Pazartesi, Nisan 20, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Çöküş Tablosundan Çıkmak!

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
15/03/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye, Yazarlar
A A
0
Çöküş Tablosundan Çıkmak!
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

 

Türkiye ekonomik, sosyal, ekolojik, politik, etik (ahlâkî) ve anlam krizleri sarmalına hapsolmuş bulunuyor. Elbette bu durum sadece son 20 yıllık dinci AKP’nin eseri değil. Çöküş tablosunun gerisinde 1980, 24 Ocak Kararları ve 12 Eylül NATO’cu, Amerikancı faşist darbe, 43 yıl önce alınan viraj var… Neoliberal gericiliğe teslim olmak var… AKP yangına körükle gitti ve tam bir sürdürülemezlik durumu ortaya çıkardı. Yağmalanmamış, talan edilmemiş, çökertilmemiş hiçbir şey bırakmadı. Büyük Depremle çöküş daha da derinleşti… Artık, bildik yöntemler ve politika araçlarıyla bu çöküş tablosundan çıkmak mümkün değil…  

 

Ya vakitlice radikal bir rota değişikliği yapılacak, paradigma değiştirilecek, ya da ülke yıkıma, karanlığa ve geleceksizliğe yuvarlanacak… O halde neler yapılırsa çöküş tablosundan çıkılabilir, yaşanabilir bir toplum düzenine giden yol aralanabilir? Elbette acilen ülkeyi bu hale getiren AKP iktidarına son vermek gerekiyor ama o kadarı şeylerin seyrini değiştirmek için yeterli olmaz.

 

Bir kere ‘siyaset yapma tarzını’ değiştirmek gerekiyor… Beş yılda bir sandığa gidip oy kullanmak siyasete katılmak değil… Kimin seçileceğine siz değil, parti başkanları karar veriyor. Siz onların tayın ettiğini onaylıyorsunuz sadece. Seçilen seçenleri temsil etmiyor. Neymiş efendim, siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmezleriymiş… Kendileri demokratik olmayan, partiden çok şirkete benzeyen tek adam örgütleri nasıl demokrasinin ‘vazgeçilmezi oluyor? Onlar sizi değil, bu ülkenin varını-yoğunu sömüren, yağmalayanları ve kendilerini temsil ediyorlar… Dolayısıyla, siyasetin bir anlam taşıyabilmesi için herkesin işi, şeyi olması gerekiyor… Sayın seyirci olmamak gerekiyor… Yurttaş olmanın gereğini yapmak gerekiyor…

 

O halde sadede gelebiliriz:

 

  1. Çöküş tablosundan çıkmak için dış kaynağa değil, iç kaynağa dayanmak, bu amaçla varlıklı sınıflara, büyük sermayeye yüksek oranlı servet vergisi koymak. Çözümü dışardan, küresel tefecilerden beklememek gerekiyor… Zira, iç ve dış borçların faizini de bu ülkenin yoksul emekçi sınıfları ödüyor;
  2. Sermayeden alınan vergi oranlarını yükseltmek. Sermaye sınıfından sembolik bir vergi alınıyormuş gibi yapılsa da aslında bütçeden ve hazineden de besleniyorlar… Teşvikler ve vergi muafiyetleri istisna değil, kural… Gelir dağılımı dengesizliği skandal boyutlara ulaştı. Bu duruma acilen müdahale etmek gerekiyor;
  3. Borç ödemelerini durdurmak. Bu ülkenin yoksul çoğunluğu açık ve yoksullukla cebelleşirken, yerli-yabancı tefecilerin kasalarını doldurmaya devam etmek meşru değildir, kabul edilebilir değildir;
  4. Geride kalan dönemde özelleştirme adı altında yağmalanan- talan edilen tüm kayrakları ve kurumları kamulaştırmak, müşterekleri ihya etmek, asıl sahiplerine iade etmek; insan sağlığını, eğitimi, iletişimi, vb. bir kâr aracı olmaktan çıkarmak… Hem insanlar yedikleri emek, içtikleri bu dahil A’dan Z’ye her şeyden, yüksek oranlı vergi veriyor hem de her şey özelleştirilip, bir aracına dönüştürülmüş… Bu saçmalığa son vermek gerekiyor…
  5. Enerjiyi kamulaştırmak, enerji yutucu sistemden çıkmak. Nükleer enerji sevdasına son vermek, Akkuyu nükleer santral inşaatını durdurmak… Türkiye bir ‘deprem’ ülkesiyken, nükleer santral inşa etmek, taamüden suç işlemeye teşebbüstür. Fukuşima’ya bak anlarsın denecektir.
  6. Tarımı neoliberal saçmalığın dışına çıkarmak. Kimyasal kapitalist tarımdan çıkmak… Türkiye gibi bir ülkenin buğday, saman, et, vb. ithal eder duruma gelmesi sadece saçma değil, utanılacak bir durumdur… Siz 1 kilo kıymanın neden 300 TL’ye satıldığını sanıyorsunuz? Geçerli kapitalist tarım sürdürülebilir değil zira ülkenin gıda güvenliğini ve gıda egemenliğini yok ediyor. Fakat hepsi bu kadar değil, ekolojik yıkımı ve iklim krizini de derinleştiriyor… Velhasıl agroekolojiyi ihya etmekten başka çözüm yok…
  7. Ekonominin yönünü kâra, piyasaya değil, gerçek ihtiyaçlara döndürmek… Zira, envai çeşit lüzumsuz ve zararlı şey üretiliyor. Değişim değeri (piyasa için, kâr için üretim değil), kullanım değeri üretmek gerekiyor Üretilen ve tüketilen şeylerin nerdeyse dörtte üçü zararlı değilse, gereksiz, vazgeçilebilir… Varlık içinde yoksulluk saçmalığına son vermek gerekiyor. Tabii maddi tüketimle insan mutluluğu arasında doğru yönde bir ilişki olmadığının da bilinmesi gerekir. Aslında burjuva uygarlığı çoğunluğu akıl almaz bir açlığa ve sefalete mahkûm ederken, çok tüketen parazit azınlığı da insanlıktan çıkarıyor… Ve onlara mutlu azınlık deniyor… Bu da herkes için aynı anlama gelen bir mutluluk tanımı yok demeye gelir… Mutlu olmak, seferinde daha çok maddi şeye sahip olmakla değil, paylaşma, bölüşme, dayanışma, dostluk, kardeşlik, karşılıklı saygı ve sevgi, zayıfları kayırma, yaşlılara, çocuklara, sakatlara ihtimam, hoşgörü, eşitlik ve özgürlük bilinci, estetik-entelektüel etkinlikle mümkündür…  
  8. Laik olmayan bir rejim demokratikleşemez. Dinin politik amaçlar için kullanılması engellenemez… Diyanet İşleri Başkanlığı gibi devasa bir kurum devletin göbeğinde yer aldıkça da laiklikten söz edilemez… (Siz başkanlık dendiğine bakmayın, aslında söz konusu olan koskoca bir bakanlık). Kimse kendini aldatmasın… Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Şeyh-ül İslamlık kurumu, Şeriye ve Evkaf Vekaleti, Diyanet İşleri Başkanlığı adını alınca Türkiye laik mi oldu?  Siz dine karışırsanız din de size karışır… Dini devletin, politik alanın dışına çıkarmadan laiklikten söz edilemez… Diyanetin kapısına kilit vurmadıkça, laiklik söyleminin bir karşılığı olmaz… Velhasıl, boşuna neden söz ettiğini bilmek önemlidir denmemiştir…
  9. Doğa yağma ve talanını ivedilikle durdurmak. Aksi halde yaşanacak bir ülke kalmayacak. Ekolojik yıkım bu tempoyla devam ederse, çok geçmeden üzerinde durduğumuz zeminin çöküşüşe şahit olacağız. Bunun için de adı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olan kurumu kapatıp yenisini kurmak gerekecek… Zira ekolojik yağma ve talanın başlıca sorumlusu…
  10. Bütün bunları yapabilmek için de radikal- demokratik bir ekonomik, ekolojik, sosyal, planlama Zira insan yaşamı için de toplum yaşamı için de planlama vazgeçilmezdir… Neoliberal gericiliğin bir gereği olarak, artık planlamanın esamesi bile okunmuyor… … Yüz yüze geldiğimiz ekonomik, sosyal, ekolojik, etik sorunlar veri iken artık eskisi eskisi gibi düşünmek, eskisi gibi yaşamak mümkün değil… Velhasıl hayatî sorunlarla yüzleşmek zorunda olduğumuz bir zamandayız… Eğer düşünsel-entelektüel ataletten kurtulamazsak, paradigmayı vakitlice değiştiremezsek, geleceğimiz kararmaya devam edecek…

 

 

 

 

Tags: #secim2023Ekonomik KrizFikret BaşkayaSIyasal kriztürkiye
Previous Post

YOLUN KENDİSİ OLMAK VEYA SEÇİM(LER)E DAİR UYARI(LAR)[*]

Next Post

Adıyaman ve Şanlıurfa’da Selde 15 kişi vefat etti

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı
Manşet Haberler

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı

05/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
Yapay zekâ balonunu açıklamaya dönük yaklaşımlar (e)
Manşet Haberler

Yapay zekâ balonunu açıklamaya dönük yaklaşımlar (e)

03/03/2026
Next Post
Adıyaman ve Şanlıurfa’da Selde 15 kişi vefat etti

Adıyaman ve Şanlıurfa'da Selde 15 kişi vefat etti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik