Pazar, Nisan 26, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ[*]

Sibel Özbudun by Sibel Özbudun
14/12/2020
in Manşet Haberler
A A
0
ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ[*]
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

SİBEL ÖZBUDUN

“Kısa bir öyküdür hayat;

uğrunu upuzun acılar çektiğimiz.”[1]

 

“Bugün korkunç bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim yazdığımız, gördüğümüz ne ki?…”

Böyle gerekçelendiriyor o kısacık ama insanı sersemleten öykülerini, yeni çıkan kitabı[2] üzerine söyleşide,[3] Ender Öndeş…

Kısacık… Gerçekten de öyle. Her biri, el kadar kitabın 3-4 sayfasına sığıyor. Ama sersemletici… Yirmi öyküde onlarca yaşam açımlanıyor gözlerinizin önünde… Her birinin sırrına ancak el yordamıyla, sezerek varabileceğiniz yaşamlar… O da ancak öykünün son satırını okuduğunuzda… Siz okumakla meşgulken yazarın -yo hayır, serimlediği yaşamların- sizi adım adım, kat be kat vardırmak istediği girdabın içinde buluveriyorsunuz kendinizi…

Ne yaşamlar ama…

Hoyrat ellerde örselenen can paresi, kızının tecavüzcüsünü cezalandırmak üzere eski bir ilişkisi üzerinden silah temin eden bir eski devrimci…

“Babacan” bir patronun kaprisi yüzünden yatalak kalmış kocasını otuzbeş yıl boyunca elleriyle yedirip altını temizleyen beslemenin, tüm ezikliğinin, harcanmış yaşamının öcünü bir anda yatakta yatan külçenin beynini dağıtarak alması…

Bombalanan bir miting, biber gazlarıyla yetişen polisler, parça parça olmaktan belki de kamyonun altında kalması sayesinde kurtuldukları öfkeli kocanın yüzünü gözünü dağıttığı kadının yaşadığı apartmana sığınan kadın göstericiler ve hepsine birden kucağını ve yüreğini açan bir yaşlı kadının bir anlığına kesişen hayatları…

Gecenin bir yarısı, işkence görmüş bedeni bir mezarlığın duvarında kurşuna dizilen bir “fail-i meçhul” ve olaya tanıklık eden kesif korku…

Kendisine tek güvenen yoldaşını “satmak” zorunda kalan, örgütünün kuşkulandığı bir devrimcinin yıllar sonra eski yoldaşın oğluna açılıvermesi…

Babası öldüğünde annesiyle evlenen amcadan alınan gecikmeli intikam… Karlı dağlara şehit verdiği oğlunun ardından yedi gün boyunca yün ören ananın tekil yası…

Bedenleri tanınmayacak kertede parçalanmış evlatlarından herhangi birini “oğul” diye toprağa veren Kürdistan ananın aldanmayı gönüllü kabullenmişliği… Son çukuru mezarı olan bir filozof-defineci…

Kimin emriyle, ne için, hangi “suç” yüzünden gözaltına alınacağını kendisini alacak polisin bile bilmediği bir Külkedisi…

  1. Ender Öndeş bir gazeteci. Ama bir bombalamada, ya da bir trafik kazasında bedenleri parçalanmış yaralıların fotoğraflarını çekip “Flaş! Flaş! Flaş!” kıvamında manşet atanlardan değil, onlara yardım etmek için çırpınanlardan. Mağdurluğun, acı çekmenin, acımanın, öfkenin, tutkunun, pişmanlığın, nafile beklemenin, coşkunun, korkunun…

Velhasıl insanlar nasıl davranıyorsa onları öyle davranmaya sevk eden duygu yoğunluklarının nasıl acıttığını bilenlerden. Objektifin karşısındakinin kuru bir “haber”den ibaret olmadığını, nedeni ancak tabaka tabaka eşelenerek çıkartılabilecek bir muamma olduğunun bilincinde olanlardan. Bu nedenledir ki gazeteciliğin bitip öykücülüğün başladığı sınırda duruyor. Ve nicedir içinde debelendiğimiz şeametin kuytusunda yalnız olmadığımıza, kendilerince sessizce acı çeken, öfkelenen, çırpınan, teslim olan, direnen, başkaldıran milyonların varlığına ayna tutuyor, yirmi öykülük kesitte…

Korkunç bir coğrafyada yaşıyoruz, gerçekten. Bu yüzdendir ki Ender Öndeş’in öyküleri en “sürprizli” finalde dahi, örneğin O. Henry’ninkiler gibi tatlı tatlı gülümsetmiyorlar sizi. Sersemletiyor, soluğunuzu kesiyor, canınızı acıtıyorlar…

Eline, yüreğine, kalemine sağlık, “Ender Abi”. Dilerim bir gün insanın yüreğini ferahlatan, tatlı tatlı gülümseten öyküler yazman nasip olur. Dilerim mezarlık diplerinde ölülerin kurşuna dizilmediği, Kürt dayıların yeğenlerinin ölüsünü parçalanmış bedenler arasından seçmek zorunda kalmadığı, kimsenin iş bulmak için kimseye ağız eğmek zorunda kalmadığı, hiçbir kadının dayak yemediği, tecavüze uğramadığı, kimsenin kimseyi “satmadığı” günlerde yaşarız… Dilerim o gün Külkedisi’nin kapısını çalan polis değil, sevdalısı olur…

“Son söz” de Salman Rüşdi’den: “Bütün öyküler, olabilecekleri öykülerin hayaletlerinin istilası altındadırlar”…

 

22 Kasım 2020 18:30:30, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Newroz, Aralık 2020…

[1] Yılmaz Odabaşı.

[2] M. Ender Öndeş, Yedinci Günün Sabahında, Nota Bene Yay., 2020, 125 sayfa.

[3] Reyhan Hacıoğlu, “M. Ender Öndeş ile Söyleşi: Hikâye Aslında Gelmeyen O Şeker”, Yeni Yaşam, 25 Ekim 2020, s.9.

 

Tags: ENDER ÖNDEŞsibel özbudun
Previous Post

GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)

Next Post

Ankara Sanat Tiyatrosu, Ihlamur Sokak’a veda etti

Sibel Özbudun

Sibel Özbudun

Yazarın Diğer Yazıları

Fikret Başkaya’nın Yeni Kitabı Üzerine: Kapitalizm Emeği Sömürüyor, Yaşamı Yok Ediyor…[*]
Manşet Haberler

Fikret Başkaya’nın Yeni Kitabı Üzerine: Kapitalizm Emeği Sömürüyor, Yaşamı Yok Ediyor…[*]

10/06/2024
Laiklik…. Ama nasıl ?
Manşet Haberler

Laiklik…. Ama nasıl ?

08/01/2024
Manşet Haberler

“HİÇKİMSENİN CUMHURİYETİ”… Mİ?

19/12/2023
TUTUNAMAYANLARIN FERYADI ARABESK[*]
Manşet Haberler

TUTUNAMAYANLARIN FERYADI ARABESK[*]

21/11/2023
TARİHİ UNUT(TUR)MAYAN HİKÂYELER[*]
Manşet Haberler

TARİHİ UNUT(TUR)MAYAN HİKÂYELER[*]

11/11/2023
KADINLARIN YAŞAMI “KEMALİZM-İSLÂMCILIK” ÇEKİŞMESİ
Kadın

KADINLARIN YAŞAMI “KEMALİZM-İSLÂMCILIK” ÇEKİŞMESİ

04/11/2023
Next Post
Ankara Sanat Tiyatrosu, Ihlamur Sokak’a veda etti

Ankara Sanat Tiyatrosu, Ihlamur Sokak'a veda etti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

by Sonhaber
25/04/2026
0

Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Dosyayı yürüten Ebru Cansu, yürütülen incelemelerde yeni verilere ulaşıldığını açıkladı. Cansu, kayıp...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

by Ümit Özdemir
25/04/2026
0

Debelenme manşetini MÜSİAD’ın yayın organı Yeni Şafak attı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Ekonomik Programı Çöktü manşeti, MÜSİAD’ın durumdan...

Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı

Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı

by Sonhaber
25/04/2026
0

Adalet Bakanlığı, faili meçhul suç dosyalarının yeniden ele alınması amacıyla yeni bir adım attı. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan...

Kadın Olmanın Görünmeyen Yükü

Kadın Olmanın Görünmeyen Yükü

by Sarya Özgür
25/04/2026
0

Bazen beden, insanın kendi evi olmaktan çıkar. Kapı gıcırdar, odalar yabancılaşır, içeride görünmeyen bir fırtına dolaşır. Ne tam adı vardır...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik