Cuma, Nisan 24, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Ben Neboş90+, Nebahat Akın

Nebahat Akın by Nebahat Akın
26/10/2024
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
2
Ben Neboş90+, Nebahat Akın
0
SHARES
1.3k
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Ey Van şehri… Kerpiç evinde doğduğum, bağında bahçesinde oynadığım, sokaklarında koşturduğum şehir. Ağaçlara çıktığımda dalların elbisemi yırttığı, mor dutların elimi yüzümü, giysilerimi çiçeklediği küçük dünyam benim. O unutulmayan çocukluğum, aklım beş karış havada geçirdiğim unutulmaz gençlik yıllarım. Orada okuyup köyünde, çiçeği burnunda öğretmenlik yaptığım ve evlendiğim şehrim Van, ne seni ne de geçirdiğim ekmek elden su gölden mutlu yıllarımı unutmam mümkün değil, bırakıp da bir yerlere gidemem, derdim.

…ama bir gün Van Gölünde, kartpostallara yansıyan günbatımı seyrini, feribotun çıkardığı beyaz dalgalarla birlikte geride bırakarak, Samsun’a geldim.

 

DEMEK BAŞKA DÜNYALAR DA VARMIŞ

Ey güzel Samsun. Sana geldiğimde etekleri zil çalan toy bir gençtim. Sende ben başka dünyalarda varmış diyerek ikinci kez doğdum. Sağı solu tanıdığım, özgüven kazandığım, aile olduğumun farkına varıp eş dost kazandığım, tecrübeler edindiğim şehir… Acı tatlı anılarla yaşadığım Samsun, ikinci dünyam benim seni de hiç unutamam.

Farkına varmadan, günler günleri, aylar ayları kovaladı, yıllar gelip geçti; yaşadıklarım yüzümde çizgilendi. İşte, yılların acı tatlı ağırlığını taşıyan yüzümdeki çizgilerin her biri benim ayrı ayrı hayat hikâyemdi.

Karadeniz’in kıyı kenti Samsun, yüzmek için girdiğimiz Karadeniz’in azgın dalgaları bizi kâh kıyıya savurur kâh içine çekerek oyun kurardı. Dalgalara yenilmemek için attığımız çığlıklar dalgaları parçalar ve oyunu hep biz kazanırdık.

Erkek egemen sistemin içinde gelişmiştik. Erkek arkadaşlarımızın öncülüğünde Karadeniz Kadınlar Derneğini kurduk. Çalışmalarımızı da erkek arkadaşların yaptıkları programlar çerçevesinde yürüttük. O günlerin heyecanı, yaptıklarımız, yaşadıklarımız, kuşkularımız, korkularımız ve öğrenme hevesimiz arasında dönüp kendimize baktığımızda gördüklerimiz bizi şaşırttı.

 

TEŞEKKÜR ESİRGENEN KADINLAR

Pazardan veya manavdan al getir, yemek yap, bulaşık yıka, evi süpür temizle, çamaşır ütü.  Gecenin bir yarısı  uykudan uyanıp, ninni söylemek başlı başına bir iş. Çocuğa bak, okul gelişimlerini takip et ve daha nice rutin işlerin yanında bir de aile bütçesine katkı için, okulda, fabrikada, ofiste çalışmak da cabası… Teşekkürü esirgediğimiz ev hanımı… Sorulduğunda, “çalışmıyorum, ev hanımıyım” denir ya, işte öyle bir şey.

Artık uyandık. Biz de varız diyoruz. Toplumun yarısı kadın, diğer yarısını da biz doğurduk. Evimizi yönetiyoruz, yapıp yakıştırıyoruz. O halde yönetim mekanizmalarında söz sahibi olmalıyız. Kadın öğrendiklerini çocuğuna da öğretir. Kadın güzelliktir, Kadın hayattır. Kadınsız yaşam olmaz.

   

KADIN YAŞAM ÖZGÜRLÜK!       JİN JİYAN AZADİ!

Artık örgütleniyoruz. Yeminimiz var. Kadınların öncülüğünde eşit ve özgür yeni bir dünya kuracağız.

Bizler örgütleneduralım, kader ağlarını kuruyor, bu kaderin oyunu olsa gerek, şartlar bize İstanbul yolunu gösterdi.

 

KUŞLAR GİBİ…

Kuşların içgüdüleri var, insanları da şartlar göç ettiriyor. İnsanlar kuş misali doğduğu büyüdüğü yerde olsa, ev aldığı yerleştiği, çoluk çocuk sahibi olduğu yerde olsa, günün birinde göç ediyor yerleştiği yerden, kendi şartlarının uygun olduğu yerlere… Sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel veya ekolojik sebeplerden ötürü gidiyor bilmediği diyarlara.

Şimdi, üçüncü doğduğum şehir demiyorum, üçüncü tanıdığım herkesin hayalini süsleyen İstanbul, yıllardır yerleşim yerim oldu. Evet, herkesin hayallerini süsleyen, zengini ve fakiri besleyip doyuran, medeniyetler beşiği, bütün yolları bağrından geçiren, gidenlere gelenlere canlılık veren, gelenin de gelmeyenin de pişmanlık duyduğu-şehir değil bir ülke- İstanbul. Tarihi yerleriyle birlikte, sanatın zirve yaptığı şehir İstanbul.

Ermeniler, Rumlar, Yahudilerin sanat aşkıyla üç tarafı denizle çevrili doğa parçası üzerinde yüzyılları günümüze taşıyan Ayasofya’dan Valens ve Bozdoğan su kemerlerine, Kızkulesi’nden Topkapı Sarayına tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlenmiş bir ülke İstanbul.

Kavuşamadığı sevdasını gönlünde yaşayan Mimar Sinan, iki cami yapmış, Mihrimah sultan için. Adına uygun -Gün ve Gece- birisinden güneş doğarken, diğerinde ay batıyor. Matematik dehası eserler bugüne kadar gelmiş, daha da yaşayacağından başka.

Sanat düşünce ürünüdür. Sanat güzelleştirir. Sanat bilimdir, hem de matematiksel bir bilimdir.

BİR SENGİNE ACEM MÜLKÜ FEDA demiş ya Şair NEDİM.

İstanbul Şehrine değer biçmek mümkün değil.

İstanbul’un görkemi, aşkları tetiklemiş, şairler destanları, ressamlar resimleri, yazarlar romanları ile bu şiirsel, sanatsal güzelliği dünyaya anlatmışlar.

Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan Boğazların güzelliği, üzerinde gezinen tekneleri, gemileri. Anadolu insanını taşıyıp getiren ünlü Haydarpaşa tren garı, sıraya dizilen adalar yolcu taşıyan vapurlarıyla görmeye gezmeye değer, turist kenti İstanbul.

Bir tarafı yeşil orman, üç tarafı mavi deniz, güneşi, havası, suları bol, balık tarlası gibi denizde çeşitli balık, ince kumsal kıyıları, plajları daha ne olsun yazı kışı baharı güzü yaşanılan şehir İSTANBUL.

 

2024 İSTANBUL’U

Hiç ağaçların yerini tutar mı beton duvarlar?

Eyy güzel İstanbul, neydin… Ne oldun. Hızla geçen zaman, hızla değişen gündemler, değişen iklimler, rüzgârlar fırtınalar, yağmurlar, seller, depremler… Değişen iktidarlar değişen düşünceler rant peşinde koşma pahasına değişen İSTANBUL.

Topraklar paylaşılmış, kıyılar yağmalanmış. Bütün ağaçlar taşa tutulmuş, taşlar ağaçları yemiş, ağaçların yerinde gri beton gökdelenler bu güzelim şehri karartmış. Artık bu görkemli şehirde sur gibi yükselen gökdelenler maviyi soldurduğu, yeşili yok ettiği gibi, denizden esen meltemli hava akımını da kesmiş, çoğalan trafikle birlikte hava kirliliği artmış. Su sorun, elektrik sorun, çöp sorun. Soran gençlik oluşmasın diye, eğitim sorun. Doktor kalmadı, sağlık sorun. Dağ taş beton evler yığını ama kiralar alabildiğine arttığı için barınma sorun. Cüzdan boş cebin delik, kira yol parası, okul çantası, çocuğun aç. Doluya koyuyorsun almıyor, boşa koy dolmuyor. Bunlar azmış gibi bu sorunlar yumağında çocuk gelinler çoğalıyor,  çocuk işçiler artıyor.

Anayasa üzerine yemin edenler, en önce Anayasayı uygulamıyor, cezasızlık nedeniyle cinayetler çoğalıyor, taciz ve tecavüzlerin yanında, her gün kadınlar en yakınları tarafından öldürülüyor. Sendikalı işçiler işten çıkarılıyor. Filmler sansürlenip yasaklanıyor. Yasakların bol olduğu ülkede yaşıyoruz.

Biz yorulduk. Öyle bir zaman ki yorgun düşüncelerimiz ekmek peşinde yol alıyor. Baskılar, engeller, enflasyon karın doyurmayı bile istemiyor. Yasaklar, korkular, acabalar, endişeler içinde tanıdıklarımızı, dostlarımızı giderek akrabalarımızı unuttuk. Birbirimizi suçlamaktan olanlara olaylara da kör bakıyoruz.

…Dünya bütün hızıyla dönüyor; Biz, umudu üzmeyelim.

Tags: Neboş90+
Previous Post

HPG, TUSAŞ saldırısını üstlendi

Next Post

Meme Kanseri ve Tedavi Süreçleri: Güncel Durum ve Gelişmeler Hakkında Farkındalık

Nebahat Akın

Nebahat Akın

29 Şubat doğumluyum. Çevrem hısım akrabam, çocuklarım ve de torunlarım bana Neboş diye seslenir. Kim seslenirse kendimi onun yaşında görüyor, mutlu oluyorum. Yaşımı merak edip soranlar çocuklarsa, “90 yaşındayım” deyince ağızları açık kalakalıyorlar. Onlar için 90 yıl uzun bir zaman dilimi. Yaşımı merak edip soranlar 60-70 yaşlarında iseler, onlara da “24 yaşındayım” diyorum. Umursamaz tavırlarla, “ben 75 yaşındayım, 80 yaşındayım; yaşımı hiç saklamam” diyorlar. “Sizin yaşınıza saygı duyuyorum, ama ben 24 yaşındayım” diyorum. İnanın bana, iki yaşla yaşamak çok güzel ve eğlenceli. Güncel olaylar beni etkiliyor; takip ediyorum, okuyorum… Olayları, olanları, yaşadıklarımı yazı veya şiirlerle kalıcılaştırıyorum. Yürüyorum, yüzüyorum, sağlığım yerinde.Nebahat Akın, emekli sınıf öğretmeni. Firari Defter, 12 Eylül'de, gözaltında tuttuğu notları tıpkıbasım yaklaşımıyla kitaplaştırdı. Torunlarıma Melodiler adlı kitabı, torunlarına yazdığı şiirlerden oluşuyor. Gündemle bağlantılı okuyor, yazıyor... Şiir ezberliyor. Doğaya ve insana duyarlı her aktivitede ön sırada yer alıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

YAŞARKEN ANILMAK
Manşet Haberler

YAŞARKEN ANILMAK

18/02/2026
Depremin üçüncü yılında…
Manşet Haberler

Depremin üçüncü yılında…

09/02/2026
KARANLIĞA IŞIK OLMAK
Manşet Haberler

KARANLIĞA IŞIK OLMAK

27/01/2026
YENİ YILDA DÜNYA CENNETİNİ YARATMAK İÇİN…
Manşet Haberler

YENİ YILDA DÜNYA CENNETİNİ YARATMAK İÇİN…

03/01/2026
AKREP
Manşet Haberler

AKREP

28/11/2025
Neboş ezilenlerin yanında acılarını yaşarken ezilmişlerin, kendi acısını da yazıyor
Manşet Haberler

Neboş ezilenlerin yanında acılarını yaşarken ezilmişlerin, kendi acısını da yazıyor

21/10/2025
Next Post
Meme Kanseri ve Tedavi Süreçleri: Güncel Durum ve Gelişmeler Hakkında Farkındalık

Meme Kanseri ve Tedavi Süreçleri: Güncel Durum ve Gelişmeler Hakkında Farkındalık

Comments 2

  1. Leyla Kıyafet says:
    1 yıl ago

    Sevgili Nebos biz çok şanslı bir kuşak olduk şimdiye bakınca, derdimizi sıkıntımızi anlatacak paylaşacak dostlarımız, gölgesine siginacagimiz agaclarimiz, umudumuz , sevinçlerimiz vardı.Simdi genclerimizde bunların hiçbiri yok onlar için gelecek bir bilinmezlik yumağı, artık ne yesil var ne mavi yinede her gecenin sonu sabahı, her kış mevsiminin sonu baharı müjdeler iyi geceler canım..

    Yanıtla
  2. Recep Gürkan Karakaş says:
    5 ay ago

    Sevgili Neboş
    Elinize yüreğinize sağlık. Bu güzel ve içten satırlarınızla ışık saçıyorsunuz. Teşekkürler. İyi ki varsınız.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

“Sabahın Sahibi Var” sergisi 28 Nisan’da İstanbul’da açılıyor

“Sabahın Sahibi Var” sergisi 28 Nisan’da İstanbul’da açılıyor

by Sonhaber
24/04/2026
0

Emek, dayanışma ve toplumsal mücadele temalarını merkeze alan “Sabahın Sahibi Var” isimli karma sergi, 28 Nisan’da kapılarını açıyor. İngilizce alt...

Halfeti Belediyesi’ne şafak operasyonu: Eski AKP’li kayyım dahil 47 gözaltı

Halfeti Belediyesi’ne şafak operasyonu: Eski AKP’li kayyım dahil 47 gözaltı

by Sonhaber
24/04/2026
0

Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde belediyeye yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Geçmiş yönetim dönemine ilişkin mali suç ve ihale usulsüzlüğü iddiaları kapsamında...

Açlık grevindeki madenciler bakanlığa yürüdü: Polis ablukasında iki işçi fenalaştı

Açlık grevindeki madenciler bakanlığa yürüdü: Polis ablukasında iki işçi fenalaştı

by Sonhaber
24/04/2026
0

Doruk Madencilik işçilerinin Eskişehir’den başlattığı Ankara yürüyüşünün ardından sürdürdükleri direniş devam ediyor. Aylarca maaş alamadıklarını belirten işçiler, Kurtuluş Parkı’nda açlık...

Sanat, Anlam ve Siyaset

Sanat, Anlam ve Siyaset

by Mehmet Yeşiltepe
24/04/2026
0

Hiç bu denli önemli olmamıştı Ruhtan ruha insan yoldaşlaşması. Kimlikte bir istila ve soykırmaya dönüşmüş Yabancılaştırma operasyonları. Geceleri uykuda ruhlarımızın...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik