Cumartesi, Şubat 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

FİLİPİNLER’DE DEVRİM ATEŞİ HARLANIYOR MU ?

Ahmet Hulusi Kırım by Ahmet Hulusi Kırım
30/09/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
FİLİPİNLER’DE DEVRİM ATEŞİ HARLANIYOR MU ?
0
SHARES
665
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Filipinler’in başkenti Manila’da, sel kontrol  projelerinde 10 milyar dolarlık yolsuzluk yapılması üzerine halk bir kez daha sokağa çıktı. 50 bin kişi, yolsuzluk yapanlardan hesap sorulmasını ve kalıcı reformlar istedi. Yakın zamanda Nepal’de de benzer sokak gösterilerinin düzenlenip hükümetin istifası, bizim mahalledeki bazı mahfillerde devrim ateşi harlanıyor mu sorusunu akla getirdi.

Filipinler, tropikal iklim ve dağlık araziye sahip bir takımada ülkesi. Pasifik Okyanusu, Çin Denizi ve Celebes Denizi ile çevrili.. Toplam 115.000 mil karelik bir alanda 7.100 adet ada ve adacıktan oluşmakta. Günümüzde Filipin nüfusu 116 milyondur ve %75’i geri ve feodal koşullar altında kırsal kesimde yaşamakta. Köken olarak birçoğu volkanik olan dağlar, geniş nehir sistemleri, tropikal iklim ve son derece verimli tarım arazileri Filipinleri gıda ve endüstriyel kullanım açısından elverişli bir hale getiriyor. Ülke, emperyalistlerin iştahını kabartacak derecede geniş ormanlara, zengin hammadde ve yeraltı kaynaklarına sahip.

Filipin toplumu, günümüzde yarı-sömürge ve yarı-feodal bir toplumdur. Bu durum, halkın geniş kitlelerini acımasızca sömüren ABD emperyalizmi, feodalizm ve bürokrat kapitalizm ile belirlenmiştir. Bu üç tarihsel kötülük, Filipin toplumunu etkileyen temel problemlerdir.

Filipin toplumunun yarı-sömürge karakteri esas olarak ABD emperyalizmi tarafından belirlenmektedir. ABD’nin Filipinler üzerindeki emperyalist hakimiyeti ilk olarak 1898’den 1946’ya kadar sömürge olarak, o zamandan bugüne de yarı-sömürge ya da yeni sömürge olarak devam ediyor. ABD emperyalizmi, Filipin halkının ulusal egemenliğini ihlal etmekte ve Filipin bağımsızlığını ezmekte ısrar etmekte. Filipin ekonomisini, siyasetini, kültürünü, askeri ve dış ilişkilerini kontrol ediyor. Filipinlerin halen ABD’nin bir sömürgesi olduğuna dair en açık kanıt, bölgelerin ABD işletmelerinin denetiminde olması ve ABD’nin devasa 9 askeri üssüdür.

Filipin toplumunun yarı-feodal karakteri, esas olarak eski feodal üretim tarzının tabi kılındığı ABD tekelci kapitalizmi tarafından belirlenmiştir. Yabancı tekelci kapitalizm ile iç feodalizmin iç içe geçmesinin somut sonucu, kendi kendine yeten doğal ekonominin erozyona uğraması ve bir meta ekonomisi lehine dağılmasıdır. Yerel feodalizm ABD emperyalizminin sosyal tabanıdır.

Şu anki gerici devlet, ABD emperyalizmi ve feodalizm tarafından yaratılmış kukla bir enstrümandır. Mevcut gerici devletin, her düzeyinde ABD emperyalizminin ve feodalizminin uşağı olarak hizmet gören ve ihanetçilerden devşirilen bürokrat kapitalistleri bulunmaktadır. Bürokrat kapitalistler, kukla yöneticiler olarak işlev görmeleri amacıyla ABD tarafından seçilmişlerdir. Bürokrat kapitalizm faşizmin sosyal temelidir.

Filipin toplumunun tarihi, sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı ayaklanma ve ihanetler tarihidir. 1865’den itibaren günümüze kadar, İspanyol, Japon ve ABD sömürgeciliğine karşı defalarca devrimci bir ulusal kurtuluş savaşı verip, dönem dönem devrimci hükümetler kurulsa da sonuç hep yenilgi oldu. Nedeni, kitlelerin sosyal kurtuluş bilimi olan Marksizm-Leninizm’i ve en ileri sosyal sınıfın yani işçi sınıfını önderliğini izlemeleri için onlara kumanda edecek olan gerçek bir komünist partinin olmamasıydı. 1930 senesinde kurulan Filipin Komünist Partisi, 40’lı yılların sonunda gücünü abartıp toptan silahlı ayaklanma ile iktidarı ele geçirme girişimindeki başarısızlığın ardından hızla sağa doğru bir savrulma yaşadı. Uzun süre sağ oportünist ve revizyonist siyasi çizgi izledi. Mücadelenin ana biçimi, parlamenter çalışmalara dayanarak şehir temelli siyasetlere aşırı odaklanma ve kırsal kesimde kitlesel çalışmanın öneminin küçümsenmesi ile kendini gösterdi. Uzun süreli halk savaşının sürdürülmesi için nesnel koşullar son derece elverişliyken 1955 senesinde parlamenter yoldan sosyalizme geçiş düşüncesi benimsendi.

Eski Komünist Partinin Filipin Devriminin stratejik yönünü belirleyememesi, teorik yetersizlik ve reformist bataklığa saplanması üzerine parti içinde, proleter devrimci bir parti kurulması 1960’lı yılların ortalarında ihtiyaç haline geldi. 26 Aralık 1968’de devrimci kanat, Marksizm-Leninizm-Mao Ze dong düşüncesinin rehberliği altında Filipin Komünist Partisini (CPP) yeniden kurdu. Halk gerillaları partinin önderliğinde Yeni Halk Ordusuna (NPA) dönüştürüldü. Filipin toplumunun yarı-sömürge, yarı-feodal doğasından ötürü, Filipin devriminin o günkü aşamasının, Filipin halkının ABD emperyalizmine ve yerel sömürücü sınıfları oluşturan komprador büyük burjuvaziye, toprak ağalarına ve bürokrat kapitalistlere karşı verilen yeni türde bir ulusal demokratik devrim olan demokratik halk devrimi karakterinde olduğu tespiti yapıldı. Başkan Mao’nun, uzun süreli halk savaşıyla şehirleri kırsal alanlardan kuşatma stratejik çizgisi benimsendi.

Yeni Halk Ordusu 1969’dan itibaren kırsal alanlarda üs kurup gerici orduya karşı taktik saldırılar başlattı. 9 bölgede 20 savaş cephesi kuruldu. 2010 senesine kadar kardeş Moro İslami Kurtuluş Cephesi ile takım adaların kırsalına neredeyse hakim olundu. Bu tarihten sonra ABD emperyalizminin danışmanlığında ve onların yönlendirmesiyle kukla rejimin saldırıları devrimci mücadeleyi ezmek için şiddetlendi. ABD, Filipinler Askeri Kuvvetlerini insansız hava araçlarıyla, jet uçaklarıyla, toplarla, mühimmatla donatarak, geniş çaplı bombardıman yapabilme askeri kapasitesini artırdı. Gerillaların dayanağı olan köyler boşaltıldı. Başlangıçta gerillalar saldırıları püskürtseler de 2015’den sonra stratejik üstünlük kırsal alanlarda da kukla devlete geçti ve NPA geri çekilmeye başladı. Bugün itibariyle, NPA artık sayılı cephede direnebiliyor. Moro İslami Kurtuluş Cephesi ise 2016 senesinde silah bıraktı.

Filipinler, iki emperyalist güç ABD ve Çin arasında da çatışma alanı. Hem Çin hem de ABD, ülkeyi etkisiz hale getirmek ya da güç projeksiyonları için bir sıçrama tahtası olarak kullanmak amacıyla Filipinlerdeki konumlarını güçlendirmeye çalışıyorlar. Çin’in açık amacı, emperyalist rakiplerinin özellikle de ABD’nin deniz yollarını ekonomik ve askeri baskı noktaları olarak kullanmasını önlemek için Batı Filipin denizine egemen olmaktır. Bu amaçla 2017 senesinden bu yana Filipin karasuları içinde 7 askeri tesis inşa etti. ABD ise Filipinlerde neo-kolonyal kontrollerini ve egemenliklerini tamamlamak ve böylece Çin aleyhine Asya-Pasifik bölgesindeki askeri ayaklarını güçlendirme peşinde.

Görünen o ki, Nepal (2006), Siri Lanka (2009) ve Moro (2016) yenilgilerinden sonra Hindistan ve Filipinlerdeki devrimci mücadelelerde de yenilgi mukadder gibi görünüyor. Günümüzde, Küreselleşme, askeri teknolojilerdeki olağanüstü gelişmeler (Siyonist İsrail’in 2023-24’de  askeri operasyonları) ve uzayın askeri amaçlarla kullanılmasının etkisiyle güçlü devlet kurumlarına ve sınıf dayanaklarına sahip devletlerde Mao’nun, şehirleri kırsal alanlardan kuşatma şeklindeki uzun süreli halk savaşı stratejisi geçerliliğini yitirdi denebilir. Bunun yanında, kitlelerin yolsuzluk nedeniyle şehirlerdeki kendiliğinden protestoları, örgütleyip yönlendirecek sınıfın bir partisi olmadığı için kısa zamanda sönümlenecek olup, Filipinlerde devrim bilinmeyen bir tarihe ertelenecektir.

Tags: Ahmet Hulusi Kırım
Previous Post

Kılıçdaroğlu’ndan kurultay davası mesajı: “CHP’yi Kayyuma Bırakamayız”

Next Post

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon Antalyaspor Derneği’ne sıçradı

Next Post
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon Antalyaspor Derneği’ne sıçradı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon Antalyaspor Derneği’ne sıçradı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel Haberler

Nobel Komitesi’nde “Epstein” gölgesi: Arşivler incelemeye açılıyor
Dünya

Nobel Komitesi’nde “Epstein” gölgesi: Arşivler incelemeye açılıyor

14/02/2026
Hatimoğulları: “Bu süreç artık iyi niyet beyanıyla ilerleyemez”
Manşet Haberler

Hatimoğulları: “Bu süreç artık iyi niyet beyanıyla ilerleyemez”

14/02/2026
CHP’nin 26 Mart mitingi davasında 10 sanığa beraat
Manşet Haberler

CHP’nin 26 Mart mitingi davasında 10 sanığa beraat

14/02/2026
Boğaziçi Üniversitesi Direnişi: Akademinin Değişen Tanımı; Yıkıl Git, Diren Kal!
Manşet Haberler

Boğaziçi Üniversitesi Direnişi: Akademinin Değişen Tanımı; Yıkıl Git, Diren Kal!

14/02/2026
CHP’li Tezcan’dan Gürlek’in devir teslim törenine tepki: “Kürsü hakiminin orada ne işi var?”
Manşet Haberler

CHP’li Tezcan’dan Gürlek’in devir teslim törenine tepki: “Kürsü hakiminin orada ne işi var?”

14/02/2026

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik