Pazartesi, Nisan 20, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Forum

Irkçılık bir hastalık,mı ?

Sonhaber by Sonhaber
13/12/2020
in Forum, Manşet Haberler
A A
0
0
SHARES
0
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

David R. Williams

Yale Mezunlar Dergisinde bir yazıda 1970’te Yale’de siyahi bir öğrenci olan Clyde Murphy’nin hikayesi anlatılıyordu. Clyde bir başarı hikayesiydi. Yale ve Columbia hukuk diplomasından sonra Clyde gelecek 30 yılını ABD’nin en iyi insan hakları avukatlarından biri olarak harcadı. Ayrıca o mükemmel bir baba ve kocaydı. Fakat kişisel ve mesleki başarısına rağmen Clyde’ın hikayesinin üzücü bir sonu var. 2010 yılında, 62 yaşında akciğerindeki kan pıhtılaşmasından hayatına veda etti. Clyde bu konuda yalnız değildi. Yale’den pek çok siyahi arkadaşı da genç yaşta öldü. Aslında, dergideki yazı şunu gösteriyordu: Yale’den mezuniyetten 41 yıl sonra, 1970’de Yale’deki siyahi öğrencilerin ölüm oranı diğer sınıf arkadaşlarının ortalamasından üç kat daha yüksek. Bu gerçekten çok çarpıcı.

Amerika son zamanlarda gözlerini silahsız siyahi adamların polis tarafından vurulma haberlerine açıyor. Asıl büyük mesele ise Birleşik Devletlerde her yedi dakikada bir siyahinin genç yaşta ölmesiydi. Yani her gün, siyahilerle beyazların sağlık koşulları eşit olsaydı ölmeyecek olan 200’den fazla insan ölüyordu.

Son 25 yıldır, ırkın sağlık için neden bu kadar önemli olduğunu anlamayı görev edindim. Kariyerime başladığımda, pek çoğu bunun tamamen eğitim ve gelir farklılığına dayanan ırk ayrımcılığı olduğuna inandı. Ekonomik durumun sağlık için önemli olduğunu keşfettim fakat hikaye bundan fazlası. Örneğin; aynı yaşta olan iki gence bakarsak siyahiler ile beyazlar arasında 5 yıllık bir fark olduğunu görürüz. Hatta eğitim seviyesinden kaynaklanan fark ırktan kaynaklanan farktan daha geniş. Aynı zamanda, eğitim alanının her kademesinde beyazlar siyahlardan daha uzun yaşıyor. Yani liseyi terk etmiş bir beyaz siyahi akranlarından 3 yıl 4 ay daha fazla yaşıyor ve hatta bu fark üniversiteden mezun olanlar arasında daha fazla. Hepsinden daha şaşırtıcı olan, lise mezunu beyazlar üniversite mezunu siyahilerden daha uzun yaşıyor.

Peki, ırk neden sağlık için bu kadar önemli? Önemli olması gereken eğitim ve gelirin ötesinde olan bu şey ne?

1990’ların başında, Siyahi Amerikalıların sağlığı hakkında yazılmış bir kitabı incelemem istendi. 25 bölümün neredeyse her birinde beni fazlasıyla etkileyen, ırkçılığın siyahilerin sağlığına zarar verdiğinin söylenmesiydi. Bütün bu araştırmacılar ırkçılığın siyahileri kötü etkilediğini söylüyordu, fakat bir kanıt yoktu. Bu benim için yeterli değildi.

Birkaç ay sonra, Washington’da bir konferansta konuşuyordum ve araştırmaların bir önceliğinin de ırkçılığın sağlığı nasıl etkilediğini kanıtlamak olduğunu söyledim. Seyircilerin arasından beyaz bir genç ayağa kalktı ve ırkçılığın etkili olduğu hususunda benimle hemfikir olduğunu, fakat asla ölçülemeyeceğini söyledi. “Öz saygıyı ölçüyoruz, Irkçılığı aklımıza sokuyorsak neden ölçülmesi mümkün olmasın.” dedim.

Aklımı buna verdim ve üç ölçek geliştirdim. İlki büyük ayrımcılık olaylarını yakaladı, haksız şekilde işten çıkarılmak ya da polis tarafından durdurulmak gibi. Fakat ayrımcılık genellikle küçük ve göze çarpmayan durumlarda oluyor. İkinci ölçeğimi olan ‘Günlük Ayrımcılık Ölçeği’ 9 tane olay örneğinden oluşuyor; size diğerlerinden daha az kibar davranılması, restoranda ya da mağazada daha kötü hizmet almanız ya da insanların sizden korkmuş gibi davranması. Bu ölçek, toplumun değer vermediği insanların onurunun ve saygınlığının günden güne azalmasından oluşuyor. Araştırmalar ayrımcılığın artmasının farklı türdeki hastalıkların meydana gelme oranını arttırdığını buldu. Tansiyondan obeziteye göğüs kanserinden kalp hastalıklarına ve hatta genç yaşta ölümlerle bağlantılı. Dikkat çekici bir şekilde, bazı etkiler çok genç yaşta görülüyor. Örneğin, siyahi gençler üzerinde yapılan bir çalışma küçük yaşta yüksek derecede ayrımcılığa maruz kaldığını belirtenlerin stres hormonlarının, tansiyonlarının ve kilolarının 20 yaşında daha yüksek olduğunu buldu. Fakat ayrımcılıktan kaynaklanan stres meselenin sadece bir yönü.

Ayrımcılık ve ırkçılık sağlığın diğer boyutlarında da görülür. Örneğin, tıbbi tedavide de bir ayrımcılık var. 1999’da Ulusal Tıp Akademisi benden siyahların ve diğer azınlıkların beyazlardan daha kötü kalitede sağlık hizmeti aldıklarını bilimsel olarak kanıtlamış bir komitede çalışmamı istedi. Bu bütün sağlık hizmetleri için doğruydu, en basit olanından en komplike olanına kadar. Bu modelin açıklaması ‘imalı ön yargı’ ya da ‘bilinçsiz ayrımcılık’ olarak biliniyor. On yıllardır sosyal psikologlar tarafından yapılan araştırmalar şunu gösterdi: Eğer bilinçaltınızda bir gruba karşı olumsuz bir ön yargınız varsa ve bu gruptan biriyle tanışırsanız, o kişiye karşı ayrımcılık yaparsınız. Farklı davranırsınız. Bu bilinç dışı bir süreç. Bu otomatik bir işlem. Göze çarpmıyor, ama normal bir şey. Bu en iyi niyetli insanlarda bile oluyor.

Fakat daha derine inip ırkçılığın sağlık üzerindeki etkisini araştırdığımda, etkiler daha zarar verici oldu. Sosyal kurumlarda ayrımcılık olduğuna işaret eden kurumsal bir ayrım var. Beyaz ve siyahların farklı muhitlerde yaşamasına neden olan ırka göre yerleşim bölgelerinin farklıllaşması kurumsal ırkçılığın basit bir örneği. Amerika’nın en iyi tutulan sırlarından biri yerleşik parçalanmaların Amerika’daki ırk eşitsizliğinin kaynağını oluşturduğu gerçeği. Amerika’da yaşadığınız yer, eğitime, iş imkanlarına, konuta ve sağlık hizmetlerine erişiminizi belirler. ABD’de de 171 büyük şehirde yapılan bir çalışma beyazların siyahlarla eşit koşullarda yaşadığı bir tane şehrin dahi olmadığını ve beyazların şehirlerde yaşadığı en kötü bölgelerin bile ortalama siyahi bir yerleşimden daha iyi olduğunu ortaya koydu. Bir başka çalışma ise eğer yerleşim bölgelerindeki ırka dayalı farklılaşmaları azaltabilirsek, gelir, eğitim ve işsizlikteki siyah-beyaz farkını silebileceğimizi ve siyah-beyaz yalnız anneler arasındaki ırkçılıktan kaynaklanan 2/3’lük farkı düşürebileceğimizi ortaya koydu. Ayrıca, Amerikan kültüründeki olumsuz yargıların ve siyahlar hakkındaki izlenimlerin kelimenin tam anlamıyla nasıl kurumsal ve kişisel ayrımcılık yarattığını ve bunu sürdürdüğünü öğrendim. Bir grup araştırmacı, ortalama bir üniversite eğitimi almış bir Amerikalının hayatı boyunca okuduğu kitapları, dergileri ve yazıları içeren bir veri ortaya koydular. Bu veri, Amerikalıların büyürken kelimeleri nasıl bir araya getirdiklerini görmemizi sağlıyor. Örneğin Amerikan kültüründe siyah kelimesi söylendiğinde onunla birlikte canlanan kelimeler şunlar: Fakir, şiddete meyilli, dinci, tembel neşeli, tehlikeli. Beyaz kelimesi söylendiğinde sıklıkla canlanan kelimeler şunlar: zengin, ilerici, geleneksel, inatçı, başarılı eğitimli. Bir polis memuru savunmasız bir siyahiyi gördüğünde ve onu tehlikeli olarak algıladığında kötü bir polisle karşı karşıya değiliz. Sadece, büyüdüğü toplumda maruz kaldığını yansıtan normal bir Amerikalı görüyoruz. Kendi tecrübelerime dayanarak inanıyorum ki sizin ırkınız kaderinizi belirleyemez. 1970’lerin sonunda Saint Lucia’nın  Kraipler adasından  Amerika’ya yüksek öğrenim görmek için taşındım ve son kırk yılda gayet iyiydim. Beni destekleyen bir ailem vardı, çok çalıştım ve başardım. Ama başarılı olmak  Michigan Üniversitesi’nden azınlık bursu aldım. Evet, pozitif ayrıcalıklı bir bebeğim. Pozitif ayrımcılıksız, burada olamazdım. Ama son 40 yılda, Siyahi Amerikalılar benden daha az başarılı. 1978’de, Birleşmiş Milletlerdeki siyahiler beyazların gelirinin her dolarında 59 cent kazanıyorlar. 2015’de, beyaz aileler bir dolar elde ederken siyahi aileler hala 59 cent kazanıyor ve kazançta ırk ayrımı çok daha çarpıcı. Beyazların bir dolar kazanırken siyahi ailelerin altı sent Latinler yedi sent kazanıyor. Gerçek şu ki, ırkçılık Birleşik Devletler’deki bazı ırk gruplarını sistematik olarak dezavantajlı duruma getiren gerçekten hileli bir sistem üretiyor. Plato’ya göre; en adaletsiz olan şey eşit olmayan kişilerin eşit muamele görmesidir. İşte bu nedenle ırkçılığı ortadan kaldırmaya çalışıyorum. Yürüyüp geçtiğim kapıları açmak için hayatlarını bile feda etmiş olanların omuzlarında durduğum gerçeğini çok takdir ediyorum. Bu kapıların açık kalmasını ve herkesin bu kapılardan geçmesini sağlamak istiyorum. Robert Kennedy şöyle söylemiş: “Her seferinde bir erkek” – ya da bir kadın diye ekliyorum – “bir ideal için ayakta durur ya da diğer birçoğunu geliştirmek için harekete geçer veya adaletsizliğe karşı gelir, ufak bir umut dalgası gönderir  ve bu dalgalanmalar baskı ve direnişin en güçlü duvarlarını süpürecek bir akım inşa edebilir.”

Bugün iyimserim, çünkü tüm Amerika’da umut dalgalarını gördüm. Boston Tıp Merkezi, tıbbi ekibe avukatlar ekleyerek doktorların hastaların sağlığını geliştirebilmesini sağladı çünkü avukatlar hastalarının tıbbi olmayan ihtiyaçlarına hitap ediyorlardı. Loma Linda Üniversitesi San Bernardino yakınlarında bir geçit koleji kurdu ve böylece tıbbi bakım sağlamanın yanı sıra, ağırlıklı olarak azınlıkta olan düşük gelirli insanlara iş olanakları ve mesleki eğitim sağlayarak düzgün bir işe girebilecek beceriye sahip olmalarını sağladı. Kuzey Karolina, Şapel Tepeside Abecedarian Projesi, doğumdan beş yaşına kadar kaliteli, günlük bakım sağlayarak 30’lu yaşlarda olan siyahlar için kalp rahatsızlığı riskini düşürmeyi nasıl garanti altına alabileceklerini bulmuştur. Wintley Phipps ve ABD Dream Academy, Birleşik Devletler çapında okul sonrası eğitim merkezlerinde çocuk mahkumlara ve okulda geride kalan çocuklara yüksek kalitede akademik zenginleştirme ve danışmanlık sağlayarak hapsedilme döngüsünü kırıyor. Alabama, Huntsville’de eski bir siyahi kurum olan Oakwood Üniversitesi, siyah yetişkinlerin sağlığını nasıl iyileştirebileceğimizi gösteriyor. Birinci sınıf oryantasyon sürecine bir sağlık değerlendirmesini dahil ederek bu öğrencilere sağlıklı seçimler yapmak için duydukları araçları sunuyor ve ilerlemelerini izleyebilmeleri için onlara her yıl bir sağlık raporu sağlıyor. Ve Atlanta, Georgia’da Purpose Built Topluluğu suçla mücadele eden, uyuşturucu istilasına uğramış bir toplu konut projesini, karışık gelirli konut, akademik performans, mükemmel bir toplum sağlığı ve tam istihdam vahası haline dönüştürerek ırk ayrımcılığının olumsuz etkilerini ortadan kaldırdı. Ve son olarak, Devine çözümü var. Wisconsin Üniversitesi’nden Profesör Patricia Devine, gizli ön yargılarımızla nasıl mücadele edebileceğimizi ve bunları etkili bir şekilde azaltabileceğimizi bize gösterdi. Her birimiz bir umut dalgası olabilir.

Bu iş her zaman kolay olmayacak, ancak eski yüksek mahkeme yargıcı Thurgood Marshall bize: “Muhalefet etmeliyiz. Umursamazlığa karşı koymalıyız. Kayıtsız kalmamalıyız. Nefretten ve düzensizlikten uzak durmalıyız. Muhalefet etmeliyiz çünkü Amerika daha iyisini yapabilir, çünkü Amerika’nın daha iyisini yapmaktan başka çaresi yok.” diyor.

Ahmet Merwani

Tags: Irkcilik
Previous Post

Sivas’ta katledilen Behçet Aysan’a mektup: Dilerim sağlık içindesiniz

Next Post

AB, Ruhullah Zam’in idamını kınadı; İran, Alman büyükelçiyi dışişleri bakanlığına çağırdı

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye işçi sınıfı ve “modern kölelik”
Ekonomi

Türkiye işçi sınıfı ve “modern kölelik”

15/07/2024
Avrupa’da Bir Hayalet Dolaşıyor; Faşizm Hayaleti
Manşet Haberler

Avrupa’da Bir Hayalet Dolaşıyor; Faşizm Hayaleti

30/06/2024
TRABZON ÖZELİNDE HRANT DİNK CİNAYETİ
Manşet Haberler

TRABZON ÖZELİNDE HRANT DİNK CİNAYETİ

24/01/2024
Irkçılık Avrupa`da yükseliyor
Avrupa

Irkçılık Avrupa`da yükseliyor

31/10/2023
Avukat, Van Bürosunca “ırkçılıkla” suçlandı
Manşet Haberler

Avukat, Van Bürosunca “ırkçılıkla” suçlandı

19/04/2023
Kriz + Yüksel (til)en Irkçılık = Faşizm
Dünya

Kriz + Yüksel (til)en Irkçılık = Faşizm

20/09/2022
Next Post
AB, Ruhullah Zam’in idamını kınadı; İran, Alman büyükelçiyi dışişleri bakanlığına çağırdı

AB, Ruhullah Zam'in idamını kınadı; İran, Alman büyükelçiyi dışişleri bakanlığına çağırdı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik