ONURLU, HUZURLU, GÜVENLİ BİR ORTAK YAŞAM İSTİYORUZ!

ONURLU, HUZURLU, GÜVENLİ BİR ORTAK YAŞAM İSTİYORUZ!

Bu topraklar üzerinde onurlu, huzurlu, güvenli bir ortak yaşam için aş, iş, hak, adalet talebiyle muhalefeti bu hedefler doğrultusunda güçlü bir demokratik ittifak oluşturmaya çağıran 805 imzaya katılıyor; MHP Genel Başkanı Bahçeli ve diğer yöneticilerin imzacılara yönelttikleri ağır hakaret ve saldırıları kendime ve Türkiye halkına yapılmış sayarak Onurlu Huzurlu Ortak Yaşam metnini imzalıyorum.

805 yurttaşın imzaladığı metin: 

Onurlu, huzurlu, güvenli bir yaşam talep ediyoruz!

Bu topraklar üzerinde yaşayan ayrımsız herkesin ortak özlemi ve talebi: Aşımızın, işimizin, sağlığımızın güvence altında olduğu, adil, özgür, barışçı bir ortamda onurlu, huzurlu bir yaşam sürdürebilmek.

Virüs salgınının ekonomik, siyasal, toplumsal krizi daha da ağırlaştırdığı bu günlerde, özlediğimiz ve hakkımız olan insanca yaşama kavuşabilmek için yeni bir toplum tasavvuru ve köklü bir zihniyet değişimi gerekiyor.

Tek adam rejiminin bu kabiliyette olmadığı, yeni bir hikâye yazamayacağı gibi ülkeyi içine sürüklediği çöküşten çıkaramayacağı her geçen gün daha açık bir şekilde görülüyor. İktidar odaklarının son zamanlarda dillendirdikleri “reform” söylemlerine ilişkin tartışmalar karşısındaki saldırgan tepkileri, söylemlerinin ne yazık ki oyalama ve aldatmacaya dönük olduğunu, her şeyin ötesinde mevcut rejimin otoriterlikten totaliterliğe evrilmesini kendi beka’larının teminatı olarak gördüklerini bir kez daha kanıtladı.

Bizler, ilk ve öncelikli adımlar olarak;

Ayrımcı salıverme düzenlemeleri yerine özellikle siyasîleri içerecek bir af çıkarılmadan,
Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen tutsaklıkları sürdürülen muhalif aydınlar, siyasetçiler özgürlüklerine kavuşturulmadan,
HSK yeniden yapılandırılmadan, yargının yürütmeden bağımsızlığı sağlanmadan,
Keyfi ve mesnetsiz KHK’larla mağdur edilen binlerce kişi gasp edilmiş haklarına kavuşturulmadan,
Milyonlarca seçmenin iradesini hiçe sayan kayyım uygulamalarına son verilip seçilmişler görevlerine iade edilmeden,
Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar derhal durdurulmadan ve eşitlikçi yasalar uygulanmadan- ki İstanbul Sözleşmesi bunun için temel bir referanstır-,
Doğal varlıkların ve çevrenin rant uğruna talan edilmesinin önüne geçilmeden, bu varlıklar halkın temel ihtiyaçlarına yöneltilmeden , insanın da parçası olduğu doğayı tahrip eden ve edecek olan verilmiş tüm ruhsatlar ve çılgın projeler iptal edilmeden,
hiçbir reform söyleminin inandırıcı olamayacağını ve hiçbir soruna çözüm getiremeyeceğini ifade ediyoruz.

Sorunların dağ gibi büyüdüğü bu günlerde; geleceğe güvenle bakacağımız, onurlu ve huzurlu ortak yaşam hakkımızı talep ediyor ve diyoruz ki:

İnsanca onurlu yaşamın ön şartı her bireyin aş, iş, asgarî gelir sahibi olmasıdır. İnsanların sağlık, barınma, eğitim hakları devlet tarafından güvence altına alınır ve maliyeti bütçede gerekli düzenlemelerle iktidarlarca karşılanır.
Ayrımsız bütün etnik kimliklere, bütün din, mezhep ve inançlara /inançsızlara, dillere ve kültürlere her alanda eşit hak ve koruma sağlamak devletin görevidir.  Bu ülkede yaşayanlar kimliklerinden, düşüncelerinden, farklı aidiyetlerinden, farklı yaşam biçimlerinden bağımsız olarak yasalar karşısında ve toplumsal alanda eşittirler. Özgürlük ve eşitlik ortak yaşamın tesisinin ve toplumun yeniden “biz” olmasının önkoşuludur.
Demokratik katılım ortak yaşamın ve ortak bir gelecek inşa edebilmenin teminatıdır. Halkın istisnasız her kesiminin kendisini her şekilde eşit ve özgürce ifade edebilmesi, örgütlenebilmesi, yönetime katılabilmesi için demokratik katılım mekanizmaları güvence altına alınmalıdır.
Bugün içinde bulunduğumuz kritik eşikte gelecek için umudu canlı tutmaya ve büyütmeye çok ihtiyacımız var.

82 milyonun eşit haklarla özgür yaşayabilmesi için halkın ortak talepleri çerçevesinde Meclis’te temsil edilsin edilmesin hiçbir muhalefet partisini, hiçbir demokratik güç odağını dışarıda bırakmayan; kadın hareketinden çevre hareketine, esnaf derneklerinden tarım kooperatiflerine, sendikalardan meslek kuruluşlarına, sivil topluma, hak ve adalet platformlarına kadar memleketin dört bir köşesinde yanan çoban ateşlerinin sesi olacak bir demokrasi ittifakının, halkın onayını ve kitlesel desteğini alarak, arayış içindeki milyonlara umut olacağına inanıyoruz.

Bu başarıldığında halk gördüğü ışığa yönelecek, ülkemizin düze çıkması için o umudu yaratanlara destek verecektir. Demokratik muhalefetin bu cesareti göstermesini, görev ve sorumluluğunu yüklenmesini, kapsayıcı bir demokrasi ittifakını oluşturmak için hızla cesur bir adım atmasını bekliyoruz. 10 Aralık 2020https://www.change.org/p/kamuoyu-onurlu-huzurlu-g%C3%BCvenli-bir-ortak-ya%C5%9Fam-istiyoruz?

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x