Bir ülke çocuklarını kaybediyorsa, bu tesadüf değildir.
Bir gün arayla iki şehir…
Şanlıurfa… Kahramanmaraş…
İki okul…
İki silah…
Ve artık geri gelmeyecek hayatlar.
Bunu “bireysel öfke”, “psikolojik sorun”, “gençlik hatası” diye açıklamaya çalışan herkes gerçeğin etrafında dolaşıyor.
Çünkü bu olaylar münferit değil.
Bu olaylar politiktir.
Bir ülkede çocuklar okula silahla giriyorsa, orada sadece güvenlik zafiyeti yoktur.
Orada bir zihniyet krizi vardır.
Yıllardır eğitimi küçümseyen, bilimi itibarsızlaştıran, okulu sadece bina sanan bir anlayış büyütüldü.
“Okumayanın ferasetine güveniyoruz” denildi.
Yani açık açık şu söylendi:
“Düşünme, sorgulama, itaat et.”
Düşünmeyen bir nesil yaratmak…
En tehlikeli yatırımdır.
Çünkü düşünmeyen genç,
ya biat eder…ya da patlar.
Bugün patlıyor.
Bir yandan okulların içi boşaltıldı, bir yandan şiddet kültürü parlatıldı.
Ekranlarda silah tutanlar kahraman yapıldı, güç; haklılığın önüne geçti.
Bir dönem çocuklar kendini Polat Alemdar sanıyordu…
Şimdi mesele sadece bir karakter değil, bir kültürün kendisi silaha dönüştü.
Sokakta pala taşıyan gençler…
Okulda öğretmen vuran öğrenciler…
Bunlar bir “bozulma” değil, üretilmiş bir sonuçtur.
Çünkü siz; eğitimi niteliksizleştirirseniz, liyakati yok ederseniz, adalet duygusunu parçalarsanız…
Gençlere iki seçenek bırakırsınız:
Ya susacaklar…
Ya şiddete yönelecekler.
Ve şiddet, her zaman en kolay dildir.
Çünkü öğretmek emek ister,
ama öfke kendiliğinden büyür.
Bugün bu ülkede bir çocuk eline silah alıyorsa,
o silah sadece metal değildir.
O silah; ihmalin, yanlış politikaların, çürüyen sistemin somut halidir.
Bu yüzden mesele sadece o çocuğu yargılamak değil.
Asıl mesele şu soruyu sormaktır:
Bu düzen kimin eseri?
Çünkü çocuklar bir günde değişmez. Ama bir ülke…
Yıllar içinde, adım adım, göz göre göre değiştirilebilir.
Ve biz şimdi sonucuna bakıyoruz.
Bir öğretmenin cenazesi,
bir annenin çığlığı,
bir okulun sessizliği…
Bunlar haber değil.
Bunlar bir ülkenin alarmıdır.
Eğer hâlâ duyulmuyorsa…
sorun artık kulaklarda değil,
vicdanlardadır.
Ve şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Bir ülkede çocuklar silahla konuşuyorsa,
orada iktidar çoktan susmuştur.
Ama biz susmayacağız.













Yazınız çok güzel ve anlamlı, eğitim yıllardır ülkemizin kanayan yarası ve malesef sonuçlarını yasiyoruz. Ülke olarak hep ekonomiye odaklanmış durumdayız. Ama bu ülkenin en büyük sorunu yanlış eğitimdir.