Perşembe, Nisan 23, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kapitalizm emperyalizmdir, kapitalizm savaşsız, hegemonya düşmansız yapamaz…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
27/06/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kapitalizm emperyalizmdir, kapitalizm savaşsız, hegemonya düşmansız yapamaz…
0
SHARES
820
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Kapitalizm emperyalizmdir, kapitalizm savaşsız, hegemonya düşmansız yapamaz…

Jean Jaurès

“Hristiyanlık denilen bu soyun, dünyanın dört bir yayında buyrukları altına alabildikleri halklara karşı gösterdikleri vahşet ve zulmün bir benzerine, hiçbir çağda ne kadar yabanıl ne kadar kaba ne kadar merhametsiz ve utanmaz olursa olsun, başka hiçbir soyda rastlanmaz”.

Wiliam Howitt

Kristof Kolomb’un macerasıyla başlayan dönem, kadim uygarlıkların tasfiyesinin, jenositlerin, etnik temizliğin, kitle katliamlarının, savaşların, kolonyalizmin tarihiydi… Batı Medeniyeti denilenin ne olduğu, Avrupa-merkezli ideoloji tarafından engellendi… Dünyanın geri kalanındaki (Asya, Afrika, Latin Amerika…) eğitimliler Avrupa-merkezli ideoloji tarafından büyülendiler, kendi gerçeklilerine yabancılaştılar. Kendi gerçeklilerine kendi gözleriyle bakamaz oldular… Velhasıl, kapitalizmin nasıl, insanlık ve uygarlık düşmanı, netameli bir sistem olduğunun anlaşılması engellendi…

Batı Medeniyeti” denilenin dünyanın geri kalanına yansıyanı, özgürlük, demokrasi, sosyal eşiklik, “kalkınma” değil, sömürü, yağma ve talandı… Ve Garp Cephesinde yeni bir şey yok… Zira kapitalizm insanı ve doğayı kötürümleştirmekden başka bir şey vadetmiyor… Kapitalizm sadece insanın değil, doğanın da düşmanıdır… Sadece insanı üretmek ve yaşamam için gerekli araçlardan mahrum etmiyor, işsiz ve aç bırakmıyor, doğayı da tahrip ediyor, yaşamın temelini aşındırarak yol alıyor…

Kapitalizm dahilinde savaş istisna değil, kuraldır…  Her kapitalist işletme varlığını büyümeye borçludur. Başka türlü söylersek, büyüme veya yok olma ikilemi söz korusudur… Vahşi rekabet koşullarında varlığını sürdürmek, büyümek de daha çok işçiyi daha çok sömürmekle, daha çok doğal kaynağa el koymakla mümkündür… Hiçbir sermayedar (kapitalist), bana bu kadar yeter, burada durayım diyemez, durursa büyükler tarafından yutulur, yarış alanının dışına atılır…

Kapitalizm dahilinde asıl belirleyici olan ‘siyaset’ değil, ‘ekonomidir’…  Bu, onun kapitalizm öncesi dönemin sosyal formasyonlardan, uygarlıklardan farkını oluşturur. Kapitalizm dahilinde savaşlar ekonomik belirleyiciliğin bir gereği olarak tezahür ediyor. Gerçi, “savaş siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir” denmiştir ama orada gözden kaçan, dikkate alınmaya bir şey var: Kapitalizm dahilinde ilişkinin yönü ‘ekonomiden siyasete doğrudur… Siyaset ekonomiyi değil, ekonomi siyaseti belirliyor… Tekno-kapitalizm dahilinde savaş, sürekli ticari savaşın başka araçlarla sürdürülmesidir… Kapitalist devlet ihtiyaca göre düşman yaratır ve gereğini yapar… Aynı ihtiyaca göre müşteriyi yarattığı gibi… Emperyalistler için savaş, sermayenin etki alanını genişletmenin aracıdır… Sermaye büyümekte zorlandığında, özellikle de ‘yapısal kriz’ durumunda ve doğal kaynaklara ulaşmak zorlaştığında, askerî şiddet (savaş), ekonomik şiddetin yerini alır…

Jean Jaurès’in dediği gibi, savaş kapitalizme içerilmiştir zira kâra ve rekabete dayalıdır. Sürekli büyüme, etki alanını genişletme zorunluluğu var. Genişleme ve yayılma da rakipler aleyhine mümkün. Yıkıcı rekabet ortamında her kapitalist, her kapitalist işletme ileriye doğru kaçmak zorundadır… Bana bu kadarı yeter, burada durayım diyemez…İşçileri daha çok sömürmek, daha çok doğal kaynağa, enerji kaynağına sahip olmak, bunu da rakiplerinden önce yapmak zorundadır… Fakat, ne kadar hileci yöntemlere başvursa da şiddete başvuramaz, zira şiddet tekeli, orduya ve polise sahip devlete mahsustur…

Kapitalist dünya sistemi hiyerarşik, pramidal bir yapı ve işleyişe sahiptir. Ulus-devletler hiyerarşisi söz konusudur ve hiyerarşinin tepesinde daima hegemonik emperyalist bir devlet bulunur… Onu ikinci, üçüncü büyüklükteki emperyalist devletler izler… İkinci emperyalistler arası savaş öncesinde İngiltere, savaş sonrasında da ABD tartışmasız hegemonik güçtü… Şimdilerde de yeni bir hegemonya krizi dönemindeyiz…

Sanıldığı ve iddia edildiği gibi savaşlar büyük idealler uğruna yapılmaz… Yeni sömürü alanlarına, yeni pazarlara, yeni topraklara ve enerji kaynaklarına ulaşmak için yapılır… Tabii savaş sadece rakipleri etkisizleştirmek için de yapılmaz, savaşlardan hiçbir çıkarı olmayan, asıl bedeli ödeyen işçi sınıfını ve sol muhalefeti etkisizleştirmenin de bir aracıdır… Böyle bir gerçeklik söz konusuyken de ‘barışçı olmanın’ bir kıymeti harbiyesi olamaz… Savaşa karşı olmak, savaşları durdurmak örgütlü işçi sınıfının, yeryüzünün lanetlilerinin, bir bütün olarak ezilen ve sömürülen sınıfların,  politik mücadelesi ve müdahalesi olmadan mümkün değildir…

Savaş büyük yıkımlar demektir ve kapitalistler yıkarken de yıkılanı yeniden yaparken de kâr ederler, sermayelerini büyütürler… Zira savaş büyük insan kırımına, doğal kaynak ve alt-yapı tahribatına neden olur… Utanç verici olan bu durum, kapitalistler için yeni yatırım ve değerlenme olanakları demektir… Yıkılan her şey, işte, yollar, köprüler, tren yolları, konutlar, vb… yeniden inşa edilerek büyük kârlar sağlanır…

Doğası gereği savaş, emperyalizmin krizleri aşmanın bir aracıdır. Hasımlar aleyhine üretim temeli genişletilir. Yeniden büyümenin gerekli koşulları yaratılır… Her emperyalist güç kendi sınırları dahilinde işçi sınıf mücadelesini geriletir… Savaştan önce içeriyi kıvama getirmek esastır… Savaş macerası milliyetçiliği pohpohlayarak meşrulaştırılır… Başta emperyalist savaşlar olmak çatışmaları sonlandırmak Komünist Manifesto’nun sloganının gereğini yapmakla mümkündür: “Bütün ülkelerin işçileri birleşin…”

Emperyalistler savaş için gerekçe üretmekte zorlanmazlar. Medya ve “konunun uzmanları”, gerekçe üretmekte çok başarılıdırlar…  Son 25-30 yılda peydahlanan emperyalist savaşların asıl nedeni asla afişe edilen ‘nedenler’ değildi… Dün Irak’ın “kitle imha silahları yalanı” bugün İran’ın “nükleer silah” gerekçesi… Artık uluslararası hukukun hiçbir kıymet-i harbiyesi yok… İstedikleri ülkeye, istedikleri zaman savaş açıyorlar… Bir de ne demekse “uluslararası toplum” söylemi var… “Uluslararası toplumun” ne olduğunu merak mı ediyorsunuz? “Uluslararası Toplum” demek, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada… emperyalist kamp demektir… Kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar…

Öyleyse işe kapitalizmi sorun ederek başlamak gerekiyor… Şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmenin başka yolu yok! İkinci Dünya savaşı sonrası yıllarda Paris’te bir ‘dünya yazarlar kongresi’ toplanıyor. Kürsüye çıkan her yazar, dünya barışından, dayanışmadan, kardeşlikten söz ediyor… Harika şair Bertholt Brecht dayanamıyor, kürsüye yürüyor, mikrofonu kapıyor: “Yoldaşlar, gelin üretim ilişkilerini (kapitalizmi) tartışalım” diyor… Ben de artık sadede gelelim diyorum…

 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Cinnetin Eşiğinde

Next Post

AKP’den Meclis’e tıbbî kenevir teklifi: Eczanelerde satışa açılıyor

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…
Manşet Haberler

“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…

19/02/2026
Kriz değil çöküş…
Manşet Haberler

Kriz değil çöküş…

04/02/2026
Next Post
AKP’den Meclis’e tıbbî kenevir teklifi: Eczanelerde satışa açılıyor

AKP'den Meclis'e tıbbî kenevir teklifi: Eczanelerde satışa açılıyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

by Sonhaber
22/04/2026
0

Ayla Türksoy’un kaleme aldığı Travmayı Kadınca Yeniden Yazmak: Bir Feminist Direniş Biçimi yayımlandı. Eser, travmayı yalnızca psikolojik bir yara olarak...

Tesadüfün böylesi…

Tesadüfün böylesi…

by Korkut Akın
22/04/2026
0

Dinozorların Son Günü (umarım adını yanlış anımsamıyorumdur) Alan Yayınları’ndan çıkan önemli dört ciltlik bir araştırma kitabıydı. Daha başında, Dünya daha...

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Donald Trump, İran ekonomisine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, İran’ın ciddi bir mali kriz...

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Hasan Uğurlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda çocuk adalet sistemine ilişkin dikkat...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik