Kürt sanatçı Hozan Canê cezaevindeki 1 yılını anlattı

HomeKadın

Kürt sanatçı Hozan Canê cezaevindeki 1 yılını anlattı

Kronos`tan Selahattin Sevi`nin Kürt sanatçı ile yaptığı söyleşide, Hozan Canê Burada Kürtlerin koğuşu yok, bir koğuş var, FETÖ’cüler yatıyor. Onların yanına veririz ama onlar o gece seni öldürürler…” dediler. İçeri girdim, dizlerim titriyordu. O Emine geldi, elimi tuttu “Korkma bacım. Biz terörist değiliz, sen de değilsin, bunu bize yaşatan teröristtir. Hiç korkma” dedi.

 

O yılın en kısa gecesinin bu kadar uzun olacağı; bedeninde ve yüreğinde bu denli hasar bırakacağı aklının ucundan bile geçmemişti. Kürt sanatçı Hozan Canê, 24 Haziran 2018 seçimlerinde HDP’nin çalışmalarına katılmak üzere gittiği Edirne’den İstanbul’a dönmek üzere beraberindekilerle hareket etti. Bir tepenin yamacından geçerken içinde 60 yolcu bulunan otobüs durduruldu. Jandarma, “Devam edebilirsiniz, aksi halde hepinizi gözaltına alırız” diyerek tehditler savurdu; sadece onu indirdi.

Üzerindeki incecik sahne kostümüyle yaklaşık 200 askerin arasında yapayalnızdı. “Bir canlı bomba yakalamış” gibi davrandıkları sanatçıdan soyunmasını istediler. “Ben bir şey yapmadım, Alman vatandaşıyım, araştırabilirsiniz” dese de fayda etmedi. Zorla soydular Canê’yi. Sonra önüne bir dosya koydular; “İmzalarsan seni serbest bırakırız ya da…”

Nezaretteyken zehirlenmiş

Nezaretteki ikinci gününde zehirleniyor Hozan Canê. Bir polis kahvaltı getiriyor, onu yedikten sonra başka bir polis daha elinde kahvaltı ile geliyor. “Memur Bey, bana kahvaltı geldi” diyor ama “O kahvaltı güzel değildi, bunu ye” yanıtını alıyor. Gelen ikinci kahvaltıdan da biraz yiyor ve sonrasını hatırlamıyor. “Bayılmışım, meğer zehir varmış içinde” diyor Kürt sanatçı ve sonrasını şöyle anlatıyor:

“Beni hastaneye götürmüşler. Gözümü açtım, hastanedeyim. Kusuyordum. Midemi yıkamışlar. Kendime geldiğimde başımda bir adam, bir kadın bekliyor. İkisinin üzerinde de TEM yazıyor. “Ne oldu, burası neresi?” dedim. “Bir rahatsızlık geçirdin, seni hastaneye getirdik” cevabını verdiler. Sonra, beni tekrar oradan aldılar, elimi kelepçelediler, tekrar o nezarete götürdüler. Nezarette tekrar 3 kişi geldi beni sorguya çekti. “Nasıl oldu, kahvaltı getiren nasıl biriydi?” gibi sorular sordular. Anlattım; tipi böyleydi, şöyleydi diye. İki kişiyi gösterdiler: “Bir beni iyi tanı bir de bu bayanı” dediler. “Bunlar sana yemek getirirse al, getirmezse alma” diye tembih ettiler. Ben de “O hücreden neden bu hücreye getirdiniz?” dedim. “Ora sizin hücrenizdi burası da Cumhuriyet Karakolu’nun, siz kendiniz söylüyorsunuz… Niye buraya getirdiniz, burada kim beni zehirledi?” dedim. Suçu Fethullah Gülen’in üzerine attı TEM polisleri; “Birkaç FETÖ’cü polis aramızda kalmış” dediler. “Gülen gelip orada beni mi zehirleyecek?”

Türkiye’de Kürt çevreleri dışında az tanınan Hozan Canê, Almanya’da bir zamanlar gurbetçilerin gönlüne taht kuran, “Köln Bülbülü” lâkaplı Yüksel Özkasap’a benzer bir üne sahip. Alman medyası “Kölnlü sanatçı” diye niteliyor onu. Hikâyesi çok hüzünlü. Küçük yaştan itibaren bir çok travma yaşamış. Henüz 11 yaşındayken, Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı köyündeki bir adamla zorla nişanlandırılmış, 12 yaşındayken evlendirilmiş ve 13 yaşında anne olmuş. Üzerine bir de kuma getirilince küçük kızını yanına alarak evi terk etmiş. Sonrasında Arif Sağ’ın rahle-i tedrisinden geçmiş, bir konserinde Kürtçe şarkı söylediği için yıllarca hapishanelerde kalmış. 90’ların karanlığında canına da kast edilmek istenince çareyi sürgüne

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments