İran ile İsrail arasındaki nükleer gerilim yeni bir safhaya taşındı. İran yönetimi, İsrail istihbaratına ait binlerce gizli belgeyi ele geçirdiğini öne sürerek, Tel Aviv’e yönelik en sert uyarısını yaptı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, söz konusu belgelerin İsrail’in gizli nükleer tesisleri ve savunma altyapılarına dair detaylı bilgiler içerdiği belirtildi.
Açıklamada, İran’a yönelik herhangi bir saldırı girişiminde, İsrail’in nükleer programı ve askeri-ekonomik altyapısının doğrudan hedef alınacağı ifade edildi. “Her saldırının anında ve kesin bir karşılığı olacaktır” ifadesiyle, karşılık verme kararlılığı vurgulandı.
İran devlet televizyonunun aktardığına göre, bu istihbarat operasyonu aylar süren bir süreç sonunda tamamlandı. Operasyonda ele geçirilen belgelerin titizlikle incelendiği belirtilirken, İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib, bu belgelerin İsrail’in nükleer projelerine ve bu projelere destek veren Avrupalı devletlerle ilişkilerine dair kapsamlı bilgiler içerdiğini belirtti.
Avrupa Ülkeleri Deşifre mi Olacak?
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’daki bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, ele geçirilen belgelerin bazı Avrupa ülkelerinin İsrail’in nükleer silah programına dolaylı ya da doğrudan desteğini gün yüzüne çıkaracağını iddia etti.
UAEA Başkanı: Belgelerin İran’ın Elinde Olduğuna Dair Kanıt Var
Krizin uluslararası boyutunu artıran bir diğer gelişme ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin açıklaması oldu. Grossi, ajansa ait bazı gizli belgelerin de İran’ın eline geçtiğine dair “kesin kanıtlar” bulunduğunu söyledi. Grossi, durumun ciddiyetle ele alındığını ve Ajans’ın konuyla ilgili diplomatik girişimlerde bulunduğunu kaydetti.
Bu gelişme, İran-İsrail hattında askeri bir çatışma ihtimalinin yeniden yüksek sesle dillendirilmesine neden oldu. Özellikle İran’ın nükleer programı nedeniyle Batı ile karşı karşıya geldiği bir dönemde, İsrail’in olası bir önleyici saldırısı gündemdeki yerini korurken, Tahran’dan gelen bu çıkış, bölgesel tansiyonu tehlikeli biçimde yükseltti.
Uzmanlar, İran’ın bu hamlesini sadece askeri bir tehdit değil, aynı zamanda bir bilgi savaşı aracı olarak değerlendiriyor. Ele geçirilen belgelerin kamuoyuna açıklanması durumunda, İsrail’in nükleer silah kapasitesi ve bunu çevreleyen uluslararası destek ağına dair önemli sırların açığa çıkabileceği belirtiliyor.
Gözler şimdi, İsrail’in bu iddialara nasıl karşılık vereceğinde ve bölgedeki dengelerin bu gelişmeden nasıl etkileneceğinde.












