Salı, Nisan 21, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kanun hükmünde yalnızlıklar -2

Sonhaber by Sonhaber
12/12/2020
in Manşet Haberler, Yaşam
A A
0
0
SHARES
3
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

                                                               ez bi xewnek kor şîyar bûm /

                                                              uyandım, kör bir rüya ile…

Saat dört, eskinin dördü…

Bazı türküler kanun hükmündedir, bazı aşklar gibi sert ve uzundur. Kapı vardır kimse girmez, bir Allah’ın kulu çalmaz, dünyayı çalarlar, dünyanın emeğini, insanın neyi varsa çalarlar, kapın çalınmaz. Ölümüne bir yalnızlık…

Akşam dokuz olur durduk yerde gözlerin kapanır, gündüz düştüğün gibi bu defa gözkapakların düşer, düşmek üzerine kurulu bir düzeneğin gelgitisindir. Bırakırsın kendini suya bırakır gibi, suyun hizasında bir aşka bırakır gibi, bir umuda bırakır gibi…

Bir dakika geçmiş gibi olur hiçbir şeye doymazsın, uykuya da; saat 04.13 olur uyanırsın aniden, bu defa da kendi bilincin ile başka bilinçler arasında boğuşursun. Saat dört, eskinin dördü mü derdi annem, evet her şey eskinin dördü, kafamın cam ve kırıklar arasında kan revan olduğu dört. Bir başkentte öldürüldüğüm dört, sonra soğuk bir cam hizasında kendimi kendi boğazıma sardığım dört.

Şairin kendini bir radyoda sınadığı saatin dördü işte!

Canın bir çay çeker, ahhh bitmişti ya dün, çay kalmamıştı, son paramla tütün almıştım ya, dur dur dur, şurada vardı ya, dün demlikten çıkarıp tekrar kâğıt üzerinde kuruttuğum çay vardı ya, zor zamanlar için, balkondaydı, yeniden demlerim diye bir mektuba serdiğin çay, kurumuş işte, ohh saatin dördü, çay demlersin yeniden, miting çayları kadar demi olmasa da… İkinci defa demlediğin aynı çayı nedense çok demli görürsün, ama yoksulluğun ve onurun tadıyla içersin, hafiften gülümsersin kendi kendine, sanki etrafındaki tüm nesneler sana bakıyor, konuşacaklarmış gibi. Gülümsersin, ıssız bu saatte “ağaçkökü çorba” tariflerini hatırlarsın, paran da yok sabahçı bir lokantaya gidesin, olsa bile paran sokak ağzına kadar kitli, yasaklar evin kapısına kadar emirlerle çivilenmiş, yasaklar kanun hükmündedir, yasaklar aşk hükmündedir sanki üstünde attığın yorgan gibi, A dört kâğıdı ile sardığın sigara gibi…

Eskinin fragmanı olursun bir anda, gençlikten kalma fragmanlar gelir gözünün önüne, saat dört, eskinin dördü…

Kimse yoktur etrafında ama yine de nesneler uyanmasın diye sessizce kendi içinden toplarsın etrafı, bir bilinç başka bir bilincin üstünü örter.

Sessizce yürürsün yaşadığın şu mekânda, komşu bilinci olsa gerek, nesnelere bunca duyarlılığın sebebi, gülümsersin yine de onlara bakıp, nesneler ve komşular en hassas zamanlarımdır benim…

Eskinin arkadaşını hatırlarsın, içtiğin çayları bir bardakta yarım bıraktığın zamanları hatırsın, hatırlamak iyidir aslında; ister hatırdan gelsin istersen hatıradan, eskiyi bilincimiz içinde kendi filmimizin bir parçasına dönüştüren bir fragmandır hatırlamak.

Ve sonra eskinin bilinci olursun hatırladıkça, eskinin pişmanlığı, eskinin kuruyan çayı, eskinin sönmeyen sigarası.

Korkmadığın halde ürperirsin, sevmediğin halde sararsın, bilmediğin halde bilirsin. Nesneler; evin nesneleri, nesneler; hayatın nesneleri, sokağın ve nefes alamanın nesneleri, bilincinin alt ve üstünde durmadan yeşeren nesneler, kanun hükmündedir nesneler.

Gözlerine ilişen her nesneye apoletler takarsın; kapı, kapının kolu, üstündeki eski bir çizik, duvarlar, tavandan üstüne düşün kurumsal ağlar hepsine apoletler iliştirirsin; ütü, televizyon, sehpa, kanepe hepsi apoletlidir, korkmazsın ama ürperirsin yine de, sevmezsin ama sararsın yine de…

Nesnelere taktığın apoletler, kurumlardan üstüne düşen rütbeler, alt ve üst hepsinden payını alırsın, hızlı ve yüksek bir askeri şûra toplanır; önce askerî sonra sivil yasalar ve ihraçlar… Darbe ve teşebbüs kıvrımları arasında pencereye uzanırsın nefes almak için. Tek nefes alabildiğim yer; pencere. Saat dört, eskinin dördü derdi annem.

Penceredeyim saat dört, eskinin dördü.

Eskinin dördünden eskinin aşkına uzanır boynum. Bıraktığın yer hayalimde, gideceğin yer içimde ince bir sızı olur…

Saat dört, eskinin dördü…

Mazlum Çetinkaya

 

 

 

Tags: khkMazlum Cetinkaya
Previous Post

Türkiye’de “işsizlik ve yoksulluk intiharları” artıyor

Next Post

En Güzel 18 felsefi film

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

KHK ile ihraç edilen akademisyen 9 yıl sonra görevine döndü
Manşet Haberler

KHK ile ihraç edilen akademisyen 9 yıl sonra görevine döndü

08/04/2026
KESK’ten Diyarbakır-Ankara yürüyüşü: “Adalet, eşitlik ve işimizi geri almak için yürüyoruz”
Manşet Haberler

KESK’ten Diyarbakır-Ankara yürüyüşü: “Adalet, eşitlik ve işimizi geri almak için yürüyoruz”

14/10/2025
Ömer abi, ben seni kime yazayım, sen söyle
Manşet Haberler

Ömer abi, ben seni kime yazayım, sen söyle

27/08/2025
BİZİM BURALARDA BİR BİR DAHA İKİ ETMİYOR
Manşet Haberler

BİZİM BURALARDA BİR BİR DAHA İKİ ETMİYOR

30/06/2025
Dersim Dağlarında Yorulmuş Bir Çift Bot
Manşet Haberler

Dersim Dağlarında Yorulmuş Bir Çift Bot

03/05/2025
Soyadı Kanunu’nun Tersten Uğradığı Şair: Esat ŞENYUVA
Kitap Önerileri

Soyadı Kanunu’nun Tersten Uğradığı Şair: Esat ŞENYUVA

12/12/2023
Next Post
En Güzel 18 felsefi film

En Güzel 18 felsefi film

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

by Mendine Dinçer
21/04/2026
0

1968 kuşağı, yalnızca siyasal hareketlerin yükseldiği bir dönem değil, aynı zamanda gündelik yaşamın ideolojik bir çerçevede yeniden kurulduğu tarihsel bir...

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

by Ahmet Hulusi Kırım
21/04/2026
0

1890’dan başlayarak, yirmi yıllık bir süreçte dünyanın en ileri endüstrilerini, en iyi üniversitelerini, en zengin bankalarını ve refahın sağladığı en...

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

by Ümit Özdemir
21/04/2026
0

Adını Mümtaz Soysal’ın bir makalesinden alan Bulutsuzluk Özlemi’nin müzikal serüveni, yönetmen Caner Kaya imzalı Yaşamaya Mecbursun: Bir Bulutsuzluk Özlemi Belgeseli adlı...

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

by Sonhaber
21/04/2026
0

Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Erzurum Cumhuriyet...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik