Özer Tekinoğlu
Her ihtimal bir ihtilaldir. Yaşamdaki her kazanım taktik ve strateji ile mümkündür.
2024 yerel seçim sürecini yaşadık. Sürekli seçim atmosferi içinde olan Türkiye’de yaşadığımız son yerel seçim sürecinde özellikle sol ve sosyalistlerin neler yapabileceği merak konusuydu. Halkın meraklanması gayet normaldi, çünkü her bölgede sıkıntılar üst seviyedeydi ve halkçı yerel yönetimler halkta beklenti oluşturmuştu. Fakat önemli deneyim ve birikime rağmen sol, sosyalist adayların bu dönem olduğu yerlerde kazanım elde edilemedi.
Dersim son yıllarda tüm Türkiye’nin hatta dünyanın birçok ülkesinin dikkatini çekiyor. Bu seçimlerde de Dersim ve ilçeleri ilgi ile takip edildi. Özellikle Mazgirt, Hozat ve Ovacık ilçelerinde seçimi kaybetmek halkta büyük hayal kırıklığı yarattı. Başından beri ilgi ile takip ettiğim, son üç gün çalışmalarına katıldığım Ovacık seçimleri ile ilgili gözlemlerimi aktarmak istiyorum.
Ovacık’ta öne çıkan durumu şu şekilde sıralayabilirim:
- İttifak oluşturma süreci krizli oldu. İttifakı oluşturan yapıların birbirlerine yönelik yer yer oldukça sertleşen eleştirileri İttifak öncesinde basında yer aldı, sosyal medyada ise yoğun olarak dolaşımda oldu.
- İttifakın sağlamlığı halk arasında tartışma konusu oldu.
- Smf kendi adayını seçme sürecini çok uzattı. Adayını belirleyip ittifaka önerdiğinde ise seçime iki aylık bir zaman kalmıştı.
- Smf tarafından İttifaka aday önerilmişti, ama hala ittifak tartışmaları sürüyordu. İttifakın bileşeni Dem Parti ile müzakereler devam ediyordu.
- Nihayet İttifak oluştu, ama bu defa da Dem Parti kendi adaylarını belirlemediği için belediye meclisi adayları, il genel meclis adaylarının belirlenmesi aksatıldı. Adaylar belirlendiğinde seçime hazırlanmak için neredeyse zaman kalmamıştı.
- Belediye Meclis adaylarının belirlenmesinde halk memnun değildi ve bunu açıkça ifade ediyorlardı. Belediye meclis üyelerinin bir belediye başkan adayı gibi önceden belirlenmesi gerekmektedir. Belediye meclisi adaylarının yerel yönetimlere dair bilgi birikimle donatılması gerekmektedir ve aynı zamanda gerekirse bir sonraki seçime bu arkadaşlardan en yetkin olanla devam edilmelidir.
- Sayısı 650, 900, 1250 şeklinde farklı farklı belirtilen ve üzerinde sürekli spekülasyon yapılan asker, polis, memur ve ailelerinin oyları neredeyse tüm gündemi oluşturur hale gelmişti. İki algı oluşturulmuştu bir kesim bu oyların blok halinde AKP’ye verileceğini, diğer kesim ise blok halinde CHP adayına verileceği üzerine argüman geliştiriyordu. Bu durum Ovacık’ta ve Ovacık dışında yaşayan halkta büyük bir tedirginlik yaşatmıştı ve bu tedirginliğin seçim sonucunu ciddi bir şekilde etkilediği kanaatindeyim. Bu politika halka ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikası ürününden başka bir şey değildi. Sonuç olarak bu oylar AKP ve CHP adayına dağıldı ve sonucu belirleyen önemli bir etken oldu. Buna rağmen 900 oy kullanmayan vardı ve bu 900 kişinin tamamına yakını Ovacıklı olup sandığa gelmeyenlerdi. Önemli kısmı büyük şehirlere gitmiş henüz dönmemiş bir kısmı ise muhtarlık seçimleri nedeni ile akrabalarına desteğe köylere gitmişti.
- Muhtarlık seçimi başlı başına bir sorun olarak belirleyicilik taşıyor. Hatırı sayılır bir nüfus Ovacık ilçe merkezinde yaşadığı halde ikametgahını muhtarlık nedeni ile köylere taşımıştı. Seçim sürecinin en hareketli ve en gergin kısmını oluşturan muhtar adaylığı sürecinin aklı selim şekilde ele alınması gerektiği kanaatimdeyim. İkametgahı Ovacık’ta olduğu halde kış aylarında büyük şehirlere gidip seçimlere katılmayan nüfusu da düşündüğümüzde; asker, polis, memur oylarının stratejik oy olmaktan çıktığı açıkça görülmektedir. Bu konu etraflıca ele alındığında ilçenin yerel yönetimini belirlemek halkın kendi elinde olacaktır.
- İttifak yerel yönetim projelerini halka anlatma konusunda eksik kaldı. Evler hızlıca dolaşıldı, seçmen ile uzun zaman geçirme olanağı oluşmadı.
- İttifakın oluşma biçimine, çalışma tarzına yönelik halkın eleştirilerini dinleme, cevap verme zemini oluşmadı.
- Smf’nin Ovacık belediyesini yönetme süreci ve sonrası, Dersim merkezde belediyeyi yönetme pratiği ile ilgili eleştirilere ikna edici cevap verme zemini oluşmadı. Hâlbuki seçmen, seçim sürecini özellikle bekler ve tam bu süreçte en net eleştirisini yapmak ister. Kalabalık halde ve hızlıca yapılan ziyaretler buna imkan yaratamadı. Eleştirisini muhatabına yapamayan ve yeteri cevap alamayan seçmen hayal kırıklığı yaşadı.
- Propaganda dili halkla buluşamadı.
- Propaganda müziği hep aynıydı halkın önemli kısmına dokunamadı.
Üstte sıraladığım tüm maddeler birer nedendir. Ancak yazımın başında da belirttiğim gibi taktik ve strateji belirlenmeden çıkılan yol hedefe götürmez. Oysa ki, öncelikle Ovacık’ın mevcut seçmen durumunun masaya yatırılıp onun üzerinden bir çalışma planının geliştirilmesi gerekirdi. Gün gün her bireyi ikna ve kazanma tarzı bizi başarıya götürecekti. Özellikle Ovacık halkının kaygılarını giderme anlamında sohbetlerin yapılmaması bizim en büyük eksikliğimiz oldu.
Ovacık’ta tüm eksiklere rağmen yoğun çalışma yürüten ittifak üyeleri, gönüllüleri ve belediye başkan adayımız sonuç olarak halkın önemli bir kısmının rızalığını aldı. Halkın büyük çoğunluğu ittifakın yerel yönetim programına ve bu programı hayata geçirmek için ittifak adayı Hüseyin Tekinoğlu’na oy verdi.
Tüm iyi niyetleriyle, gücüyle çalışmalara katılan arkadaşlara candan teşekkür ederim. İstanbul’dan takip ettiğim sürece son üç gün katıldım. Üç gün boyunca tanık oldum ki, Ovacıktaki arkadaşlar diri bir tempoyla çalıştılar. Seçim çalışması içindeki arkadaşların kararlı mücadele azmine tanık oldum. Bu beni bir sonraki sürece dair umutlandırdı.
Sonuç olarak halkçı yerel yönetimler politikası ve tarım kooperatiflerinde ısrar etmemiz gerektiği düşüncesindeyim. Tarım kooperatifleri politikasının ne kadar doğru ve gerekli bir adım olduğundan yola çıkarak bölgede özellikle hayvancılığı geliştirmek zorundayız. Ekonomik alanda atılan bu adımların yanında bölgede kültür ve sanat alanında da adımlar atılmalıdır.
Özellikle kültür ve sanat merkezleri ile halkı kültür ve sanat ile buluşturmak gerekmektedir. Bu adımlar atılmadığı taktirde bölgede devrimci kültürden uzaklaşan gittikçe yozlaşan bir kültür egemen olmaktadır ve canla başla yaratılan bir tarihten ve değerlerden iz bile kalmayacaktır.
Her ihtimal bir ihtilaldir sözünden yola çıkarak, tüm ihtimalleri halkın bilincinde yoğurarak; devrimler yaratma cüreti, bilinci ve kararlılığı elbette her alanda başarılı olacaktır.
Selam, sevgi ve saygılarımla…












