Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

KİMLİKLER

Mustafa Kumanova by Mustafa Kumanova
11/12/2020
in Manşet Haberler, Yaşam
A A
0
KİMLİKLER
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Kötülüğün olduğuna herkes inanır. Fakat bu soyut bir inanıştır. Kötülüğün soyut hali havsalamızda daha çok yer alır. Çünkü hiç kimse kendiyle kötülüğü örtüştürmez. Her insan kendine göre iyidir ve kötülük onun yakınında bile değildir. “Kötülük iyinin içindedir,” derler. Kötülük artık içimizde değil. Dışımızda. Kötülük soyut halinden çıkıp ete kemiğe bürünmüş bir halde ülkemizde. Ve o kötülük bizi yönetiyor. Hesapsız kitapsız her kötülüğü yapmayı kendine hak görüyor. Çünkü kötülük ve iyilik onda yer değiştiriyor. Ezilen bir halkın kötülüğüne olan her şey ona göre iyilik. “Bir akıllı bir bilgenin dediğine göre, eğer elinizin altındaki tek araç bir çekiç ise, dünyayı bir çivi olarak görürsünüz.” Somut hale gelen kötülük, parayı ve gücü ele geçirmek ve saltanat kurmak için ülkeyi ve içindekileri dönüştürülmesi ve ele geçirilmesi gereken bir düşman olarak görüyor. Sırf para için kötülüğü iktidara omuzlarında taşıyan insanlığın ruhsal eksikliğinin kişilikleri ise ekolojik yıkımın ortasında para ve gücün hiçbir işe yaramadığının ayırdına vardıklarında pişman olacakları bir toprak parçası dahi ortada kalmayacak. Buna rağmen kötülük ve ele geçirdiği kişilikler gün be gün daha da çok parayla ve şiddetle besleniyorlar. Toplumsal şiddet toplumsal kargaşanın cenderesinde bir patlama noktası arıyor. Ve fasit bir dairenin içerisinde kaos şiddeti, şiddet kaosu günden güne sessizce ve derinden besliyor. Hepsinin merkezinde de kötünün iyilere biçtiği “bizden olanlar/bizden olmayanlar” ayrımcılığına dayanan kimlikler yer alıyor. Ve bu kimlikler içerisinde olası şiddeti de barındırıyor.

İnsanlar doğar ve var olurlar. Doğduktan sonra ne olacaklarına karar verirler. Hiçbir insan bir siyasi partiye, bir ulusa, bir dine ait olanlar olarak doğmaz. İnsanlar belli bir amaca hizmet etmek ya da bir fikri yerine getirmek için de doğmazlar.

Sadece doğarlar.

Sadece var olurlar.

Her şeyin ötesinde her insan çıplak ve özgür doğuyor. Hayatı boyunca hayattan ne anlam çıkardığına göre seçimlerini özgürce(?) yapıyor ve bireyin tutkuları-sonraki kimlik arayışları- hangi yolda ilerleyeceğini seçmesinde belirleyici oluyor. Bunlar gerçekten özgür olan bir birey için geçerli. Ama birey yalnız başına değildir ve bir toplum içinde yaşıyor. Ve o toplum da sınıflardan oluştuğu için ve toplumun alt yapısı sömürüye dayandığı için kimlik seçiminde ve tutkularının bağımsızca kimlik seçimlerinde hareket etmesinde ne kadar özgür davranabiliyor? Ve özün gerçek olmadığı, görüntünün gerçekmiş gibi sunulduğu bir medeniyette sunulan kimlikler birilerinin dayatmasından ibaret olmadan alt yapısı sömürmeye dayanan bir toplumda nasıl saf ve temiz olabilirler? Sömürüye dayanan bir düzen içerisinde çoğunluğun azınlığın kölesi haline getirildiği ve gittikçe de tarihsel birikimi içinde zenginliğin ve bolluğun belirli ellerde toplandığı günümüzde o çoğunluğa kimlikler adı altında sömürünün üzerini örtmek için sunulan görüntüler ne kadar gerçekçiler?

Duyguların okşanması ya da üstünlük elde etme hissi herkesin hoşuna gider. Hele ki bir kimlik bunları sağlayabiliyorsa sorgusuz sualsiz o kimliği sahiplenir üzerimize geçiriveririz. O kimlik artık bizim kıyafetimiz olur.

Daha da ötesi giydiğimiz bu kıyafeti o kadar severiz ki benliğimizle özdeş hale getiririz. O kimliğe herhangi bir saldırı olduğunda taarruza geçer ama biz de sahip olduğumuz kimliğin verdiği üstünlükle komplekslerimizi ve duygularımızı okşadığından alt kimlikleri gördüğümüzde saldırmaktan ve ezmekten imtina etmeyiz. Yaşarken birçok kimliğe ihtiyaç duyarız. Bu kimliklerin kendimizi ifade etmemizin basit yolları olduğuna kanaat getiririz belki de. Kendimizi çoğunluk hissetmemizin yolu da çoğunluğun sahip olduğu kimliklere sahip olmaktır. Bir kimlik çoğunluk haline getirildiğinde ise o çoğunluğu oluşturan insanların beyinlerinin ele geçirilmesi, onların güdülüp istenilen istikamete yöneltilmesi ve neticesinde farkına varamayacakları şekilde gizliden ve görünmez şekilde sömürülebilmesi kolay hale gelir. İnsanlar kimlikler vasıtasıyla finansal ve sosyal başarıya ulaşarak ontolojik değerlerini kanıtlayabilecekleri yanılsaması içinde yaşıyorlar. Kendilerini kimlikleriyle ifade edebildiklerini varsayıyorlar. Bu onlara bir üstünlük hissi veriyor. Ve fayda ve çıkarlar kamçılandığı ve teşvik edildiği ölçüde kimlikleri uğruna sergiledikleri davranışların, politika yoluyla sağlanan meşruluk bir savunma mekanizması oluşturmaya olanak verdiğinden, kendi kimliğinden olmayan karşısında gösterdiği şiddet, normalleşiyor ve içsel hale geliyor.

Sömürüyü gizleme ve siyasi üstünlüğü sağlama doğrultusunda burjuva sınıfı tarafından sömürülenler üzerinde yaratılan tüm bu çoğunluk kimlikler nihayetinde sürekli bir şekilde şiddeti doğururlar. Şiddet ve kimlik iç içe geçer. İçerisine politika bulaştırılmış şiddetsiz bir kimlik, kimliksiz bir şiddet pratikte neredeyse hiç yoktur. Kapitalist bir burjuva için kar elde ettiği sürece bir işçinin dini, milliyeti, ırkı, rengi, kültürü, dili hiçbir surette bir önem arz etmese de siyasi üstünlük kurma açısından sömürdüklerinin sömürüldükleri için değil kimlikleri için mücadeleye yönlenmesinde ve bu doğrultuda kışkırtılmasında fayda vardır. Yaratılan şiddet ise kar getirdiği sürece meşru hale getirilerek toplumsal yapının çeşitliliğine göre dincileştirilir veya millileştirilir.

Doğumumuzdan itibaren üzerimize giydirilen kimlikler karnımızı doyurmaktan daha değerli değiller. Çalınan emeğimizden, çalınan hayallerimizden, çalınan umutlarımızdan daha değerli değiller.

Geleceğimizi kimlikler belirlememeli.

Çünkü,

İnsan bir kimlikle doğmaz.

Her insan çıplak doğar.

Ve sonradan “giydirilir”.

 

Mustafa Kumanova

 

Tags: KimliklerMustafa Kumanovavatan
Previous Post

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Erdoğan’ın “Anayasal suç işlediğini” söyledi.

Next Post

Gidenlerin ardından… ”TAMER ARDA”

Mustafa Kumanova

Mustafa Kumanova

Yazarın Diğer Yazıları

Hamburg Kürşat Timuroğlu’yla Buluştu
Manşet Haberler

Hamburg Kürşat Timuroğlu’yla Buluştu

02/03/2026
Devrimci Mücadelenin Değerli Militanı Ahmet Akif Mücek’i Kaybettik!
Manşet Haberler

Devrimci Mücadelenin Değerli Militanı Ahmet Akif Mücek’i Kaybettik!

14/12/2024
Hüseyin Yavuz’la “Limonlu Mektuplar
Manşet Haberler

Hüseyin Yavuz’la “Limonlu Mektuplar

01/12/2022
Benim Kahramanım Bir Terzi
Manşet Yazarlar

Benim Kahramanım Bir Terzi

06/08/2022
Bankalar Neden Demokrasi İstemezler?
Ekonomi

Bankalar Neden Demokrasi İstemezler?

06/06/2022
Manşet Haberler

Sessiz Yığınlar

14/03/2022
Next Post
Tamer Arda yaşıyor!

Gidenlerin ardından... ''TAMER ARDA''

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

by Banu İmer
18/04/2026
0

Eskiden, Amerika’daki okullara yapılan saldırıları öğrenirdik haber kanallarından. Dehşet içinde izler ama dehşeti yaşamazdık. Bizde böyle şeyler olmadığına şükrederdik belki...

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak ticari gemilere açık olduğunu açıkladı. Donald Trump ise İran’ın boğazı “bir daha...

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

by Sonhaber
18/04/2026
0

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırıların ardından sosyal medyada yayılan tehdit içerikli paylaşımlar üzerine güvenlik birimleri harekete geçti. Bursa ve...

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

by Sonhaber
18/04/2026
0

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 21 Nisan’da Lüksemburg’da gerçekleştirecekleri toplantıda İsrail’e yönelik olası yaptırımları yeniden gündeme alacak. Diplomatik kaynaklara...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik