Dün gece saat 23.00 sularında Erbil’e yönelik İran tarafından düzenlene İHA ve füzeli saldırılar gündemdeyken, bugünde İran’ın Pakistan’da bulunan Ceyşu’l Adl isimli örgütün iki üssüne füze ve İHA saldırısı düzenlediği duyuruldu.
Husilerin son aylarda gemileri hedef alan saldırılar gerçekleştirdikleri Kızıldeniz, ABD ve İngiltere’nin 12 Ocak’ta Husileri bu saldırıları durdurmaya zorlamak amacıyla Yemen’deki bazı noktalara düzenledikleri saldırıların ardından bölgesel sahnede öne çıktı.
BMGK`nin saldırıları kınayan, ülkelere Husilerin tehditlerine karşı çıkarlarını savunma hakkı veren ve bu saldırıları derhal durdurmaya çağıran kararı onaylamasından sonraki gün ABD Başkanı Joe Biden ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, ‘Refah Muhafızı Operasyonu’ adlı uluslararası askeri bir ittifakın kurulduğunu duyurdular.
ABD ve İngiltere’nin ortak bombardımanını ABD’li bir komutan yönetti. Bunu teyit eden Başkan Joe Biden, açıklamasında şunları söyledi:
“Benim talimatımla, ABD ordu güçleri İngiltere ile birlikte ve Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın da desteğiyle Yemen’de Husiler tarafından dünyanın en hayati su yollarından birinde seyrüsefer özgürlüğünü tehlikeye atmak için kullanılan bazı hedeflere hava saldırısı düzenledi.”
Kızıldeniz, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmanın, Gazze Şeridi ve İsrail-Lübnan sınırından sonra ‘üçüncü cephesi’ sayılabilecek kısmını oluşturuyor ve Yemen’le birlikte savaşın yayılmasına neden olabilecek bir gerilime sahne oluyor.
Üç cephedeki çatışma, ortaya bir İran-ABD bilmecesi çıkmasına yol açtı. Bu cepheler ABD Başkanı Joe Biden’ın karşı karşıya olduğu ikilemleri daha da kötüleştirirken ABD’nin bölgesel ittifaklarını tehdit ediyor. İran, bölgesel çatışma sayesinde, taktiksel askeri kazanımlar arasında bir denge kurmaya ve bölgesel bir savaşa sürüklenme risklerinden kaçınmaya çalışıyor.












