Pazar, Nisan 26, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Çoklu bir dil hareketi lazım

Hüseyin A. Şimşek by Hüseyin A. Şimşek
10/03/2021
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yaşam
A A
0
Çoklu bir dil hareketi lazım
0
SHARES
3
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

HÜSEYİN A. ŞİMŞEK

Türkçe’den, “problemi olmayan bir dil” şeklinde bahsetmek mümkün ve doğru mu? 2000’li yılların başında bu soruya yanıtlar aramış, ilgili bir dizi polemik yapmıştık. Tartışmayı yürütenlerden biri Orhan Akalın’dı ve şu belirlemelerde bulunmuştu:

“… Türkçe ziyadesiyle problemli bir dildir. Yalnızca tek bir konudan bahsetmek yeterli olsa gerek: Kelime türetmek konusunda, Türkçe bir kaos yaşamaktadır. Türkçe’nin yapım eklerinin tutarlı-fonksiyonel bir tasnifi mevcut değildir…”[1]

Sorunsuz bir dil var mı, bilmiyorum! Diller gelişimlerini -tümüyle değilse de- önemli oranda varolan sorunlarını çözme reflekslerine borçludur. Ki çözülen sorunların yerini yeni sorunlar almaya devam eder. Dilin canlı bir varlık olması, sürekli gelişim ve değişim içinde bulunmasının temelini oluşturur bu.

Orhan Akalın, söz konusu yazılı tartışmalarda, bana çok isabetli gelen başka bir belirleme de yapmıştı: “Türkiye’de genel bir dil hareketi, Türklerden de destekçiler bulacaktır.”

“Türkiye’de diller” denildiğinde, büyük fotoğrafta karşımıza çıkanlar nelerdir? “Türkiye’de, Türkçe’den başka dil yok”, biçiminde dile gelen köklü bir paronayanın eseri bir fotoğraftır söz konusu olan. Cumhuriyetin seksen yıla yakın koca bir süreci, o coğrafyadaki kadim anadillere karşı inkârcı ve yasakçı zihniyetin hükmü altında yaşandı.

Askeri darbenin eseri olan 1982 Anayasası’nda, irili ufaklı anadiller üzerindeki yasak ve yoksaymaları perçinleyen bir madde yer alıyordu: “Türkiye devletinin dili Türkçe’dir.” Burada, “devletin resmî dili” denmemesi, ülkedeki diğer anadillerin yoksayılması içindi. Ki bunun somut kanıtı, ilgili anayasada öngörülen yasağa, 1983’te ikinci bir dikiş atılmasıydı:

“Türkçe’den Başka Dillerle Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun”, tam anlamıyla bir yasaklar deklerasyonudur ve “düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında yasaklanan dillere ilişkin esas ve usulleri” içeriyordu. Kanunun üçüncü maddesi, anayasadaki “devletin dili Türkçe’dir” ifadesine bir adım daha attırır: “Türk vatandaşlarının anadili Türkçe’dir.”

“Bu yasa ile ‘Türk devleti tarafından tanınmış bulunan devletlerin birinci resmi dilleri dışındaki herhangi bir dille düşüncelerin açıklanması, yayılması ve yayınlanması’ yasaklanmıştı. ‘Birinci resmi dilleri dışındaki’ şeklindeki garip ibarenin nedeni, Irak’ın ikinci resmi dilinin Kürtçe olmasıydı…”[2]

1991’de “2932 Sayılı Yasa” yürürlükten kaldırılınca, ancak o zaman Kürtçe-Kurmanci, Zazaki, Çerkezce, Arapça, Boşnakça gibi anadillerde de konuşmak, şarkı söylemek, kaset ve plak çıkarmak mümkün hale geldi. Ama sınırlı ve sorunlu bir serbestleştirmeydi bu, çünkü anayasanın yasakçı (26. ve 28.) maddeleri olduğu gibi duruyordu. Öte yandan, serbesti eğitim, yayın yapmak, dilin öğretilmesi, yaygınlaştırılması ve yaşatılması çalışmalarını kapsamıyordu.

Anayasadaki engelin kaldırılması için ise, 2002’yi beklemek gerekti. “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun”una yapılan eklemeyle, Türkçe dışındaki farklı dil ve lehçelerde yayın yapılmasının da önü açıldı. 2004’te yürürlüğe giren bir yönetmelikle, söz konusu yayınların TRT’nin yanı sıra özel radyo ve televizyon kuruluşlarınca da yapılması sağlandı.

Hayatın her alnında olduğu gibi, diller konusunda da inkârcı, yasakçı, kangren olmuş sekter tavırlardan arınmaya herkesin ihtiyacı var. Çünkü hangi alanda olursa olsun, uygulanan bir yasak ve baskı, sadece maruz kalana zarar vermiyor; birçok noktada dönüp, uygulayanı da vuruyor bir şekilde. Dolayısıyla, Türkiye’de resmî ideoloji, Akalın’ın deyimiyle, “yalnızca diğer dillere yaptığıyla kalmamıştır, Türkçe’yi de kaotik bir hale sokmayı başarmıştır.”

Türkçe’nin, başka anadile sahip milyonlarca insana “resmî dil” olarak önerilmesiyle kalınmayıp, onlara anadillerini tamamen bir kenara bırakmalarını istemenin yanı sıra dayatmak, savunulacak bir uygulama değildi; “mecbur edilen dil olmak”, bir dile yapılacak kötülüklerden biridir. Türkçe, “mecbur edilen dil olmak” hasebiyle de sorunlu bir konumdaydı.

Kendi anadilini ağzına alamayışına paralel bir şekilde, “tek dil”e mecbur edilmiş Kürdün, Lazın, Çerkezin, Gürcünün, Arabın, Asurun sadece Türkçe konuşup yazmaktan mutlu olduğuna kim inanır? Dayatanlar bile inanmaz buna, sadece öyle görünürler. Mecbur edilenlerde eğer her şeye rağmen varsa bir ‘Türkçe sevgisi’, kendi marifetleriyle olabilmiştir. Türk olmayıp edebiyat, belagat ya da başka bir etkinlik/üretim üzerinden Türkçe’ye nüfuz eden ve ondan zevk alan birçok insan var böyle.

Türkçe dayatılan dil olmaktan çıktıkça, süreç daha doğal işleyebilecektir. Diller üzerinden açılmış yaralar da karşılıklı ve birlikte sarılılabilir. İrili ufaklı dillerin hepsinden dilbilimcilerin, edebiyatçıların “dillerin kardeşliği” için dayanışacakları, birbirini besleyecekleri alanlar hiç de az değil. Öyleyse, sürekli baskı ve yasaklara maruz bırakılırken iliklerimize işleyen güvensizlik, önyargı ve tedirginliklerden arınmanın yollarından en az biri, topyekün bir dil hareketinden geçiyor.

Nasıl ve hangi biçimlerde olacağı tartışmaya açık kalsın ama kesin olan şu: Yaralar, karşılıklı ve birlikte sarılabilecektir.

1) Yeni Politika, 30 Ağustos 2002
2) https://eksisozluk.com/2932-sayili-yasa–1308699

www.huseyin-simsek.com – huseyin.simsek@gmx.at

Previous Post

Sezar ve Kadınların Hakkı

Next Post

ANLATABİLİRİZ…

Hüseyin A. Şimşek

Hüseyin A. Şimşek

1962’de Erzincan-Tercan’da dünyaya gelen ve 1977’de ailesiyle İstanbul-Tuzla’ya yerleşen Şimşek’in gazetecilik-yazarlık çalışmaları 1987’de başladı. 1998’e kadar 2000’ne Doğru, Nokta, Aktüel, Tempo, Akis, Yön, Roj ve Jiyana Nu gibi haftalık yayınlarda; Yeni Demokrasi ve Komün gibi aylık siyasî dergilerde; Gündem, Cumhuriyet, Aydınlık, Yeni Politika, Demokrasi, Yeni Ufuk gibi günlük gazetelerde; Umut FM, Kent FM, Yön FM gibi radyo kanallarında çalıştı. Mayıs 1998’de Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yerleşti ve gazetecilik faaliyetlerini burada sürdürdü. Viyana Postası, Canlar ve Öneri adlı aylık dergilerde; Avrupa bazlı günlük gazete Özgür Politika’da, haber programı ve dökümantasyon yapımcısı olarak Yol Tv’de çalıştı. 2016’dan itibaren ise yazarlık ve yöneticilik çalışmalarını hallac.org, gazeteoneri.at, sonhaber.ch ve artıgerçek.com gibi çevrimiçi medya organlarında sürdürdü. Bugüne kadar yayımlanan kitaplarının sayısı (4 roman, 4 şiir ve 4 araştırma olmak üzere) toplam 12 adettir. www.huseyin-simsek.com huseyin.simsek@gmx.at

Yazarın Diğer Yazıları

Zihnimiz Kime Ait?
Manşet Haberler

Zihnimiz Kime Ait?

26/04/2026
Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı
Dünya

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

26/04/2026
Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor
Manşet Haberler

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

26/04/2026
Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması
Kadın

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

25/04/2026
BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME
Dosyalar

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

25/04/2026
Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı
Manşet Haberler

Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı

25/04/2026
Next Post
ANLATABİLİRİZ…

ANLATABİLİRİZ...

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Zihnimiz Kime Ait?

Zihnimiz Kime Ait?

by Banu İmer
26/04/2026
0

Sizce yaşadığımız çağın en büyük sorunu ne? Kötü yönetim tarzı mı, meydana gelen sert olaylar mı, siyasi krizler mi, ahlaksızlık...

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

by Sonhaber
26/04/2026
0

Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği Yemeği, yaşanan silahlı saldırı girişimi nedeniyle yarıda kaldı. Etkinlik sırasında duyulan silah sesleri üzerine...

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

by Sonhaber
26/04/2026
0

İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte bulunan ateşkese rağmen sınır hattındaki gerilim yeniden yükseldi. İsrail ordusunun, Lübnan’ın güneyindeki çeşitli yerleşim noktalarına...

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

by Sonhaber
25/04/2026
0

Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Dosyayı yürüten Ebru Cansu, yürütülen incelemelerde yeni verilere ulaşıldığını açıkladı. Cansu, kayıp...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik