Pazartesi, Nisan 20, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Tarih Yazımında İktidarın Rolü

Sonhaber by Sonhaber
10/04/2021
in Manşet Haberler, Yaşam
A A
0
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail
Tarih yazımının genelde subjektif amaçlar için bir araç olarak kullanılması, bütünü göstermeyen parçaların hakikat olduğunu iddialaştırmaktadır.

Tarihsel hakikatlerin tanımı konusunda tarih yazımının resmi tarih olarak adlandırılışı ve gerçeklerin ispatlanması konusundaki güvenilirsizliği bu yüzdendir.

Tarihsel gerçeklerin farklı farklı yönlere sahip olması ve her bir bölümünün bir başka hakikati temsil etmesi, tarih yazımının bilimsel ilkelerle bir bütün içerisinde yazılmasını zorunlu kılmaktadır.

Bu nedenle tarihe yaklaşımda tarafsızlık ilkesinin benimsenmesi bir yöntem sorumluluğu olmalıdır.

İktidarcılığın toplum hayatında hakim olmasıyla birlikte, uygarlık evrenin şekillenmesi, resmi tarih yazıcılığını, tarihsel hakikatler bağlamında gizleyen bir yöntem sorunu olmuştur.

İktidarcılığın karakteri kendi hegemonyasını inşa etmek olduğu için, tarihi kendisiyle başlatan bir süreç olarak yansıtmaktadır.

İktidarın toplum bilincine egemen kıldığı bu ön kabul aynı zamanda toplumsal yaratımın tüm kolektif değerlerini, kendi yaratımımıymış gibi kabullendirten bir toplum zihni oluşturmuştur.

Sümer, Mısır, Babil vb. uygarlık merkezlerine baktığımızda, dünya-toplum tanımının tarih olarak kendilerinden başladığını gösteren, bir benmerkezci olgu ortaya koymaları bu yüzdendir.

Bu uygarlık güçleri her ne kadar birer hakikat olsalar da, bu uygarlıklar öncesinde ve dışında sayısız toplumsal hakikatlerin olduğunu gerçek tarih yazıları bizlere ispatlamaktadır.

Bu nedenle sosyal bilimlerin iktidar yönetiminden bağımsızca ve özgürce tarihi daha bilimsel olgularla incelemesi, tarihin diyalektik evriminin mikro olanından, makro olanına kadar toplumsal olgularla diyalektik bağının kurulmasını sağlar.

Bunun yanında tarih biliminin metafiziksel anlatımlarının maddi koşullarla karşılaştırılması, tüm tarihsel aktarımların somutluğuna kavuşmasıdır.

Bu yöntem benmerkezci tarih anlayışının bilimsel verilerle yanlışlığının ortaya çıkmasını sağlar.

Kapitalist iktidar sisteminin bilimsellikten kasıtla kendini meşrulaştırması, tarihe tekçi ve otoriter anlayışını dayatarak milliyetçi tarih anlatımının yazılmasına yol açar.

Tarih bilimi bu yöntemle, iktidarın faşizmi besleyen sosyal bilimler aracının bir parçası olmaktadır. Tarihsel sorunların çözümü konusunda dikkate alınması gereken bu iktidar yaptırımı, yeniden yazılmak istenen tarih yazımında yol gösterici bir farkındalıktır.

Resmi tarih yazıcılığının tarihsel olayları şematik olarak ele alması, tarihteki toplumsal gelişmelere ezberci ve kaba bakmamıza neden olmaktadır.

İktidar güçlerinin tarihe kazandırmış oldukları pozitivist bakışla, tarihi  kendi çıkarları doğrultusunda topluma aktarması, iktidar güçlerinin yaratmak istediği toplum tipolojisinin en önemli yöntemidir.

Toplumsal mühendisliğin işleyiş gayesi olan bu amaç, toplumun sınıfsal gerçekliğini sorgulamaması ve toplumun burjuva kutsallığını içselleştirmesi için benimsenen, iktidarın tarihsel bilim anlayışıdır.

Günümüzde Pir Sultan’ın, Şeyh Bedrettin’in; Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk’le eş değer görülmelerinin altında yatan temel sebep, iktidarcı tarih anlayışının toplumsal hafızadan silikleştirmek istediği sınıfsal bilincin, toplum aklı hâline gelmemesinden kaynaklanmaktadır.

Bunun yanı sıra tarihte her imparatorluğun yıkılış nedenlerinde, toplumsal direnişlerin resmi tarih yazıcılığında anlatılmaması, resmi tarihin amacının egemen iktidar gücüne hizmet ettiğini kanıtlayan gerçeklerdir. Örneğin: Selçuklu Devleti’nin baskı ve sömürü düzenine karşı, Hasan Sabbah’ın başlatmış olduğu önderliksel direniş, saray vakanivüsleri tarafından çarpıtılan tarihsel bir direniş  hakikatidir.

Tarih yazımı konusunda dijital çağa geçişimizden beri, tarih yazımının iktidar etkisiyle yazılım çalışması, görsel medyada devam etmektedir.

İktidar yanlısı senaristlerin bu konuda devlet televizyonlarından sağladıkları yüksek finansla, beslendikleri iktidarın temellerini güçlendirmek için tarihi tersine çevirerek hazırladıkları filmler, özellikle AKP iktidarıyla oldukça yoğunluk kazanmıştır.

TRT 1ekranlarında son yıllarda gösterimde olan: “Payitaht Abdülhamid, Diriliş Ertuğrul ve Uyanış Büyük Selçuklu” dizileri AKP iktidarının tarih yazılımı için üstlendikleri rolü göstermektedir.

Erdoğan rejimiyle birlikte okullarda öğretilen tarih dersi kitaplarının, AKP’nin gözetimi altında olan MEB’lığı tarafından hazırlanması ve öğrencilere Türk-İslam bilincinin bir eğitim formu içinde verilmesi, iktidarın tarih ve eğitim konusunda gelecek nesiller üzerinde neden etkili olmak istediğini çok iyi özetlemektedir.

İktidarın tarihten anladığını topluma empoze etmesi olarak gelişen ve her iktidar anlayışıyla farklı yorumlanan tarih yazımı, ulus devletli iktidarlarda, egemen güçlerin sömürü hakimiyeti için ciddi bir psikolojik araçtır.

Toplumsal psikolojiyi iktidarın kontrolü altına alması için, toplumun geleneksel inançlarına ve ezberci tarih anlayışına hitap ederek, iktidarın toplum emeğinden gasp ettiği emek hırsızlığı, tarih yazımı ve anlatımının toplumsal sömürüde en etkili olan bilinç operasyonudur.

İktidarın tarih yazımında klasik ırkçılığı esas alarak, biyolojik üstünlüğü otorite sahibi olduğu topluma bir hayat felsefesi olarak kabullendirmesi, tarih yazımında iktidarın söz sahibi olduğu toplumu seçkinci kılarak, hiyerarşik gücünü refere ettiği toplum üzerinde, kendi iktidar ömrü için bir istikrarlaştırma çabasıdır.

Her iktidarın egemen olduğu toplum üzerinde ayrıcalığını ve üstünlüğünü kaybetme korkusu, iktdarların tarih yazımı konusunda kitlesel gücü oluşturabilecek propaganda kampanyalarını, içinde yaşadığı tarihe, uyarlama çalışmalarında zorunlu kılmaktadır.

Böylece, iktidarın yaratmış olduğu kitle, iktidarın yazmış olduğu tarihsel kitleyle ruh hâli olarak büyük benzerlikler gösterir.

İktidarlı toplum tarihinin, her tarihi dönemde değişmez amaçlarıyla toplumu yönetmesi ve sömürmesi bu şekilde güncelliğini sürdüren ‘tarihin tekerrür teorisini’ süreklileştirmektedir.

Tarihi kendileriyle başlatan uygarlık iktidarları, her medeniyet sürecinde yaşattıkları mevcut sistemi tarihin sonu olarak toplumu dayatırlar. Dolayısıyla kendi sistemlerini insanlığın son sözü olarak tarihe kaydettirirler.

İktidar odaklı uygarlığın toplumu var oluş gerçekliğinden koparmasıyla ilerleyen iktidarlı toplum düzeni, egemenliği ve sömürüyü toplumsal bir kanun niteliğinde insanlık hayatında meşrulaştırır. Bu nedenle tarihte toplumsal kolektif (iktidarsız) yaşamın bütününü perdeleyen iktidarın tarih üzerindeki bu rolü, tarih yazımında, toplumsal yönetimin karar mekanizmasının iktidar olması için güçlü bir yönetim aracıdır.

Heybet Akdoğan

 

​
Previous Post

Polis ablukası altında ‘İstanbul Sözleşmesi’ eylemi: İktidara biz diz çöktüreceğiz

Next Post

Çin’in Sincan bölgesinde maden kazası: 21 kişi mahsur kaldı

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?
Manşet Haberler

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

20/04/2026
“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı
Manşet Haberler

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

20/04/2026
İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı
Manşet Haberler

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

20/04/2026
AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ
Günlerden Sızan

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

20/04/2026
CHP’li belediyelere yeni soruşturma dalgası: Eskişehir dosyası açıldı
Manşet Haberler

CHP’li belediyelere yeni soruşturma dalgası: Eskişehir dosyası açıldı

20/04/2026
Demo-k-rasi!
Manşet Haberler

Demo-k-rasi!

20/04/2026
Next Post
Çin’in Sincan bölgesinde maden kazası: 21 kişi mahsur kaldı

Çin'in Sincan bölgesinde maden kazası: 21 kişi mahsur kaldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik