Ezidi katliamının soykırım olarak tanınması için TBMM’ye kanun teklifi

HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca, 74. Ferman olarak bilinen ve Şengal’de Êzidî Kürtlere yönelik gerçekleştirilen katliamın soykırım olarak tanınması için TBMM’ye kanun teklifi sundu.

Halkların Demokratik Partisi Batman Milletvekili Feleknas Uca IŞİD’in 2014 yılında Şengal’de Ezidi Kürtlere karşı gerçekleştirdiği katliamın soykırım olarak tanınması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun tasarısı sundu.

IŞİD’in, Êzidîlere yönelik Şengal’de gerçekleştirdiği katliam ve soykırımın tüm dünyanın gözü önünde gerçekleştiğine, Êzidîlerin yaşadığı bu insanlık dışı uygulamalar pek çok kez raporlandığına işaret edilen kanun tasarısında, şu ifadeler yer verildi:

“2015’te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, IŞİD’in Êzidîlere planlı şekilde ‘soykırım’ yaptığını rapor etmiştir. Yine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından Haziran 2016 tarihinde yayınlanan raporda da IŞİD’in Êzidîlere yönelik soykırım işlediği belirtilmiştir. Benzer şekilde, 2016 tarihinde Avrupa Parlamentosu Êzidî soykırımını tanıma kararı almıştır. Yine aynı yıl, ABD yönetimi IŞİD’in Êzidîlere ve diğer azınlıklara yönelik ‘soykırım’ yaptığını tanıdığını açıklamış, Ekim 2017 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) IŞİD’in Irak ve Suriye’de “özellikle Êzidî, Hristiyanlar ve Sünni olmayan Müslümanlara karşı soykırım gerçekleştirdiğini” resmen tanımaları için Avrupa devletlerine çağrı yapmıştır.

Birleşmiş Milletlerin Şengal katliamına ilişkin hazırladığı raporda IŞİD’in Êzidî halkına yönelik öldürme, cinsel şiddet, kölelik, işkence, insanlık dışı muamele, Êzidî çocukları ailelerinden alıkoyarak kendi inançlarından ve toplumundan koparma gibi uygulamalarla Êzidî kimliğini yok etmeyi amaçladığı belirtilmiştir. Tüm bu bulguların Êzidîlerin kimliğinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu açıkça dile getirilmiştir. IŞİD özellikle Êzidî kadınları ve çocukları savaş ganimeti olarak esir almış, kaçırmış, köleleştirmiş, sistematik cinsel şiddete maruz bırakmış, zorla din değiştirmeye zorlamış ve köle olarak satmıştır.”

BM Raporunda Êzidî Halkına yönelik soykırım, Suriye ve Irak’ın taraf olduğu 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmesi’ndeki tanıma göre belirtilmiştir. 1948 Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesinde soykırım tanımı şu şekilde yapmaktadır:

Madde 2- Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden herhangi biri soykırım suçunu oluşturur

a)            Gruba mensup olanların öldürülmesi;

b)            Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;

c)            Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek;

d)            Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;

e)            Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek

BM raporu, başta BM kurumları olmak üzere Suriye ve Irak gibi doğrudan soykırımla ilgili sorumluluk alması gereken ülkelerin yanı sıra Türkiye gibi, Êzidî göçünün olması nedeniyle sorunun bir parçası olan ülkelere yönelik pek çok tavsiye içermiştir.

Türkiye, kadim Êzidî toplumunun kutsal topraklarını barındıran ülkelerden biri olarak Êzidî inancının ve kültürünün katliam ve soykırımlarla yok edilmesinin önüne geçebilecek şekilde sorumluluk üstlenen bir ülke olmalıdır. Ne yazık ki, Êzidî halkına yönelik soykırım tüm dünyada çok geç görülmüştür. Êzidîlerin bir anayurdu olan Türkiye, IŞİD’in Êzidîlere yönelik gerçekleştirdiği kıyımı hala soykırım olarak kabul etmiş değildir. Türkiye, 74. ferman olan Êzidî-Kürtlere yönelik soykırımın yedinci yılında bu soykırımı tanıyarak ve IŞİD’e karşı etkin bir mücadele yürüterek tarihi rolünü oynamalıdır. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere IŞİD çetelerinin elinde olan Êzidî halkının özgürleşmesi, göç yollarına düşen binlerce Êzidî’nin topraklarına dönmesi yönünde üzerine düşen her türlü tedbiri ve politikayı uygulayarak halen devam eden soykırımın önüne geçmek adına adım atmalıdır.

Bu amaçla “74. Ferman olarak bilinen VE Şengal’de Êzıdî halkına yönelik gerçekleştirilen katliamların TBMM’de soykırım olarak tanınması hakkında kanun teklifi” hazırlanmıştır.”

Madde gerekçeleri ise şöyle:

“MADDE I- Tarih boyunca soykırıma uğramış bir kadim Ortadoğu toplumu olan Êzidîlerin maruz kaldığı soykırım Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından tanınmıştır.

MADDE 2- Êzidî halkına yönelik 74. Katliam olan 3 Ağustos günü Êzidî Soykırım Günü olarak tanınmıştır.

MADDE 3- Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Êzidî halkına karşı sorumluluklar tanımlanır.

MADDE 3- Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen soykırımlara dair hakikatlerin ortaya çıkarılması konusundaki sorumlulukları belirler.

MADDE 4- Yürürlük Maddesidir.

MADDE 5- Yürütme Maddesidir.

MADDE I- Türkiye Büyük Millet Meclisi, İŞİD adlı terör örgütünün, 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal ve Şêxan bölgesinde 800 bin ila 900 bin arası Êzidî-Kürdün yaşadığı coğrafyada on binlerce Êzidîyi katlettiği, yüzbinlerce Êzidîyi göçe zorladığı, beş bin ila yedi bin arası Êzidî Kadın ve çocuğu alıkoyduğu, Êzidî çocuklarını kendi kimliğinden kopararak asimile ettiği ve Şengal ve Şêxan bölgesinde yaşanan sistematik şiddetin, Êzidî halkının kimliğini ve inancını yok etmeye yönelik gerçekleştirdiği kırımın Êzidî halkına yönelik soykırım olduğunu ve bu soykırımının insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tanır.

MADDE 2- Türkiye, Êzidî halkının maruz kaldığı, katliam, etnik temizlik, tehcir sebebiyle 3 Ağustos gününü Êzidî Soykırım Günü olarak tanır.

MADDE 3- Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Êzidîlerin ayrımcılığa uğramamaları, nefret söylemi üretilmesinin önüne geçilmesi ve güvenlikleri için özel tedbirler alır. Êzidî Halkının kimliğini ve inancını koruyucu yönde önlemler alır. Türkiye sınırları içerisinde yaşamak isteyen ve Türkiye sınırları dışındaki topraklarına geri dönmek isteyen Êzidîlerin, kimlikleriyle, kültürleriyle güven ve ferah içinde yaşamaları konusunda sorumluluklarını yerine getirir.

MADDE 4- Türkiye Hükümeti, Êzidî Soykırımının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve yaşanan saldırılardan etkilenmiş Êzidîlerin yeniden yaşam kurabilmeleri için gerekli ihtiyaçlarının maddi ve manevi olarak tazmin edilmesi konusunda aktif rol alır ve sorumluluk üstlenir.

MADDE 5- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x