Perşembe, Nisan 23, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Yazarlar

Halk Düşmanı Devlet!

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
16/03/2022
in Manşet Yazarlar, Yazarlar
A A
0
Halk Düşmanı Devlet!
0
SHARES
10
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

Kapitalist toplumda devletin üç işlevi vardır: 1. Sermayenin hareketine uygun koşulları oluşturmak; 2. Özel sektör [sermaye] tarafından asgari düzeyde bile karşılanması mümkün olmayan ‘kamu hizmetlerini’ sağlamak; 3. Zenginleri yoksullardan korumak… Neoliberal küreselleşme çağında durum değişti. A’dan Z’ye her şey özelleştirildiğine, bir kâr aracına dönüştürüldüğüne, müştereklerin’ yerinde yeller estiğine göre, artık devletin işlevi ikiye inmiş bulunuyor. Sermayenin sömürü, yağma ve talan koşullarını oluşturmak ve zenginleri yoksullardan korumak! Dünyada ve Türkiye’de 1980 sonrasında olup-bitenleri şöyle bi hatırlamak ne demek istediğimi anlamaya yeter… Devletler artık toplumu kanını emen vampirlere dönüşmüş bulunuyor…  Hükümetler münhasıran küresel oligarşiler koalisyonunun hizmetinde… Artık Dünya şirketlerin dünyası… Her ülkenin oligarşisi küresel oligarşinin bileşeni. Halk düşmanı, doğa düşmanı, insanlık düşmanı cephede yer alıyorlar. Tabii bu arada vatan-millet, milliyetçilik, ‘yerli-milli nutukları’ da atılmaya devam ediyor… Sabahtan akşama milli marş okusa, ‘bir karış toprağımızı vermeyiz nutukları atsa neye yarar… Toprağın altı-üstü çoktan “yerli-yabancı” sermaye tarafından gasp edildikten sonra…

Kapitalist toplum işçi sınıfının (proletaryanın) emeğinin sömürüsüyle yol alır. Lâkin şimdilerde öyle değil. Sadece işçi sınıfı değil, dar bir sermaye sınıfı (oligarşi) dışında kalan tüm toplum sınıfları sömürüye maruz. İşte çiftçiler, köylüler (şimdilerde köyler defterden silinmekte), küçük esnaflar, emekliler, kadınlar, tüketiciler… Nerdeyse dar bir sermaye sınıfı dışındaki tüm toplum kesimleri proleterleşti, üretmek ve yaşamak için gerekli araçlar ellerinden alındı… Toplumu bir arada tutan ‘müşterekler (ortak yaşam alanları ve kaynakları) da sermaye tarafından gasp edilmiş durumda… 1980 sonrasında ‘özelleştirmeler’ bir kurtarıcı olarak sunulmuştu… Eğer kamuya ait işletmeler sermayenin eline geçerse, özelleştirilirse, daha verimli hale gelecekleri söylendi… Oysa asıl amaç büyüme sıkıntısı çeken sermayeye yeni değerlenme alanları açmaktı… Müşterekler de özelleştirildi…  Oysa, müştereklerden yoksun bir toplumsal yaşam mümkün değildir. Müşterekler toplumu- insanları- bir arada tutan tutkaldır… Artık sermayenin sömürüsüne maruz olmayan hiçbir şey yok… Sadece işçilerin emeği değil, insan ve toplum yaşamının tüm veçheleri ve doğa sermayenin değerlenmesinin, kâr etmesinin hizmetinde…

Olup-bitenler şöyle bir hatırlamak, doğanın nasıl utanmazca yağmalandığı, yaşam kaynaklarının nasıl talan edildiği hakkında bir fikir verecektir… Şimdilerde devletler topluma ve doğaya savaş açmış durumda… Sermaye, insan ve toplum yaşamının tüm veçhelerinden, üretilen ve tüketilen her şeyden her aşamada kâr ediyor… Artık ‘teknik bilim’ münhasıran kâr etmenin, sömürüyü, yağma ve talanı büyütmenin, ‘sosyal bilim’ denilen de olup-bitenleri meşrulaştırmanın, kabullendirmenin, dayatmanın hizmetinde… Bilim ve ‘ileri’ teknoloji’ fetişizminden kurtulmadan, şeyleri adıyla çağırmadan yıkım da pupa yelken yol almaya devam edecektir…

Savaş denince sadece devletler arasındaki çatışma anlaşılıyor. Oysa asıl savaş ‘sınıf savaşıdır’…devletlerle halklar arasında savaştır… Yüz yüze geldiğimiz tüm kötülüklerin gerisinde kapitalizmi ‘insanlığın normal hali’ saymak yatıyor… Sömürü, yağma ve talan ‘büyüme’, ‘kalkınma’, ‘ilerleme’ adına meşrulaştırılıyor… Egemenler ‘gelecekte her şey güzel olacak’ diyorlar ve her şey sarpa sarmaya devam ediyor… Geleneksel ideoloji (dinler), asıl kurtuluşun ölümden sonra ‘öteki dünyada’ mümkün olduğunu vaz ediyorlardı… Burjuva çağında kurtuluşun bu dünyada ama ‘gelecekte’ mümkün olduğunu söylüyorlar… Lâkin o ‘mutlu gelecek’ gelecek bir türlü gelmiyor… Hedef ufukta bir çizgi gibi hep uzaklara kayıyor…

Ekonomi büyüyecek, sorunlar çözülecek deniyor. Onca büyümeden sonra hesap ortada değil mi? Oysa, kapitalizm dahilinde büyüme kalkınma değildir. Orada büyüyen sermayedir ve ancak insan ve doğa aleyhine gerçekleşebilir… Kapitalizm insana ve doğaya zarar vermeden yol alamaz… Devlet ve kapitalizm madalyonun iki yüzüdür…  Termik santraller, her dereye kurulan HES’ler, maden ocakları, taş ocakları, otoyollar, vb. kirletme ve yok etme aracına dönüştü… Son 20 yılda 3.5 milyon hektar (35 milyon dekar) toprak büyüme, kalkınma adına kullanılamaz duruma gelmedi mi? Şimdilerde modern teknoloji harikası ‘iş makinaları’ tam birer canavara dönüşmüş durumda. Önlerine çıkan her şeyi ezip geçiyorlar. Hiçbir canavar onlarla yarışamazdı…

Soluduğumuz hava zehirli, içtiğimiz su kirli, toprak yorgun, yediklerimiz hasta ediyor…. Sağlık bakımı özelleştirilmiş, hastaneler ticarethaneye, kapitalist işletmeye dönüşmüş… Kapıdan girdiniz mi vezneyi gösteriyorlar… Vergiler tam bir talan halini almış… İyi de bütün bunların faili kim? Bunca yıkıma, bunca kepazeliğe rağmen kapitalizmin hala ‘insanlığın normal hali’ sayılması, burjuva devletin kutsanmaya devam edilmesi rahatsız edici değil mi?

Yüz yüze geldiğimiz sayısız sorunlar, sosyal kötülükler (işsizlik, yoksulluk, açlık, sefalet, aşağılanma), ekolojik yıkım, iklim krizi, etik yozlaşma, ‘kötü politikaların ve politikacıların’ değil, ‘kötü sistemin’ eseri… Sanıldığı gibi, ‘iyi politikacılar iyi politikalar’ uygularsa, sorunların çözüleceği beklentisinin bir karşılığı yok! Zira, kapitalizm insafa gelebilir, ehlileştirilebilir bir sistem değildir. Esasen bu tüm üretim tarzları, tüm uygarlıklar için de öyledir… Her uygarlık, her üretim tarzı, her sosyal formasyon ‘belirli bir mantığa göre işler’, o mantığın dışına çıkıldığında sistem olmaktan çıkar…

Gelinen aşamada iki seçenek, iki yol var: Ya vakitlice kapitalizmden çıkılacak ya da insanlığın ve uygarlığın bir geleceği olmayacak… Artık ataletten kurtulup, şeyleri adıyla çağırma ve gereğini yapma zamanı gelmiş olmalıdır… Aksi halde, beton, asfalt, otomobil, plastik medeniyeti yaşamın temelini aşındırmaya devam edecek…

İkinci emperyalist savaş sonrası yıllarda Paris’te bir Uluslararası Yazarlar Kongresi düzenleniyor… Kürsüye çıkan her yazar, dünya barışından, kardeşlikten, dayanışmadan, vb. söz ediyor. Bertholt  Brecht  dayanamıyor, doğruca kürsüye yöneliyor, mikrofonu alıyor: “yoldaşlar, gelin üretim ilişkilerini tartışalım” diyor… Ben de “gelin kapitalizmi tartışalım’ diyorum…

 

 

Tags: devletFikret Başkayakapitalizmsavas
Previous Post

Vietnam, Ruslara vize serbest

Next Post

KESK Genel Merkezinden basın açıklaması

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor
Ekonomi

IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor

09/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
ABD’de üst düzey bir güvenlik yetkilisinin istifası üzerine bazı çıkarımlar
Manşet Haberler

ABD’de üst düzey bir güvenlik yetkilisinin istifası üzerine bazı çıkarımlar

20/03/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
Next Post
KESK Genel Merkezinden basın açıklaması

KESK Genel Merkezinden basın açıklaması

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

by Sonhaber
22/04/2026
0

Ayla Türksoy’un kaleme aldığı Travmayı Kadınca Yeniden Yazmak: Bir Feminist Direniş Biçimi yayımlandı. Eser, travmayı yalnızca psikolojik bir yara olarak...

Tesadüfün böylesi…

Tesadüfün böylesi…

by Korkut Akın
22/04/2026
0

Dinozorların Son Günü (umarım adını yanlış anımsamıyorumdur) Alan Yayınları’ndan çıkan önemli dört ciltlik bir araştırma kitabıydı. Daha başında, Dünya daha...

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Donald Trump, İran ekonomisine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, İran’ın ciddi bir mali kriz...

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Hasan Uğurlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda çocuk adalet sistemine ilişkin dikkat...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik