Sedef Kabaş’a dair

HomeManşet Haberler

Sedef Kabaş’a dair

Mustafa Kumanova

Bunun en son örneğini şu anda otorite tarafından baskı ve zulme maruz bırakılan iki kadında yaşıyoruz. Ülkenin solu -özelde sosyalist solu- Sezen Aksu’dan devrimci bir kahraman yaratırken, diğer taraftan Sedef Kabaş’a yapılan haksızlık karşısında sus pus oluyor.

Eğer bir ülkede sosyalist sol ayrımcılık yapıyorsa o ülkede demokrasi ve özgürlük nasıl yeşerecek?

Bunun en son örneğini şu anda otorite tarafından baskı ve zulme maruz bırakılan iki kadında yaşıyoruz. Ülkenin solu -özelde sosyalist solu- Sezen Aksu’dan devrimci bir kahraman yaratırken, diğer taraftan Sedef Kabaş’a yapılan haksızlık karşısında sus pus oluyor.

Kısacası bizdense destekle bizden değilse görmezden gel… Bırakın demokrasiyi bir kenara bu tavır sosyalizmin en basit ve en temel ilkesine aykırı. Bir sosyalist devrimci ya da ilerici bir solcunun en öncelikli ilkesi her türlü baskı ve zulum karşısında hangi ideoloji, düşünce, kültür, din, dil, ırk ya da cinsiyetten olursa olsun o baskı ve zulme uğrayan ezileni şartsız şurtsuz desteklemektir. Sosyalizmin en temel ilkelerinden biri her türlü tahakküm ve baskı karşısında olup insanın insanı sömürmesini ortadan kaldırmaktır. Bu aynı zamanda bir demokrat olmanın da ilk şartıdır.

Türkiye solunda sanki ruh ve akıl ikiye ayrılmış. Sanki demokrasi ve sosyalizm ikiye ayrılmış. Oysa ikisi birbiriyle içkindir. Ne ruhsuz bir akıl ya da akılsız bir ruh olur. Ne de demokrasisiz bir sosyalizm ya da sosyalizmsiz bir demokrasi olur.

Bu ülkede iktidarlar değişse de tek bir şey değişmiyor. Bugün AKP hükümeti iktidarı kaybedip yerini bir başka hükümete devretse de tek bir şey yine değişmeyecek. 98 yıllık cumhuriyetin kuruluşundan beri hiçbir döneminde değişmediği gibi. Düşünce suçluları!

Peki ama düşünce suçluları niye tutuklular? Kişisel çıkar sağlamayı düşündükleri için mi? Ya da devleti soyup soğana çevirmeyi düşündükleri için mi? Hayır!

Sadece haksızlık, adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında düşündüklerini sesli haykırmaya cesaret ettikleri için tutuklanıyorlar. Hangi kesimden olursa olsun muhalif oldukları için tutuklanıyorlar. Çünkü haykırmak tehlikelidir. Çünkü haykırmak bulaşıcıdır. Haykırışların çığlığa dönmesi otoriteyi sarsar. Tek adamlığı sarsar. Ve karşılığı hapistir. En son Sedef Kabaş’ın başına gelen gibi… ki söylediğini söylemek de yürek ister…muhalefet partilerinde olmayan bir yürek…

Tarihleri boyunca bu baskı ve zulmü en çok tecrübe eden ve yaşayan sosyalist devrimciler… Ancak sosyalist sol gün geçtikçe gerçeğin devrimciliğinden uzaklaşıyor. Çünkü geçmişte yaşadığımız deneyimler bize tek bir gerçeği kanıtladı… Bir devrimi sürdürmek ve ayakta tutmak toplumun tüm kesim ve kimliklerinin dahil edileceği muazzam bir alt yapıya ihtiyaç duyar. Bunu sağlayacak olan ise tüm muhalif parti ve örgütlerin insanın en doğal ve varoluşsal hakları olan demokrasi, özgürlük ve eşitlik ilkelerini içeren ve de tüm ulusal oluşumlardan arındırılmış net bir program etrafında birleşmeleridir. Ayrımcılık yapmaları değil…

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments