Özgürlük İçin Birlikte Ölmeyi Emreden Önderler

HomeYazarlar

Özgürlük İçin Birlikte Ölmeyi Emreden Önderler

Mahmut Alınak

Ev baskınları, gözaltılar, tutuklamalar ve cezaevlerindeki emsalsiz zulüm tüm şiddetiyle devam ediyor. Mahkemeler Engizisyon mahkemeleri gibi çalışıyor. On binlerce insan sahte delillerle hapishanelerde tutuluyor. Hak ve özgürlük istekleri devlet güçlerinin ağır saldırılarıyla bastırılıyor.

Zamlar, işsizlik ve pahalılık halkı ateş gibi yakıyor.

Yüzyıllık tecrübeyle de biliyoruz ki, bu sorunlar bir hükümetler meselesi değil, rejim meselesidir. Bu rejim sürdükçe ister yüz seçim yapılsın, ister yüz hükümet değişsin, bu kronik sorunlar zincirleme olarak devam edecektir.

Kınama açıklamalarının rejimi bir milim dahi geriletmediği ortadadır. Hatta rejim bizim kısır siyasetimizden cesaret alarak daha da çılgınlaşıyor.

Bugün yapacağımız ilk şey, kendimizi masaya yatırmak ve sıkı bir özeleştiri süzgecinden geçirmektir. Sonra da rejimi geriletecek, hak ve özgürlükleri söke söke alacak yeni bir mücadeleyi başlatmak gerekiyor.

Tarihteki pek çok sivil mücadeleyi mercek altına alabiliriz.

*Amerika’da siyah halk 1955’de otobüsleri bir yıl boyunca boykot ederek beyazların otobüslerdeki üstünlüğünü kırdı. Siyahlar can pahasına bazı hakları elde ettiler.

*Hindistan halkı Mahatma Gandhi önderliğinde sürdürdüğü sivil itaatsizlik mücadelesiyle İngiliz sömürgeciliğini ülkesinden attı. İngilizler ülkeyi terk ettiklerinde geride on binlerce ölü bıraktılar.

*Çin halkı 1934’de Mao önderliğinde yüz bin kişiyle 13 bin kilometrelik uzun bir yürüyüş başlatarak devrim yaptı. Uzun Yürüyüş üç yıl sürdü. Yürüyüşte rejimin saldırıları, kış şartları ve açlık nedeniyle 80 bin insan hayatını kaybetti.

Görüldüğü gibi özgürlükler bedel ödenmeden kazanılamıyor. Keşke kimsenin tırnağı bile zarar görmese. Ne var ki, zorba yönetimler kana doymuyor ve mecbur kalmadıkça geri adım atmıyorlar.

SİVİL SEFERBERLİK

Bizim de önümüzdeki tarihi görev, topyekun saldırılara karşı topyekun sivil direniştir. Bu sivil direniş örnek ülkelerde olduğu gibi siyasal, ekonomik ve sosyal olmak üzere çok boyutlu olacaktır.

Rejimi ve kurumlarını kilitleyecek kapsamlı bir sivil seferberlikten başka bir çare yoktur. Düzenin can damarlarını ancak böyle kurutabiliriz. Rejim can damarlarını kurutacak bir seferberliğe elbette seyirci kalmayacak, bize karşı silahlı güçlerini harekete geçirecektir. Ve biz ne yazık ki, ağır bedeller ödemek zorunda kalacağız. Ya bu bedelleri göze alacağız, ya da boyunduruk altında esarete razı olacağız.

Bir ara yine söylemiştim: Ölümü göze alan halklar hep kazanmışlar. Gençlerden ölmeyi bekleyen halklar ise hep köle kalmışlar.

Gün, “Özgürlüğümüz için birlikte ölmeyi emrediyorum, ”diyecek ve önümüze düşecek önderlerin günüdür.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments