İsrail’in İran’a yönelik “Yükselen Aslan” operasyonu kapsamında gerçekleştirdiği saldırılar, nükleer güvenlik açısından küresel endişeleri artırdı. İsrail savaş uçaklarının hedef aldığı İran’ın İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisi, ağır hasar aldı.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), bugün yaptığı açıklamada, Natanz Tesisinde radyasyon ve kimyasal madde sızıntısı tespit edildiğini duyurdu. Kurum, sızıntının mevcut koşullar altında “kontrol altına alınabilir düzeyde” olduğunu ancak durumun yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
İki Kez Vuruldu, Kritik Hasar Oluştu
İran yönetimi, Fordo ve İsfahan’daki diğer nükleer tesislerde kısıtlı hasar oluştuğunu duyururken, Natanz’daki zararın daha ciddi boyutlara ulaştığı ifade ediliyor. İsrail’in bölgeye iki ayrı saldırı dalgası düzenlediği, özellikle yer altı zenginleştirme bölümlerinin hedef alındığı bildirildi.
UAEK açıklamasında, sızıntının şu an için çevresel bir felakete dönüşmediği ancak ek güvenlik önlemlerine acil ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Kurum ayrıca, İran’daki denetim mekanizmalarının zarar görmüş olabileceğine dair endişelerini de dile getirdi.
Nükleer gerilimle birlikte uluslararası toplumdan itidal çağrıları yükselmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği yetkilileri, her iki tarafı daha büyük bir nükleer felaketi tetikleyebilecek saldırılardan kaçınmaya çağırdı. UAEK ise tesisteki nükleer materyallerin güvenliği için bölgeye acil uzman heyet gönderilmesi gerektiğini belirtti.
Natanz Neden Önemli?
Natanz, İran’ın en büyük ve en gelişmiş uranyum zenginleştirme tesislerinden biri. 200 metre derinlikte inşa edilen ve binlerce santrifüjün çalıştığı bu tesis, İran’ın nükleer programının kalbi olarak kabul ediliyor. İsrail ise uzun süredir bu tesisin, nükleer silah üretimine yönelik faaliyetlerin merkezi olduğunu öne sürüyordu.
Bu son gelişme, nükleer tesislerin doğrudan hedef alınmasının sadece askeri değil, aynı zamanda çevresel ve insani boyutta da büyük riskler doğurduğunu gözler önüne seriyor. Orta Doğu’daki kriz yeni bir evreye girerken, gözler şimdi UAEK ve uluslararası toplumun atacağı adımlarda.












