Eğitim ve İşgücünde Cinsiyet Eşitsizliği

HomeDünya

Eğitim ve İşgücünde Cinsiyet Eşitsizliği

Kadınlar erkeklere göre ne kadar eğitim alıyor, iş gücündeki rolü ne ve durum üniversitelerde nasıl? Dünya Ekonomik Forumu ve YÖK verilerine göre Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliği

Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, WEF) her sene bir Cinsiyet Eşitsizliği Raporu yayınlıyor. Ülkelerin kendi özel şartları dahilinde kadın ve erkeğe sağlanan koşullar karşılaştırılıyor. Bu yaklaşım, ülkelerin ekonomik durumu veya sağladığı fırsatlardan bağımsız olarak, mevcut fırsatların erkek ve kadın için farklarının hesaba katılmasına imkan veriyor.

2016 raporunda 144 ülke için sonuçlar paylaşılmış. Sonuçlar, Global Eşitsizlik Endeksi (GEE) denilen bir endeks ile duyurulmuş.

GEE = 1 olduğunda kadın ve erkek o ülke şartları içinde eşit haklar ve fırsatlara sahip demek oluyor.

Değerler birden ne kadar küçük olursa eşitsizlik o kadar büyük demek. Örneğin Türkiye’nin Ekonomiye Katılım Endeksi 0.47. Bu ekonomiye katkısı olan kadın sayısının erkek sayısına oranının ½ den az olduğunu gösteriyor.

Eşitlik/eşitsizlik 4 farklı alanda inceleniyor. Ekonomiye Katılım ve Fırsatlar, Eğitime Erişim, Sağlık ve Hayatta kalma, Politik Yetkilendirme.

Türkiye’nin bu dört alandaki ve toplamdaki (Global Eşitsizlik) sıralaması ve eşitsizlik endeksi aşağıda görülüyor:

 

 

 

 

 

 

 

 

Dört farklı alanda ve toplamda Türkiye’nin cinsiyet eşitsizliği. Her 100 erkek için yalnız 47 kadın işgücüne katılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Dünya birincisi İzlanda’nın Global Eşitsizlik Endeksi 0.87. İzlanda’nın Ekonomiye Katılım endeksi 0.81, Eğitime Erişim endeksi 1, Sağlık ve Hayatta Kalma endeksi 0.97 ve Politik Yetkilendirme endeksi 0.72.
Türkiye’de sağlıkla ilgili imkanlarda ve hayatta kalma konusunda kadın ve erkek arasında eşitsizlik mevcut değil. Bu konuda birçok ülkeyle birinciliği paylaşmışız.

Eğitime Erişim’de dünya sıralamasında oldukça gerilerdeyiz. Eğitime erişim endeksi hesaplanırken UNESCO raporları kullanılmış ve dört alt kriter hesaba katılmış: Okuryazarlık, İlköğretime kayıtlı olma durumu, Liseye kayıtlı olma durumu, Yükseköğrenime kayıtlı olma durumu. Bu alt başlıklarda eşitsizlik endeksleri şöyle

Erkek ve kız çocuklarının ve gençlerin ilköğretim ve liseye kayıtlı olma durumlarında büyük farklar yok gibi gözükse de eğitim konusunda daha detaylı verilere bakıldığında resim biraz daha netleşiyor. Bu veriler Global Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde hesaba katılmamış. 100 kız çocuğundan 7’si ilköğretime kayıtlı değil ve 100 kadından 19’u ilköğretimi tamamlamamış durumda. 100 genç kadından 19’u liseye devam etmiyor ve yetişkinlerde yalnız 100 kadından 29’u bir liseden mezun olmuş.

 

 

 

 

Tablo 3. UNESCO verilerine göre Türkiye’de eğitim derecesi kazanma ve okullulaşmada Kadın/Erkek oranları

Ekonomiye Katılım Endeksi hesaplanırken İş gücüne katılım, Kazanç eşitliği anket sonuçları (Dünya Ekonomik Forum’u Yönetici Anketleri 2015-2016), Kazanç kestirimi, Yüksek dereceli kadrolarda temsil alt başlıklarındaki veriler kullanılmış.

İş gücüne katılım’da 144 ülke içinde 130. sıradayız.  İş gücünün yalnız üçte birinden azını kadınlar oluşturuyor. OECD ülkeleri arasında iş gücüne katılımda kadın erkek eşitsizliğine bakıldığında tüm ülkeler arasında en sonuncuyuz.

Kadınların iş gücüne katılımının yüksek olduğu ülkelerde bile yüksek dereceli kadrolardaki kadın oranları oldukça düşük. Bu aynı şekilde Politik Yetkilendirme oranlarında da görülüyor. Global Eşitsizlik Endeksi dünya sıralamasında ilk ona giren ülkelerde bile Politik Yetkilendirme endeksleri ortalaması 0.51, yani dünyanın kadın erkek eşitsizliği en az olan ülkelerinde  bile devlet yönetimlerinde söz sahibi olanların yalnız üçte biri kadın.

Oysa kadınların toplumsal meselelere olan bakışları erkeklerden oldukça farklı. Pew Araştırma Merkezinin Amerika Birleşik devletlerinde yaptığı bir ankette, küresel ısınmanın ciddi bir problem olduğunu (K %83, E %66) ve bu konuda hayat tarzı değişiklikleri yapılmasının gerekli olduğunu düşünen (K %75, E %57) kadınların yüzdesi erkeklerinkinden önemli ölçüde fazla. Bu da kadınların söz sahibi pozisyonlarda bulunmasının önemini gösteriyor.

Türkiye’de üniversitelerde kadınlar ve erkekler aynı sayıda araştırma görevlisi kadrosuna sahipken, kadınların yüksek dereceli kadrolardaki oranları kayda değer şekilde düşüyor. 2016 Mart ayı itibariyle Türkiye’de devlet ve vakıf üniversitelerindeki araştırma görevlisi kadrolarında bulunan kadın sayısı erkek sayısından az da olsa yüksekken, profesör kadrolarında kadın/erkek oranı 0.44.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YÖK verisine göre üniversite kadrolarındaki kadın erkek oranları.
Daha fazla bilgi için kaynaklar:
World Economic Forum, Global Gender Gap Report, 2016.
http://reports.weforum.org/global-gender-gap-report-2016/

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments