Pazar, Nisan 26, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

ANLATABİLİRİZ…

Mustafa Kumanova by Mustafa Kumanova
10/03/2021
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yaşam
A A
0
ANLATABİLİRİZ…
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Bir başkasının ülkesini bombalayan bir ülke demokrat olabilir mi?” “Kendinden olmayanlara işkence ve zulüm eden biri bir demokrat olabilir mi?”
ANLATABİLİRİZ…

Mustafa Kumanova

Kin ve nefretle büyütülenlerin kendi davranışlarını kendilerinin nasıl anlamlandırdıkları ve kendi kararlarını nasıl meşru kıldıkları belki de ihmal edilen en önemli şeydir. Demokrasiyi dillerinden düşürmeyen bu anti-demokratik liderlerin varoluşsal hayatı nasıl anladıkları ise sarıldıkları megaloman anlayışta gizlidir. Ve bu anlayış bir “dinsel üstünlük” veya “ırksal üstünlük” ya da “ulusal üstünlük”e ihtiyaç duyar. Hayatın her anı ve mekânında ezilen ve altta kalan ve de bir hiç olan yoksullara bir üstünlük hissi verdiğinizde ellerine geçirdiklerini sandıkları bu güç ile kendinden olmayanlara karşı püskürtecekleri nefret ve şiddet despotik bir liderin varoluşsal gıdası olacaktır. Bu aynı zamanda kendi ülkelerinin ve kendinden olanların en iyi diğer ülkelerin ve halkların dönüştürülmesi gereken düşmanlar olduğu anlayışının da uygulanmasıdır. Bu bir totaliter rejimin demokrasi adı altında istikrarlı hale getirilmesi ve refah için bir totaliter rejime ihtiyaç olduğu inancının dayatılmasıdır. Bu bir “megaloman mesih” anlayışıdır.

“Bir başkasının ülkesini bombalayan bir ülke demokrat olabilir mi?” “Kendinden olmayanlara işkence ve zulüm eden biri bir demokrat olabilir mi?”

Buna rağmen kitleler ideolojik anlatımla fiili davranışlar arasındaki tutarsızlığın peşinden sürüklenirler. Söylemde demokrasiyi kimseye bırakmayanlar fiili davranışlarında anti-demokratik bir canavar olsalar da tüm bu ikilemin üstünü “tatlı bir propaganda”yla örterler. Çünkü kendilerini kalpleri cömertlik ve yardımseverlikle dolu olan iyi ve örnek bir “vatandaş” ya da bir “Müslüman” olarak kitlelere pazarlarlar. Onlar sadece fikirlerinin ve dünya görüşlerinin “düşman”larından nefret eden ve sadece onları ortadan kaldırmak isteyen “cennet”le müjdelenen kutsanmış ayrıcalıklılar ya da bayrak ve ezan uğruna can vermeye ve can almaya hazır “yurtsever” vatandaşlardır. Oysa din söz konusu olduğunda bu tatlı propagandanın en büyük düzenbaz olduğunu, gündelik hayatın maskeleri altında gerçek yüzleri gizlemenin en büyük ustası olduğunu, coşkulu iyimserliği ölümcül bir kötümserliğe, tebessümü ve gözlerdeki ışıltıyı öfke ve nefrete dönüştürdüğünü göremeyiz. 92 yaşındaki bir kadına tecavüzü ya da sadece fikirlerinden dolayı hapsedilen ve eziyet edilen bir partinin liderinin annesine yakıştırılanların ne kadar ahlaksızca ve günah olduğunu bize göstermez çünkü bu tatlı propaganda din yoluyla Tanrı ile olan bağın veya milliyetçilik yoluyla vatan ile olan bağın “mutlak iyiliğini” kullanır. Bu tatlı propaganda için sadece onlar gibi olanlara “ödül” vardır. Onlardan olmayanlar ise her türlü kötülüğü hak eden düşmanlardır. Onlar kendilerinden ve kendileri gibi olanlardan hoşlanırlar ve ideolojik ve politik olarak farklı olanlara ve çıkarları çatışanlara karşı acımasız ve merhametsizdirler. Çünkü bu tatlı propagandayla bezeli “ilahi” emir karşısında kul-köle olurlar. Ulus ve din ibadetinin prangaya vurulmuş ateşli köleleri olurlar. Prangaya vurulduklarının farkında olmayan köleleri… Tüm yandaşlar böyledir… Bir despotik güç tarafından ulus ve din ibadetinin ateşli tapınıcıları haline getirilirler. Ve istikametleri de bellidir. Büyük bir toplumsal kaos ve çürümenin eşiğinde uçurumdan aşağı yuvarlanmak…Yoksulluğun ve yoksunluğun çaresizliğini kullanarak koca bir ülkeyi faşizm bataklığında sonu belli olmayan karanlıklara batırmak…

Peki tüm bunları nasıl önleyebiliriz?

Kavramlarla…Kavramların gerçekte göründükleri gibi ya da anlatıldıkları gibi olmadıklarını tüm ezilenlere göstererek işe başlayabiliriz. Milletlerin ezelden beri var olmadıklarını sonradan imal edildiklerini, haritada sınırları çizilmiş bir ülkenin ilk önce yaratılıp sonradan içinin milliyetçiler tarafından bir millet yaratılarak doldurulduğunu ve tüm o millet hakkında yaratılan kültür ve yazılan tarihin uydurma olduğunu ve bilimsel olarak bin yıllık veya beş bin yıllık hiçbir milletin -bugünkü tanımlamaların- olamayacağını ve arkeoloji biliminin kasıtlı olarak milliyetçileştirilerek kitleleri kandırmakta kullanıldığını onlara anlatabiliriz. Sınıflar mücadelesinin gerçekliği üzerinden ilişkiler kurarak anlatabiliriz. Sorunları dünden bugüne erteleyebilmemizin mümkün olmadığını anlatabiliriz.

Ya da peygamberlerin “açıkça belirttikleri göz önüne alındığında zengin ve refah içerisinde olanların dünyalarının onların öğretilerinde kavrulmasından sonra nasıl korku içinde kaldıklarını, yaman bir avcı gibi insanlığı o ana kadar yaşamış oldukları rahat ve sıcak çukurlardan nasıl çıkarttıklarını, bu krallığın beyaz ışığı altında mülkiyet sahibi olmaya, öncelikli ve ayrıcalıklı olmaya, kibirli ve üstün olmaya yer olmadığını; bunlar için ne bir motivasyon ne de bir ödül olmadığını, mevcut olan tek şeyin sevgi olduğunu” anlatabiliriz. (H.G.Wells)

Ya da onlara tüm kimliklerden sıyrılıp “önce insan” ve “yeryüzü milletim insanlık vatanımdır” diyebilen bir sosyalizmi anlatabiliriz.

Onlara insan genlerinin bozuk olmadığını, insanın özünde bencilliğin ve kıskançlığın olmadığını anlatabiliriz. Yardımlaşmanın ve paylaşmanın insanın varoluşsal şiirselliği olduğunu anlatabiliriz. İnsan özüne en uygun sistemin kapitalizm değil sosyalizm olduğunu anlatabiliriz.

Onlara, tüm yoksullara, tüm ezilenlere anlatabiliriz…

Anlatabiliriz…

Previous Post

Çoklu bir dil hareketi lazım

Next Post

82 yaşındaki Alzheimer hastası tutuklu için kızından tahliye çağrısı: Hastalıkları görmezden geliniyor

Mustafa Kumanova

Mustafa Kumanova

Yazarın Diğer Yazıları

Türk Psikologlar Derneği’nden EFPA’ya Gazze tepkisi: “Sessizlik kabul edilemez”
Manşet Haberler

Türk Psikologlar Derneği’nden EFPA’ya Gazze tepkisi: “Sessizlik kabul edilemez”

26/04/2026
Zihnimiz Kime Ait?
Manşet Haberler

Zihnimiz Kime Ait?

26/04/2026
Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı
Dünya

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

26/04/2026
Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor
Manşet Haberler

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

26/04/2026
Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması
Kadın

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

25/04/2026
BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME
Dosyalar

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

25/04/2026
Next Post
82 yaşındaki Alzheimer hastası tutuklu için kızından tahliye çağrısı: Hastalıkları görmezden geliniyor

82 yaşındaki Alzheimer hastası tutuklu için kızından tahliye çağrısı: Hastalıkları görmezden geliniyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Türk Psikologlar Derneği’nden EFPA’ya Gazze tepkisi: “Sessizlik kabul edilemez”

Türk Psikologlar Derneği’nden EFPA’ya Gazze tepkisi: “Sessizlik kabul edilemez”

by Sonhaber
26/04/2026
0

Türk Psikologlar Derneği (TPD), Gazze’de devam eden saldırılar ve bölgede derinleşen insani kriz karşısında uluslararası psikoloji kurumlarına yaptığı çağrının karşılıksız...

Zihnimiz Kime Ait?

Zihnimiz Kime Ait?

by Banu İmer
26/04/2026
0

Sizce yaşadığımız çağın en büyük sorunu ne? Kötü yönetim tarzı mı, meydana gelen sert olaylar mı, siyasi krizler mi, ahlaksızlık...

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

Washington’da panik: Silahlı saldırı girişimi sonrası Trump apar topar kaçırıldı

by Sonhaber
26/04/2026
0

Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği Yemeği, yaşanan silahlı saldırı girişimi nedeniyle yarıda kaldı. Etkinlik sırasında duyulan silah sesleri üzerine...

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

Ateşkes çöktü: İsrail Lübnan’ı bombaladı, ölü sayısı artıyor

by Sonhaber
26/04/2026
0

İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte bulunan ateşkese rağmen sınır hattındaki gerilim yeniden yükseldi. İsrail ordusunun, Lübnan’ın güneyindeki çeşitli yerleşim noktalarına...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik