Çarşamba, Nisan 22, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Dünya Dönüyor

Nebahat Akın by Nebahat Akın
18/12/2024
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
2
Dünya Dönüyor
0
SHARES
1.1k
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip, “Burası benimdir” diyen ve.
Buna inanacak kadar saf insanlar bulabilen ilk insan,
Uygar toplumun gerçek kurucusu oldu.
O zaman biri çıkıp çitleri söküp atsaydı,
Bu meyveler hepimizindir diye haykırsaydı,

İşte o adam insan türünü nice suçlardan,
Nice savaşlardan, nice cinayetlerden kurtaracaktı.

                                                   Jean Jacques Rousseau

 

Dünya, neydim ne oldum ne olacağımın farkında olmadan dönüp duruyor. İlginç bir hikâyedir eskilerde anlatılan.

“Adamın biri, işine giderken yolda alnında ‘neydim, ne oldum, ne olacağım’ yazılı kuru bir kelle bulur. Merak eder, eve götürüp bir sandığın içine koyar. Günün birinde, karısı, bu kelleyi görür, ‘gençken oynaştığın kadının kellesini saklıyorsun ha’, diye götürüp bahçede kırar, un ufak edip etrafa savurur. Akşam eşinin dargın duruşunun sebebini soran kocasına, gençliğinde aşna fişna olduğunu iddia ettiği kadının kellesine yaptıklarını anlatır. Adam, kendi kendine, ‘demek ki, kuru bir kellenin bile olacağı bir son varmış’ diye başını sallar.”

Yüz yıllar, bin yıllar boyunca oluşan, su hava güneş, dağlar, tepeler, dereler, ırmaklar, ormanlar, hayvanlar, böcekler, kuşlar ve insanlarla birlikte, birbirinden beslenerek, azalıp çoğalarak, bir yaşam dengesi içinde oluşan ve boşlukta dönen bir Dünya, üzerinde yaşadığımız.

“Dünya dönüyor sen ne dersen de/ yıllar geçiyor fark etmesen de”

İnsan ayağa kalktı, akıl yürüttü. Bunları yaratan bir gücün olduğunu düşündü ve bu güce Güneş dediler, Ay dediler, nihayet görünmeyen bir gücün olduğuna kanaat getirdiler. Ölenler oldu, ölenlerin yeni bir dünyaya göç ettiklerini düşünerek bu konuda çeşitli hikâyeler uydurup anlattılar.

İnsan, ‘ben yaptım benimdir’ dedikten sonra, zurnanın sesi duyuldu. Çok şeye sahip olanların öz güçleri azalınca, diğerlerinin gücünü kullanıp daha da güçlenerek kendi hâkimiyetlerini geçerli kıldılar, ağalar beyler oluştu. Bu arada korkuyu, korkutmayı unutmadılar. Öldükten sonra rahat yaşamaları için insanlara vaaz veren dervişler, şeyhler ortaya çıktı. Öldükten sonraki yaşamın daha geçerli olduğunu, asıl yaşanılacak dünyanın orası olduğunu söylediler. Hayatı yaratan güç kaynağı sömürüsünün adımları o günlerden beri sürüp geliyor.

İnsanlar yeni yerleşim yerleri buldular, buralara yeni adlar verdiler, orada bulunan yerli halkı tanıdılar, irili ufaklı ülkeler oluştu, devletler kuruldu… Benim senin kavgaları, savaşları doğurdu; bu duygularla oturup konuşalım, barışalım, ‘bu dünya yalnız kötülük yaparak zengin olan zümrenin değil, hepimizin rahat yaşaması için’ demek akıllarına bile gelmedi. Hiçbiri ‘gelin, barışalım’ demedi, demiyor. Güç ve para öyle güzel ki, çoğaldıkça mutlanıyorlar. Halkların feryatlarını duymuyorlar, sonu ne olacak demeden. Rabbena hep bana, hep bana.

NE OLACAĞIM DİYE SORAN DÜNYA…

Bir yandan iklim değişikliği, kuraklıklar, seller, bir yandan depremler, öbür yandan ülke yöneticilerinin hırsı ile savaşlar, savaşlar, savaşlar…

Savaştan kaçanlar, evsiz barksız kalanlar, anasız babasız, kimsesiz insanlar yani yerlerinden edilen fakir fukaralar göç yollarında… Dünya, cehennemî bombalarla yakılıp yıkılıyor. Nereye gidiyorsunuz? Bir yokluk cehenneminden, başka yokluk cehennemine mi? Yazık bu insanlara, çok yazık. Halka zulüm yapanların sonu Saddam, daha dün halkıyla el ele vermeyen Esat gibi kaçacak delik aramak.

1. Dünya Savaşını, 2. Dünya Savaşını çıkaranların hepsi toz olup gittiler. Akıllı diye geçinen insanlar bu olanlardan ders çıkarmamışlar. Bu ne bitmez hırs, bu ne bencillik! Yazık, vicdan da mı taşımıyorlar? Bütün dünyada egemen güçler, iktidarda kalmak için, ülke içindeki yandaşlarıyla refah içinde, bomba alıp satıyorlar. Ülke, yokluk yoksulluk içindeymiş umurlarında değil, bütün kıtalarda da savaşlarla dünya yanıp kavruluyor. Doğa bile isyan ediyor: Hava kirlendi, sular tükeniyor, üretim az, toprağın gücü azaldı. Meralar yok olma tehlikesinde, hayvanlar ahırda besleniyor… Böceklerin, kuşların türleri azalmış, tarım yapılacak alanlar kalmamış, dünya canlılara yetmiyor artık. Robotlar, yapay zekâ oluşumu başarı kazanırsa, insanlık neye evrilir, bana karanlık. Yaşayıp göreceğiz.

Dünyada bu değişiklikler olurken aç ve yoksul insanlar, seslerini duyurmak için alanlarda. Bu sesi duysalar da, insanları görseler de “üç maymun”u oynayıp duruyor iktidardakiler. İnsan, Rabbena hep bana diyerek toz olacağına, halklarla beraber barış içinde yaşayıp iz bırakmalı, bana sorarsanız.

Ben, çok kültürlü, çok inançlı, çok dilli dünya halklarına güveniyorum, çünkü halkların gücü yüreklerindeki yaralarında. Onlar yaralarını acılarını, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle, ağıtlarla anlatıyorlar. Öldürülüyorken, acı içinde yaşıyorken, zulüm içindeyken bile “yeter artık, barışalım” diye alanlardan seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Dünya egemenler için dönüyor, güneş egemenler için doğuyor. Her şeyin bir sonu var. Nereye kadar? Acı feryatlarımız, hak hukuk adalet için direnişimiz dünyayı rayına oturtacak, savaşlar yok olacak, eşitlikçi bir düzen içinde barış kazanacak. Güneş hepimiz için doğacak.

Bu yürekle, bu dirençle savaşlar olmasın, barışalım diyen dünya halklarının, dünya kadınlarının, dünya gençlerinin yanındayım. Mutlaka kazanacağız.

 

Tags: Neboş90+
Previous Post

Yeni Bir Tarih

Next Post

Dünya Savaşa Boyanmıştı

Nebahat Akın

Nebahat Akın

29 Şubat doğumluyum. Çevrem hısım akrabam, çocuklarım ve de torunlarım bana Neboş diye seslenir. Kim seslenirse kendimi onun yaşında görüyor, mutlu oluyorum. Yaşımı merak edip soranlar çocuklarsa, “90 yaşındayım” deyince ağızları açık kalakalıyorlar. Onlar için 90 yıl uzun bir zaman dilimi. Yaşımı merak edip soranlar 60-70 yaşlarında iseler, onlara da “24 yaşındayım” diyorum. Umursamaz tavırlarla, “ben 75 yaşındayım, 80 yaşındayım; yaşımı hiç saklamam” diyorlar. “Sizin yaşınıza saygı duyuyorum, ama ben 24 yaşındayım” diyorum. İnanın bana, iki yaşla yaşamak çok güzel ve eğlenceli. Güncel olaylar beni etkiliyor; takip ediyorum, okuyorum… Olayları, olanları, yaşadıklarımı yazı veya şiirlerle kalıcılaştırıyorum. Yürüyorum, yüzüyorum, sağlığım yerinde.Nebahat Akın, emekli sınıf öğretmeni. Firari Defter, 12 Eylül'de, gözaltında tuttuğu notları tıpkıbasım yaklaşımıyla kitaplaştırdı. Torunlarıma Melodiler adlı kitabı, torunlarına yazdığı şiirlerden oluşuyor. Gündemle bağlantılı okuyor, yazıyor... Şiir ezberliyor. Doğaya ve insana duyarlı her aktivitede ön sırada yer alıyor. İstanbul'da yaşıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

YAŞARKEN ANILMAK
Manşet Haberler

YAŞARKEN ANILMAK

18/02/2026
Depremin üçüncü yılında…
Manşet Haberler

Depremin üçüncü yılında…

09/02/2026
KARANLIĞA IŞIK OLMAK
Manşet Haberler

KARANLIĞA IŞIK OLMAK

27/01/2026
YENİ YILDA DÜNYA CENNETİNİ YARATMAK İÇİN…
Manşet Haberler

YENİ YILDA DÜNYA CENNETİNİ YARATMAK İÇİN…

03/01/2026
AKREP
Manşet Haberler

AKREP

28/11/2025
Neboş ezilenlerin yanında acılarını yaşarken ezilmişlerin, kendi acısını da yazıyor
Manşet Haberler

Neboş ezilenlerin yanında acılarını yaşarken ezilmişlerin, kendi acısını da yazıyor

21/10/2025
Next Post
Dünya Savaşa Boyanmıştı

Dünya Savaşa Boyanmıştı

Comments 2

  1. Nahit ozdemir says:
    1 yıl ago

    Yaşam öyle güzel anlatılmış ki ; ancak bütün bu barış çabalarının tüm dünya halkları, emekçi güçleri tarafından gerektiği gibi algılanıp birlikte hareket etme becerisini gösteremezler ise paraya, silaha,milis güçlere sahip emperyalist/kapitalist güçlerle barış sağlamak mümkün olamayacaktır ne yazık ki. Ancak Sermaye sahipleri ne yaparsa yapsın sonuçta insanlık kazanacaktır.

    Yanıtla
  2. Sabiha yılmaz says:
    1 yıl ago

    Şahane bir nlatım, çok beğenerek okudum. Kaleminize sağlık🙏

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

by Mendine Dinçer
21/04/2026
0

1968 kuşağı, yalnızca siyasal hareketlerin yükseldiği bir dönem değil, aynı zamanda gündelik yaşamın ideolojik bir çerçevede yeniden kurulduğu tarihsel bir...

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

by Ahmet Hulusi Kırım
21/04/2026
0

1890’dan başlayarak, yirmi yıllık bir süreçte dünyanın en ileri endüstrilerini, en iyi üniversitelerini, en zengin bankalarını ve refahın sağladığı en...

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

by Ümit Özdemir
21/04/2026
0

Adını Mümtaz Soysal’ın bir makalesinden alan Bulutsuzluk Özlemi’nin müzikal serüveni, yönetmen Caner Kaya imzalı Yaşamaya Mecbursun: Bir Bulutsuzluk Özlemi Belgeseli adlı...

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

by Sonhaber
21/04/2026
0

Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Erzurum Cumhuriyet...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik