılında Amerikan Sosyalist Partisi’nin çağrısıyla Şubat ayının son pazar gününde kutlandı. Düzenlenen gösterilere katılan kadınlar, seçme ve seçilme hakkının yanı sıra çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etti. Ancak uluslararası bir boyut kazanamadı.

1910 yılında Kopenhag’da gerçekleştirilen İkinci Enternasyonal’e bağlı Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, kadın ve emek mücadelesi masaya yatırıldı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin, bu konferansta yaptığı konuşmada kadınlar için bir mücadele günü belirlenmesi gerektiğini söyledi. Zetkin’in önerisi kabul edildi, her ülkenin sosyalist kadınlarının her yıl aynı gün, kendi ülkelerinin işçi sınıfı örgütleriyle mutabakat içinde bir kadınlar günü düzenlemesi kararlaştırıldı.

Kadınlar günü temel olarak,  dünyanın neresinde olursa olsun, kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadeleyi yükseltme amacını taşıyordu. Kadınların seçme ve seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele, bütün dünya kadınlarının ortak mücadele ilkelerinin başında yer almaktaydı.

Uluslararası anlamda ilk emekçi kadınlar günü 19 Mart 1911’de düzenlendi. Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gösterilere katılan on binlerce kadın seçme ve seçilme hakkının yanı sıra kadınlara iş ve mesleki eğitim verilmesi, çalışma alanlarında kadın-erkek eşitliği sağlanmasını talep etti.

 Neden 8 Mart?

Kadınlar Günü’nün 8 Mart’a denk getirilme kararı, 1921’de Moskova’da yapılan Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda alındı.

Bu kararla 8 Mart, 1857 yılında yaşamını yitiren 129 kadın işçinin ve 8 Mart 1917’de Şubat Devrimi’nin fitilini ateşleyen grevleri başlatan, “ekmek ve barış” sloganıyla sokaklara dökülen Petrogradlı dokuma işçisi kadınların anısına, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak dünya kamuoyunun gündemindeki yerini aldı.

Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihinin sabitlenmesi ile Sovyetler Birliği’nde ve daha sonra kurulan tüm sosyalist devletlerde bu gün resmi tatil ilan edildi.

 

8 Mart Faşizme Karşı Direnişin de Günüdür

İzleyen yıllarda kadınlar, 8 Mart anmalarında ülke ve dünya gündemi ile gelişen olumsuzlukları da protestolarına konu etti. 1937’de İspanya’da kadınlar, 8 Mart’ta kitlesel gösterilerle faşist Franco rejimini protesto etti.

8 Mart 1943’te ise İtalya’da kadınlar, Mussolini yönetimini hedef alan gösteriler yaptı.

Tıpkı 1940’larda İkinci Dünya Savaşı’nda savaşmak üzere çocuklarını asker göndermek istemeyen Avrupalı kadınlar gibi… 1960’larda da ABD’li kadınlar, Vietnam Savaşı’na oğullarını göndermek istemediklerini dile getirdi.

 

Türkiye’de İlk 8 Mart

 

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında, iki komünist kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova’nın girişimi ile gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra yıllar boyunca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına izin verilmedi. 1975 yılında “Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı” ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye’de “Kadın Yılı Kongresi” gerçekleştirildi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün 1975 yılında kutlanmaya başlamasında İlerici Kadınlar Derneği’nin faaliyetleri de etkili oldu. Böylece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapalı ortamlardan sokaklara ve meydanlara çıktı. İlerici Kadınlar Derneği, işçi sınıfı ile kadınları bir araya getirerek haklarını aramaya çağıran bir sivil toplum örgütüydü. Kurulduğu andan itibaren kısa sürede yurt çapında 33 şube ve 35 temsilcilik aracılığıyla 15 bine yakın üyeye sahip oldu. “Kadınların Sesi” adlı yayın organı ile 35 bin kişiye ulaşabiliyordu.

12 Eylül Darbesi’nden sonra tekrar askerî cunta yönetimi tarafından dört yıl süreyle hiçbir kutlama yapılmasına izin verilmedi.

1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından kutlanmaya devam edilmektedir. Bu yeni dönemin temel farkı, eskiden sadece sosyalist kesimin sahiplendiği bu günün artık hemen tüm kadın kuruluşlarının yanı sıra adeta resmi bayram gibi devlet yetkilileri ve kurumları tarafından da kutlanmaya, hatta şirketlerin de reklam ve pazarlama faaliyetleri ile buna katılmaya başlamasıdır. Öte yandan, günümüz Türkiye’sinde 8 Mart’ı Komintern’in 1920’li yıllardaki “sınıfa karşı sınıf” politikalarının bir yansıması olarak adlandırıldığı şekilde, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlayanlar da olduğu görülmektedir.

2003 yılında yurt çapındaki çeşitli Dünya Kadınlar Günü kutlamaları arasında Taksim’de başlayan ve her yıl 8 Mart’ta tekrarlanan Feminist Gece Yürüyüşü sonraki yıllarda başka şehirlerde de yapılmaya başladı.

2014 yılında İstanbul Valiliği tarafından Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’nin yürüyüş ve miting yapılabilecek yerler listesinden çıkarılmasından sonra 8 Mart günü İstiklal Caddesi’nde Feminist Gece Yürüyüşü yapılmaya birkaç yıl devam edildiyse de 2019 yılında polis İstiklal Caddesi’nde toplanan binlerce kişinin yürüyüş yapmasını engelledi. Önceki yıllarda olduğu gibi yürüyüş yapmakta ısrar eden kalabalık göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiler kullanılarak dağıtıldı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükûmet yetkilileri ve Milliyetçi Hareket Partisi başkanı Devlet Bahçeli tarafından İstiklal Caddesinin girişindeki Taksim mescidinden okunan yatsı ezanı sırasında slogan ve ıslıklara devam edilerek ezanın protesto edildiği, ezana saygısızlık edildiği iddialarında bulunuldu. Kadın örgütleri ise söz konusu iddiaları yalanladı. 10 Mart akşamında bir grup “Ezana uzanan eller kırılsın” sloganlarıyla Taksim’de bir gösteri yapmak istedi fakat polis göstericileri müdahale ederek dağıttı.

 

Kaynak:Wikipedi

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x