Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk aktivistler Çarşamba günü yaptığı açıklamada, savaşın harap ettiği Ukrayna’nın nükleer santrallerinin güvenliği konusundaki belirsizliğin, Rusya’nın sahip olduğu bir nükleer santralin ve şu anda Türkiye’nin güney kıyısında depreme açık bir bölgede inşası devam eden Akkuyu nükleer santralinin endişe yarattığını dile getirdiler.
Etnik olarak bölünmüş Kıbrıs’ın her iki tarafından iki düzine örgütü temsil eden yaklaşık 200 aktivist, başkent Lefkoşa’yı kesen Birleşmiş Milletler kontrollü tampon bölgede bir araya geldi. Ada ülkesinin kuzey kıyılarından sadece 100 kilometre uzaklıkta bulunan Akkuyu nükleer santralinin inşaatına devam edilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirmeye çalıştılar.
Kıbrıs Yeşiller Partisi eski lideri George Perdikis, “Ukrayna’daki savaş, nükleer santrallerin kamu güvenliği için büyük bir belirsizlik kaynağı olduğunu gösterdi” dedi.
Associated Press’in haberine göre Aktivistler uzun süredir Akkuyu’nun sismik bir fay hattının yakınında olduğunu ve potansiyel olarak güçlü bir depremin Kıbrıs’ı etkileyen bir radyoaktif sızıntıya neden olabileceğini iddia ediyor. Kıbrıs Jeolojik Etüt Dairesi Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Salı günü geç saatlerde adanın güneybatısındaki Baf kasabası yakınlarında 4,7 büyüklüğünde bir depremin Lübnan ve İsrail kadar uzakta hissedildiğini söyledi.
AKEL sol partisinin çevre işleri başkanı Christina Nicolaou, Türkiye’nin nükleer santralinde ya doğal bir afet ya da “kasıtlı bir eylem” sonucu meydana gelebilecek bir kazanın bölge için büyük yankı uyandıracağını söyledi.
Türk yetkililer, Akkuyu santralinin ülkenin iç enerji ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılayacağını söyledi. Dört reaktörden ilkinin önümüzdeki yıl faaliyete geçmesi planlanıyor. Tesisin internet sitesine göre, toplam maliyeti 20 milyar ABD doları olarak tahmin edilen projede Rusya’nın Rosatom Devlet Şirketi %99,2 hisseye sahip. (Foto: AP)












